Vuslat Dizisi 14. Bölüm Analizi “Aslı”

Aziz ve Ferideyi yolda arabalarının önünü keserek başlarına kara bir şey geçirerek nereye gittiklerini anlamasınlar, kim tarafından nereye götürüldükleri anlaşılmasın diye birileri kaçırdı. İlk başta insanın aklına Aziz’in duvara çivilediği Şükrü gelse de o değildi kaçıranlar. Bu kaçıranlar Tahsin beyin büyük patron dediği korktuğu kişiydi. Yüzünü görmediğimiz sesini bir süre sonra duyduğumuz kişiydi. Neden kaçırmıştı Aziz ile Feride yi? Tahsin beye gözdağı vermek için.

Aziz ve Feride bir evdeler ama bu ev diğer evlerden çok farklı. Her şey eski, eşyalar bir düzeneğe bağlı. Kapılarda kilit ve kol yok açılmıyor. Bilgisayarla kontrol ediliyor. Fonda insanı rahatlatan bir müzik ve Aziz kendine yavaş yavaş geliyor. Nerede olduğunu anlamaya çalışırken odadan çıkmayacağını fark ediyor. Feride ye sesleniyor ama cevap yok. Camlar kırılmaz cam, kapılar açılmaz kapı. Duvarda bir ayna dikkatli bakılınca diğer tarafta olan Feride yi görebiliyor Aziz ama Feride göremiyor Aziz’i. Tek taraflı.

Faik amcalarda kalan Aneta teyze aklını biraz kaybetmiş olsa da bazı şeyleri hayal meyal hatırlıyor. O gün o eve iki misafir geldi. Biri Kerem, diğeri de Ali. Kerem Fırat’ı görmeye gelirken, Ali de Faik amcanın eski ahbabı. Ancak bu Ali Tahsin beyin toplantı yaptığında toplantıya gelmeyen kişi. Zaten orada karşılaştıklarında birbirlerini tanıdılar ama bir şey söylemediler. O Ali ki Aneta teyzenin peşinde. Aneta teyzenin geçmişe ait bildiği ve birilerinin canını yakacak bilgileri biliyor olması birilerinin işine gelmiyor.

Sadece Hasibe değil, birileri de Aneta’nın geçmişi hatırlamasını gündeme getirmesini istemiyor. Aneta teyze, Kerem’i gördüğünde ben bu çocuğu bir yerden tanıyorum dedi. Netice de Kerem onun torunu. Önceki bölümlerden benim anladığım yanlış anlamdım ise, Alice’in oğlu Kerem ve Aneta’nın da torunu. Kan çekti.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Savaşçı Dizisi Bitiyor mu? Final mi Yapacak? Oyuncular Neden İş Bıraktı.

Feride Aynanın önüne diz çöktü, oturdu ağladı. Çünkü, onun tarafında müzik yok, aksine korku filmlerinden fırlama sesler var ve Feride o sesleri duydukça daha çok korkuyor. Kendi kendisine soruyor, neyin içine düştün? Aşkın mı? Ateşin mi? Bende diyorum ki, aşka düştün, aşk ateşi yakıyor seni. Çünkü aşk ta, ateş de dokunanı yakar. İçine düşeni yakar. Yanmayan yoktur ne aşktan, nede ateşten yanmadan çıkan yoktur.

Sultan bir süre yürüyemeyecek, annesi onun için kendi elleri ile krep yapacak kızı seviyor diye. Yanlarında çalışan bayanda bunu duydu her şerde bir hayır, her hayırda bir şer vardır dedi. Kerem de gerçek annesini merak ediyor ve onu bulacağını söylüyor.

Aziz, arkasında neler olduğunu gördüğü aynayı kırdı. Kırılan aynanın arkasından bir düzenek çıktı ve artık Feride görünmez oldu.  O kırılan ayna ile Feride havasız kaldı odaya gaz dolmaya başladı. Aziz Feride yi artık göremiyor, sesini duyamıyordu. Ne yapacağını bilemedi. Sakince düşünmeye çalıştı ceplerini kontrol ederken Abdullah amcanın ona verdiği küçük kağıdı buldu. Verirken “Her Şey Aşikar” demişti. Ne demekti? Çok Açık, Çok Belli demekti. Söz ile söylenildiğinde bu peki yazımı nasıldı? “HER ŞEY AŞIK A KAR” bu ne demekti? Aşık olan birine her yaşadığı kar demekti. Ama bunu anlayabilene, yaşayabilene.

Aziz o kağıdı cebinde buldu etrafına baktı duvarda levha vardı aynısı yazıyordu. Onu aldı arkasında bir düğme dokundu ve kapı açıldı. Her Şey Aşikar açık demekti ona dokundu kapı açıldı şifre gibi, kapının kilidi gibiydi. Kapıda kilit, kol yoktu ama sözcükler kilit, kol, anahtar oluyordu. Gizemli bir evdi bu ev. Aziz sıkıştığı odadan çıkmıştı. Şimdi Feride yi bulma ve onu kurtarma zamanıydı.

Sese yöneldi kapalı bir kapı ve yine kilidi, anahtarı, kolu yoktu. Elindeki kağıda baktı a ayrı yazılmıştı a harfinin olduğu kitaba dokundu kapı açıldı Feride yi kurtardı Aziz. Şimdi o evden çıkma zamanıydı. Dış kapıda aynıydı. Anahtarsızdı. Bu ev kelimelerle açılan kapılara sahipti. Evde şıkışmış duyguları olan bir aşık gibiydi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Payitaht Abdülhamid Ahmed Rıza Bey (Yener Sezgin) Kimdir ?

Aneta teyze gecenin bir vakti evdekilerden habersiz dışarı çıktı. Mahallede olan Nehir ona yolda koluna girerek yarımcı oldu. Salih babanın antikacı dükkanını arıyormuş. Birlikte oraya gittiler. Şefik beyin evini arıyormuş bulamıyormuş Aneta teyze. Salih baba onlar taşındı arama boşuna dedi. Şefik bey ile ne konuşacak acaba?

Feride’nin boynunda olan kolyenin aynısı duvarda asılı duran resimdeki boynundaki kolye ile aynıydı. Onları bilgisayardan izleyen kişi kolyeyi görünce şaşırdı. En garibi de Abdullah amcanın o evin kapısına kadar gelerek kendisini göstermesi sonrası o bilgisayar başındaki adamın Abdullah’ı görünce şaşırması ve kapıları açın ve herkesi toplayın, büyük oyun başlıyor yeniden, Abdullah meydana çıktı dedi telefonda. Ve kapı açıldı Feride ile Aziz o mahsur kaldıkları evden dışarı çıktılar. Bu kez kapının kilidini açan Abdullah amcanın görünmesi oldu. Anahtar oldu Abdullah amca ve kilitli kapıyı açtırdı.

Salih baba satranç-ı Urefa yı oynayacak ama önemli olan piyonlarla, çarkıfelek kutusunda yoktu. Abdullah amca almıştı bu gece oyun yoktu. Yalçın da dükkana geldi Salih babanın hayır duasını almak, hemde olanları anlatmak istedi. Cebinde de Sultan’ın kolyesi vardı o düştü genç delikanlı aldı o olanları bilmiyordu öğrendi ben veririm dedi. Kolyeyi o teslim etti Sultan’a.

Salih baba da bu gece oyun oynayamadıkları için hiçlik den bahsetmek istedi.

HİÇLİK; hal olmaktır, hal olmak anlatılmaz, anlatılamaz. Anlatılsa da idrak edilemez. Hiçliğin halin idraki, sadece onu yaşamaktır. Pervanenin ateşe olan aşkından, ateşe dalıp, yanıp yok olması gibi. Ateş ile hemhal olması gibi, pervanenin ateşe dönüşüp artık kendinden bahsedemeyecek kadar yok olması gibi, onda kaybolması gibi, yani hiçlik pervanenin ateş olması. Kendini ona ram etmesi, onda eriyip gitmesi. Artık o noktadan sonra bir pervaneden bahsedebilirmiyiz?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Canevim Dizisi Feryal Tanbay (Nihan Büyükağaç) Kimdir?

Hiçliği kabul etmek, benliğini, kendini terk etmektir. Gururunu, kibrini bırakabilmektir. Kalp de yer etmiş bir kibri kazımak, dağları iğne ile kazmaktan daha zordur. Acizliğinin farkında olmak, acizliğine teslim olmaktır. Kendim dediğin varlığını bırakıp aşkta kaybolmaktır, kendini sevdiğin ile arandan çekip çıkarmaktır. O aşk ki, sahibi de, muhatabı da yalnızca Allah dır. Ne demiş arifler; sen çıkınca aradan kalır seni yaradan. Dedi.

Bende Aslı olarak diyebilirim ki, Nasrettin hocadan örnek vererek bu hiçliği açıklamak isterim. Hiçlik Makamı bu makama erebilmek, yaşayabilmek herkese nasip olur mu? Allah bilir. Çünkü en büyük aşk, Allah aşkıdır. Ona da ancak hiçlik makamına erişerek ulaşılabilir.

Nasrettin Hoca’ya sormuşlar:

“Kimsin?”

“Hiç” demiş Hoca, “Hiç kimseyim.”

Dudak büküp önemsemediklerini görünce, sormuş Hoca:

…“Sen kimsin?”

“Mutasarrıf” demiş adam kabara kabara.

“Sonra ne olacaksın?” diye sormuş Nasrettin Hoca.

“Herhalde vali olurum” diye cevaplamış adam.

“Daha sonra?” diye üstelemiş Hoca.

“Vezir” demiş adam.

“Daha daha sonra ne olacaksın?”

“Bir ihtimal sadrazam olabilirim.”

“Peki, ondan sonra?”

Artık makam kalmadığı için adam boynunu büküp son makamını söylemiş:

“Hiç.”

“Daha niye kabarıyorsun be adam. Ben şimdiden senin yıllar sonra gelebileceğin makamdayım:

“Hiçlik makamında!”

Salih baba sabah olup dükkanda Abdullah amcayı görünce ona piyonları sordu. Abdullah amca da cebinden çıkarıp verdi. Aziz gece yolda bayıldı. Gecenin karanlığında onlara yardım elini uzatan bir yaşlı çift vardı. Onları evli zannettiler evlerine götürdüler. Tahsin bey de oğlunu büyük patronun elinden kurtarmak için bir arkadaşından yardım istedi. Ancak o beklemesini söyledi.

Tahsin beyi üst makamdan aradılar, oğlunu bıraktıklarını söylediler. Abdullah’ın ortaya çıktığını söylediğinde tavrı değişti. Herkes birbirini tanıyor gençlerin haberi yok sadece. Aziz kendine geldi Feride tavuk kovalıyor yakalayamıyordu. Altan’ı aradılar. Yalçın ile geldiler Feride ve Aziz’i alarak eve döndüler.

Aziz Salih babanın dükkanına vardığında Salih baba yardım etmesini istedi ağır bir dolap vardı içi boşalacak yeri değişecekti. Kapağını açtı içinde o evde olan yazı ve resim duruyordu çok şaşırdı Aziz.

Vuslat Dizisi 14. Bölüm Analizi “Aslı” (10 Yorum)

  1. Selam Günaycım.hoş geldin.nasılsınız kızlar.K.Azeri, Aslıcım işler yogun galiba.görüşürüz.Allah yardımcınız olsun.

  2. Aleykûm selam Gûnaycim. Kiz sen nasilsin,çocuklar nasil.
    Çocuklar aydin sema altinda,sevgiyle,anne babali, mutlu bûyûsünler in$allah.

  3. Selam arkadaşlar nasılsınız ? İnşallah iyisiniz? Analiz mühteşem Aslıcım ellerine sağlığ.Analizi okudukca çok şeyi anlıyorum. Çok güzlr dizi. Sırlar ortaya çıkıyor. Çok güzel günler bizi bekliyor. Aslıclm Keremin anne babası ölmemişmi?? Bence ölenler onun gerçek anne babası olmaya bilir. Bu şahsi fikrim. Bu gün23 nisan, tüm çocukları 23 nisan bayramını kutluyurum. Çocuklarımız hüzur içinde büyüsünler inşallah. Allahın bize gönderdiyu meleklerimiz. Çocuklarımıza sahib çıkalım. ❤❤❤

    • Merhaba Günaycım, bende bu diziyi seviyorum benim için 1. sırada bu dizi. Teşekkür ediyorum anlaşılır şekilde sadeleştirerek anlatmaya çalışıyorum. dizinin başladığı zamanlarda Aziz babasının iki kişiyi öldürdüğünü görmüştü o kişiler Kerem’in anne ve babası mı yoksa başka birimi şuan bilmiyorum ama ölen birileri var.
      Evet 23 nisan çocukların bayramı kutlu olsun. Amin inşallah.

  4. Hayirli gûnler Aslim.Nasilsin? Sana çok,çok te$ekkûrler canim.Abdullah amca i$lerin tam ortasinda olan biri, Tahsin bey onun adini duyunca $ok oldu.Evet canim senin Asli olarak dediyine 100 de 100 katiliyorum. Ne yazik ki,insanlar bûyúk bir hiç olduklarini unuturlar,çok iddialilar.

    • Hayırlı günler canım, 10 günlük zaman kaybımı nasıl telefi edeceğimi düşünüyorum, her şey olacağına varır diyorum işin içinden çıkamıyorum. Abdullah amcadan korkuyorlar o en üst makamdaki herkesi toplayın oyun başlıyor dediğinde Gülümsüyordu Abdullah.
      Hiç dediğin zaman yok anlaşılıyor. Evet hiçlik bir yokluktur ancak bu asıl aşkı bulduğunda yok olmaktır. Allah aşkını bulan bir hiç olur. Salih babanın da dediği gibi sen çıkınca aradan kalır seni yaradan. Ondan ötesi yok. son nokta o, başlangıç da o, sonda o. gelinen noktada o, gidilecek noktada o, baktığın her yerde o, her şeyde o.

      • Her $ey yoluna dü$ecek canim,sikma canini. Allahin izniyle yapacaksin in$allah. Evet canim benim her konuda haklisin.

      • Iyi gúnler arkada$lar.Ablacim haklisiniz,i$ler kari$ik.Kiz karde$im ameliyat oldu. O yûzden zaman bulamadim, gelemiyorum. Amin ablacim.Allah hepimizin yardimcisi olsun.

        • iyi geceler canım çok geçmiş olsun. hayırdır hasta mıydı kardeşin? Rabbim acil şifalar versin.

          • Iyi gûnler Aslim. Te$ekkûr ederim canim.Evet ginekologi problemleri vardi.çok $ûkûr riski atlatdi. Tekrar te$ekkûr ederim canim benim.Sen nasilsin,durumlar nasil?