Vuslat Dizisi 12. Bölüm Analizi “Aslı”

Aziz annesinin kendisini Nehir ile evlendirmek istemesinden dolayı zor günler yaşıyor. Şirketin inşaatinde yıkım yapacak kadar sınırı aşan Perihan hanım Nehir ile bir akşam yemeği planlıyorlar. Ancak Aziz anlıyor durumu ve yemeğe katıldığında oyuna son veriyor. Ben satılık değilim diyerek. Annesi de Nehir de bozuluyorlar duruma.

Perihan hanım hak etti bunu. İnşaatte çökmesini sağlayacak iş yapmakta ne demek? Onca masum insanın canı ile oynamak bu kadar basit mi?

Kerem ise, öldüğünü düşündüğü ama aslında yaşayan Aziz’in sakladığı ve iyileştirmeye çalıştığı Şükrü yü, adamı buldu tam boğup öldürecekken hasta yatağından zorla uzandığı makası Kerem’e sapladı ve kurtulup kaçmayı başardı. Kerem de adamı ile uzaklaştı. Uzaklaşırken de orada olan bir araca hapsettiği adamların sesi geliyordu.

Sultan ise, evinde Aneta teyzenin evinde bulduğu mektubun çevirisini yapmış telefonundan okurken bir anlam veremedi. Resim ile bir bağlantısı yok bu ne anlatıyor acaba diye düşündü. Kitaptan bir alıntı gibi düşündü. Okuduğu metin şu şekilde;

“ Işık söndü, Ağır adımlarla aynaya doğru yürüdü. Sokak lambası ile aydınlanan odasında kim bilir hangi öfke nöbetinden hatıra kalan yıllardır aynı yere yapışıp kalmış bir örümcek gibi orada öylece duran kırığın arkasından bölünmüş yüzlerine baktı. Baktı.. Baktı.. Baktı.. Aynada birbirini tanımayan üç ayrı kadın gördü o hepsini tanıyordu.. Hepsi ile ayrı bir hikayesi vardı.”

Bu satırlarda da bir sır saklı, acaba ne saklı? Üç kadın birbirini tanımayan ama onları tanıyan biri. Ölen Feride veya Aneta teyze hepsini tanıyor olabilir mi? Hani bir bölümde 9. bölümde bir resim vardı bizim köşkün bahçesi diyerek çekinmişlerdi de o resimde Feride yoktu. Resmi çektiği için. O resimde kimler vardı? Hasibe, Aneta teyze, Süheyla vardı. Faik ve Tahsin abim dediği kişiler vardı. Bence Bu hepsini tanıyan ve hepsi ile ayrı ayrı hikayesi olan kişi Feride ölen Feride Çağlar. Bakalım ilerleyen zamanda bu kişi kim olarak çıkacak karşımıza?

Feride ve babası akşam bir parkta bankta oturup konuştular. Şu Hasibe’nin denize fırlatıp attığı ve geri gelen kolye vardı ya Abdullah amca onu Faik beye vermişti. Şimdi babası o kolyeyi annenden ve halandan sana kalan tek hatıra diyerek verdi. Feride bugüne kadar bir halası dahi olduğunu bilmiyormuş yeni öğrendi.

Şükrü, Kerem’in elinden onu yaralayarak kurtulmuş ve ormanlık alanın içinde gecenin karanlığında ilerlerken, cebindeki telefon ile aklında olan tüm kişileri aradı ama kimseye ulaşamadı. En son Fırat’ın numarası geldi aklına, doğum tarihi imiş. Hatırladı aradı. Fırat ilk başta inanmasa da telefon numarasını nasıl aldığını anlatınca inandı. Şükrü abisini öldü diye biliyordu. Ölmediğini öğrendi mutlu oldu Fırat. Konum attı. Fırat konuma giderken, Şükrü kaçmaya devam etti. Devam ederken de, cebinden düşen telefonu fark etmedi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Adını Sen Koy 10 Mart Özeti 125. Bölüm Tüyoları

Yalçın doktorun telefonunun Şükrü tarafından alındığını öğrendi. Birkaç adamı araca bağlamışlardı onları buldular. Aziz, Altan ve Yalçın hepsi telefonun peşine düştüler. Fırat arabası ile geldi, telefonu arabada unuttu. Şükrü arabayı buldu ve bindi gitti. Yalçın telefonu çaldırınca Fırat telefonun sesine giderken, Şükrüyü öldürecek olan Kerem’in adamları Fırat’ı vurdu kaçtılar.

Aziz ve arkadaşları Fırat’ı buldular eve götürüp doktora tedavi ettirdiler. Birileri saatin peşindeymiş, Salih babaya haber geldi. Ne var bu saatte ki herkes onun peşinde? Abdullah amca da  Fırat vurulunca hissetti ve hemen dükkandan dışarı çıktı. Fırat bulununca da rahatladı gitmedi olduğu yere oturdu.

Faik bey kızı ile dışarda bir parkta oturup konuşurken annesi ve halasından kalan kolyeyi verdi. Feride bir halası olduğunu bilmiyormuş, neden sakladığını sordu. Babası da daha sonra anlatacağını söyledi. Kolyeyi neden şimdi verdiğini açıkladı. Bende değildi. Abdullah getirdi deyince Feride daha fazla soru sormadı. Söz konusu Abdullah amca olunca akan sular duruyor.

Yalçın diğer kayıp olan kişileri sordu Altan da onlar yaşıyorlar ölmediler ama bende ulaşamıyorum onlara dedi. Aziz’i tutuklayacaktı. Şükrü yü bulsun diye izin verdi.

Salih baba ve gençler dükkanda sohbet ederken birini sordu Salih baba, genç de babası hastaydı onun yanına gitti dedi. Salih baba da Allah iki iyilikten birini versin dedi. Ne anlama geliyordu bu iki iyilik? Hasta olan, durumu ağır olan insanlar için kullanılır. Ya ölsün, yada yaşasın biz hangisinin hayırlı olacağını bilemeyiz, hayırlısını Allah bilir. Ölmesi hayırlı ise ölsün. Yaşaması hayırlı ise iyileşsin anlamında kullanılır.

Aziz arabası ile şirkete doğru giderken yolda bir güvercin gördü ve durdu. Eline aldı baktı. Güvercin nasıl oldu ise, bir şeye dolanmış onu ondan kurtardı Aziz.

Salih baba, Satranc-ı Urefayı kurdu.

Bugünün konusu HÜZÜNLÜ KALP. İnsan bedenine, nefsine, yani kendine dönerek hakikati göremediğini hissedince, üzülür. Salih baba böyle girmişti konuya ama Tekin anlamamış olacak ki, kaş göz işareti yaparken gördü Salih baba ve gence neydi diye sordu. Gençte, insan anlayamadığı şeyi ona en yakın şey ile anlar dedi. Daha öncesinde de anlamadığı konular olmuş onları anlayabileceği şekilde anlatmıştı Salih baba.

Bunu da öylece sadeleştirdi. Hüzün olarak anlayalım dedi.  Öyle anlattı.

HÜZÜN; gözün değil, özün ağlamasıdır. Acının zirvesine çıkıp, etrafına çöken sisin arasından hakikati görme çabasıdır. Ortağı yoktur hüznün. Yalnız yaşanır. İçinin en karanlık köşesine çekilip, yolunu bulmak için kendini yakmaktır. Kendi ateşin ile yolunu aydınlatmak, yanarken de gülümseyebilmektir hüzün. Göremediklerindir. Sarılamadıklarındır. Bunu bir daha yapabilmenin imkansızlığı içinde kavrulmaktır Hüzün.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Adını Sen Koy'da Düğün Var? İşte Set Fotoğrafları

Ağlayamamak, gözyaşının bile kifayet etmediği acizliğinden kaçıp, saklanıp, seni senle bırakmasıdır. Hiçbir dahilin olmadığı halde, gelip seni bulan en sevdiklerinden vuran acının adıdır. Elinin kolunun bağlanıp kalmasıdır. İnsan olarak hiçbir şey yapamadığın belirsiz bir bekleyişin sızısıdır hüzün.

Şekli nasıl olursa olsun, seni sarmalayan aşkın içini alev alev yakmasıdır. Sesini sevdiğine duyuramamandır Hüzün. İçindeki sesler çığlık çığlık bağırırken susup kalmaktır. Delirememektir. Kendinin en derinine çekilip çaresizce o seslerin susmasını beklemektir hüzün. Sevdiklerinin canını yakacağını bile bile inandığın yolda yürümeye devam etmektir ki, bunu onlara yaşatacağını bildiğin için, onlarında acılarını yüklenip yürümektir hüzün. Kalbin en sarp kayalıklarıdır. Hüzün yalnızlığın kaf dağıdır.  Dedi Salih baba.

Gece zorlu geçmişti Aziz ve şirket çalışanları sabaha kadar çalışmışlardı. Aziz de yorgunluktan koltukta uyuya kalmış. Sekreteri uyandırdı. O söylemeden kahvesini getirmiş, birde çöken inşaat ile ilgili raporu getirmişti. Ölen yoktu bu sevindiriciydi. Yaralılar vardı. Sabotaj yapıldığı düşünülüyormuş. Ki yapan kendi öz annesi.

Hasibe sabah kahvaltısında kızının boynunda denize attığı kolyeyi görünce çayı üstüne döktü. Kolye artık sahibini bulmuş ve Feride halasından haberdar olmuştu. Bilgisi olmadığı bir konu ise, Feride nasıl öldü? Hasibe’nin bu işte parmağı var mı? Kolyeyi gördükçe neden bu kadar tedirgin oluyor? Hasibe ne saklıyor acaba?

Nehir’in yaptıklarını Aziz affetmedi. Nehir şirkete gelince konuştu. İmza yetkilerini elinden aldı, artık sıradan bir çalışan Nehir. Feride de ne konuştuklarını, aralarında ne geçtiğini çok merak etti. Aziz de beni mi kıskandın sen? diye karşılık verdi. Seven kıskanır. Bunlar birbirlerini seviyor.

Aziz, Altan’ın evine taşındı. Eşyaları köşkten geldi. Kerem de Fırat’ın yerini Yalçın dan öğrendi hastaneden çıkardı yanına aldı. Feride arkadaşı ile Altan’ın evine gittiler ama orada dayısı olunca ona görünmemek için köşe kapmaca oynadılar. Sonunda Altan arabada söyledi Aziz dikiz aynasından görünce çok mutlu oldu. Kızlar evde kilitli kaldı. Evi temizlediler.

Sultan Salih babanın yanına gitti. Olanları anlattı. Aneta teyzenin evinden aldığı mektubu ve resmi Salih baba aldı. Mektubu Abdullah amca ve yola çıktı. O mektubu bir evin kapısından içeri attı. Resmi alan Salih baba Sultan dan ne kadar resim varsa silmesini istedi. Anlamadı Sultan, Salih baba da dolaşmış bir zincir verdi açmasını istedi. Sultan da sabırla uğraştı ve açtı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Yemin Dizisi 28. Bölüm 27 Mart Çarşamba Analizi “Aslı”

Bunun üzerine Salih baba ders verdi. İnsanın doğasında aceleci olmak vardır. Biz hemen olsun isteriz, hemen bitsin isteriz, hemen anlayalım isteriz ama hayat bu zincir kadar basit değil dedi.

Evet hayat basit değil. Öyle hemen her şey de olmuyor. Olması için, olgunlaşması için zamana ihtiyacı var. yazın gelmesi için kışın geçmesi, baharın gelmesi gerekli. Bir ağacın meyve vermesi için çiçek açıp meyve olması gerekli, bir bebeğin doğması için 7 ila 9 ay geçmesi gerekli öyle hemen her şey biran da olmuyor.

Salih baba zincirin dolaşığını açan Sultan’a zincirin ucuna bir taş takıp verdi. O taş ki çok güzeldi. Sanki içine gökyüzünden bulutlar hapsedilmiş gibiydi. Salih baba onu boşuna vermedi Sultan’a. Onun da bir hikayesi, geçmişte birine ait olmuş olabilir. Onu boynunda kim görüp etkilenecek bakalım?

O taşın bir hikayesi varmış, Hindistan da yüksek dağlarda, yüzyıllardır yerinden kımıldamayan büyük kayalardan koparılmış, defalarca şimşek çakmış, yüzlerce yıl taş çatlamış, parçalanmış, yeniden kendini onarmış. Diğer taşlar gibi değil ama özel. “Göğü yere indirip, bulutları bir taşa hapseden kudreti teşbih için ne kadar güzel bir hatırlatma” demiş ilk taşı gördüğünde Salih baba.

Neye baktığın değil, nasıl baktığın önemli dedi Salih baba.

Kerem, Fırat’a kendi özel telefonunu verdi. Fırat’ın telefonunu Şükrü aldığı için. Kerem babası ile konuşurken niye diye konuştu. Kötü ama bir o kadarda komik bu Kerem. Tahsin bey de adamlarından birine emir verdi. Yalçın’ın işini bitirin bir trafik kazasında işi bitsin dedi. Dediğini yaptılar ama unuttuğu bir şey vardı Tahsin beyin, can yakarsa canı yanacaktı.

Fırat da olan telefonu biri aradı, Yalçın’ın ölüm emrini babanız verdi haberiniz olsun dedi. Fırat da bunu öğrenir öğrenmez Yalçın’ın yanına gitti. Sultan yolda gördü peşine düştü. Karakolun önünde karşısına çıktı. Fırat Sultan dan yardım istedi. İçerden Mıstık geldi. Liseden arkadaşıymış. Yalçın göreve gitmiş geldi. Olanları anlattı Fırat. Yalçın sakin karşıladı. Sonra da Aziz’i aradı olanları ona anlattı. Kardeşin burada onu eve ben bırakacağım dedi. Arabanın frenini bozmuştu Tahsin bey, şimdi kendi kızı da o araca binecek.

Aneta teyze albüm getirdi. O albümdeki resimleri görünce tedirgin oldu Hasibe ve alamk istedi elinden vermek istemedi Aneta teyze ve çekiştirirken albümü yere düştü Aneta teyze. Bu Hasibe neden bu kadar çok korkuyor geçmişten? Bir şeyler saklıyor. Birinin ölümüne sebep olmuş olabilir mi Hasibe?

Abdullah amcada Salih babadan aldığı mektubu Altan’ın evinin kapısından içeri attı. Bakalım bu işin sonu nereye kime çıkacak? Kolye Sultan’ın boynunda. Mektup Altan’ı evinde. Aziz de var orda.

Kerem Fırat’ı aradı. Tahsin bey kızını ve fren tutmadığını söylediğinde Yalçın, karşıdan araç geliyordu. Kızı babasına Yalçın komiser ve Fırat ile eve geldiğini söyledi babasına. Babası kriz geçirdi o an. Fırat da yolda olduklarını eve geldiklerini söyledi ani bir fren sesi ve sonrası yok..

Peki değdi mi Tahsin bey? Can almak istediniz, bu can kendi canından bir can olacak, değdi mi? Can yakanın elbet canı yanar. İlahi adalet devreye elbet girer. Bakalım Yalçın aracı nasıl durduracak?

Aziz de Feride ile buluştu. Ona onu sevdiğini söyledi.

Vuslat Dizisi 12. Bölüm Analizi “Aslı” (22 Yorum)

  1. İyi akşamlar arkadşlar nasılsınız inşallah iyisiniz. Kendinize iyi bakın. Aslıcım amcam oğlu resmen survivor hastası. Çok seviyor. Çokda bağlı. Ona bakdlkca gülüyorum. Şimdi ordakı arkadaşların instegram sayfasını istiyor. Bana sordu ben kullanmıyorum. Aslım sen biliyormusun. Atakan birde Sudenin hastası. Özetlerini bile izliyor. Onu görsen gülmekden kendini tutamazsın. Televizyonun içine giriyor. Bu arada gözleri de zayıflamış o kadar yakından izliyor. Ben bu sene çok beğenemedim. Sen biliyormusun. Canım arkadaşım. Kendisine ulaşmak istiyor. Onlar kullanıyorlarmı instegram???

    • Merhaba Günaycım, benim orada hesabım yok, onlarda oyun içinde oldukları için hesaplarını kullanamazlar orada yasaktır. program bittikten sonra ancak ulaşabilir hesaplarını bilmiyorum canım.

  2. Merhaba.Gûnaydin canim ablam. Te$ekkûr ederim,çok $úkûr her kes iyi. Siz nasilsiniz,Polad amcam nasil? Kendinize iyi bakin ablacim.

  3. Merhaba canım kızlarım.nasılsınız.Gunaycım K.Azeri çocuklarınız nasıllar.Aslıcım anaannen yine hastamı Allah korusun.Sen Allah elinde yazın yoktursa yarın bi ğözel dinlen.analiz için sag ol.bu dizide Satranc-ı Ürefanın verdiyi konuları anlamakta zorluk çekiyorum.o yüzden bir kaç defa okuyorum.zihnimin itiligi gediyor.senarist yaşlı adam olmalı genç böyle yazamaz.bu kadar uzatmakla sana diyecegim sözü hatırlamak istedim olmadı.iyi geceler.Allah rahatlık versin.

    • Hayırlı geceler ablacım, yok anarnem iyi çok şükür. şuan sen anlat karadenizi yazmaya çalışıyorum uyuyup kalmazsam 🙂 yoksa sabaha kalacak.
      Vuslat dizisinde Salih babanın anlattıkları biraz ağır. osmanlı alimlerinden ibn-i arabinin eseri bu satraç o yüzden. çok eskiye dayanıyor. o satrancın içindekiler. tasavvufla da ilgili. iyi geceler tatlı rüyalar ablacım

  4. Evet haklisin Aslicim. Tahsin bey unutmu$ qaliba can yakmak kendi caninin yanmasi demek. Salih babanin Sultana verdiyi ta$ çok gúzel,kime aitse artik.Hasibe kolyeni görúnce deli oldu,bu i$de bir i$ var,bakalim nedir? Bu kadin nelerse yapmi$,Aneta teyze yikilinca yadda$i dûzelirmi?

    • hayat bumerang gibi attığın zaman sana geri dönüyor. O taşı bende beğendim. gerçekten çok güzel, Sultana da yakıştı. kaza öncesi verdi bakalım nasıl bir faydası olacak?
      Hasibe de büyük sırlar gizli, o bir şeyler saklıyor ortaya çıkmasından korkuyor.
      Aneta teyze kötü düştü. başını çarptı. Kim bilir belki de bu düşme onun hafızasının düzelmesi demek. Düzelir. aklı başına gelir.

      • Evet canim haklisin.Ta$in faydasi mutlaka olacak, bakalim nasil? Kerem hakikatan hem de komik. Perihan hanimin oglu olmak Azizden çok ona yaki$ir. Ikisinin de kötûlûk yapmak niyetleri çok.

        • Salih baba Feride ye broş verdi vuruldu kurtuldu. Sultana kolye verdi kaza olacak bakalım neler olacak?

    • İyi akşamlar ablam. Çok şükür iyiler. Öpdüm çocukları☺ . Kendine iyi bak.❤❤❤

  5. İyi akşamlar. Gözel arkadaşlarıma. Azeri ablam, Aslıcım,Hanım ablam inşalla iyisiniz. Perihan kendi çıkarları için yapıyor. Gözü o kadar dönmüş ki , insanlara hiç kalbi yanmadı. Şükür ölen olmadı. Bakalım ne olucaq. Perihan yine yapacağını hala yapıyor. Sevgi zorlamı. Sırlarla dolu dizi. Açıldıkca güzel bölümler izliyicez. Öpüyorum sizi.☺❤ Kendinize iyi bakın.

    • iyi akşamlar günaycım sağ ol, sen nasılsın? sırlar açılsın bakalım ben şu saati çok merak ediyorum herkes bir saat deyip duruyor ne var o saatte?

      • İyi akşamlar Aslıcım. Çok şükür iyiym sen nasılsın? Babaannen nasıl? Selam söyle. Ellerinden öpüyorum. Ben de merak ediyorum saati . Ola bilsin sırlar saatde. Ola bilirmi?

        • Bende iyiyim biraz uykum var, İyi çok şükür, oruç tutuyor, yemeğini, ilaçlarını verip eve geçiyorum. olabilir, saatin içinde ne varsa?

          • Allah kabul etsin. Amin. Kendine iyi bak . Birazda olsa uyu, dinlen. Biliyorum koşturuyursun. Amma kendinede biraz zaman ayır güzel arkadaşım. Kendini unutma. Zaman geçib gidiyor. Birde görüyoruz yaşımızın üstüne yaş geldi. Kendine iyi bak . Seni çok seviyoruz. Hep böyle kal. Saat evet sırla dolu. Saleh baba Abdullah efendi. Onlar biliyorlar herşeyi. Zamanın gelmesini bekliyorlar?

            • Teşekkür ederim canım. amin inşallah. halimi görsen gülersin 🙂
              çok haklısın zaman çok hızlı akıp gidiyor. ertelememek gerek bazı şeyleri, bende seni sizleri seviyorum. Abdullah amcanın bazı olayları önceden hissetmesi kelimelerle anlatamıyorum bunu. olacakları bilmeleri açıklayamıyorum

  6. Te$ekkûrler sana Aslim. Analizlerini özledik canim. Perihan hanimin yaptigi bagi$lanmaz bir $ey,anne olsa bele.O in$aatin altinda insanlar öle bilirlerdi.böyle sorumsuzluk olmaz,bu kadin kendinden ba$kasini dû$ûnmûyor,evladinin mutlulugunu dú$ùnen anne böyle bir $eyi nasil yapar?

    • İyi akşamlar canım, teşekkür ederim. Perihan hanım kendi evladını düşünüyor, peki oradakiler ana kuzusu değil mi? yazık zengin olmak herşeyi yapma hakkı vermez insana.