Sen Anlat Karadeniz 42. Bölüm Analizi “Aslı”

Ali, Nefes ve Yiğit’i minibüste uyurken bulmuş ve Nefes ile konuşan Ali, Tahir’i bulma konusunda Nefes den yardım almıştı. Cep telefonu ile takibe aldığı Nefes’i Tahir ile buluştuğu an gittikleri evde yakalamak istedi. Nefes de olanları Tahir’e anlattı ama Tahir’in polise teslim olmaya niyeti olmadığı için yeniden kaçtı. Ali ve ekip arkadaşları Tahir’i bulmak için evin etrafında arama yaptılar. Tahir’i gördüler ve peşinden koştular. Ali kimse ateş açmayacak diyerek Tahir’i koruma altına aldı. Yaralanmasını istemiyor hele ölmesini asla. Vedat da Fikret’in Tahir ile olan konuşmasını cep telefonunun ses kayıt bölümüne gizlice kaydedince Nefes’in yerini öğrendi Vedat da o adrese gitti.

Nefes, merdivenlerde oturmuş olanları düşünürken, Yiğit babasını Tahir’i sordu. Annesi de gittiğini söyleyince, Yiğit de babam beni bırakmaz diyerek koştu. Vedat durdurdu gözü yaşlı Yiğit’i. Nefes de Yiğit’in peşi sıra koşmak isterken merdivenlerde ayağı burkuldu ve yere düştü. Canı acıyordu. Vedat yardım etmek, hastaneye götürmek istedi ama Nefes kabul etmedi.

Nazar’ı kaçıran Murat yüzünden Nazar’ın evine gelen Saniye hanım anne ve babasına kızlarına sahip çıkmalarını söyleyip bu evliliğin olmayacağını söylediğinde olanlardan haberi olmayan Cemil kızı Nazar’ın kaçırıldığını öğrendi. Olayın iç yüzünü bilmeyen baba kızı Nazar’a çok kızdı. Ben ölene kadar bu iş olmayacaktı, bana söz vermiştin sözün bu mu diye bağırdı çağırdı. Eşi sakinleştirmeye çalışsa da olmadı.

Nazar ve Murat birbirlerini seviyorlar, her iki tarafın ailesi tamam dese, düğün olsa fena mı olur? Gençler muradına erer mutlu bir yuva kurulmuş olur. Cemil ben ölene kadar bu iş olmayacak diyor. Bir insanın öleceğini ancak Allah bilir. Kızının turşusunu mu kuracaksın Cemil? Vedat ile evlendi gördün, dayak yedi boşandı. Murat ile evlensin yuvasını kursun nesine karşı çıkıyorsunuz iki aile birden anlamadım ki? Olan gençlere oluyor.

Vedat, Nefes’i hastaneye götürmek istedi. Nefes de istemedi. Yiğit de Vedat’ın kafasına taş attı Sen pis bir canavarsın, benim babam denizden gelen kaplan Tahir sen değilsin dedi Yiğit.

Vedat şaşkın ama öyle Vedat sevgi vermedi, hep şiddet, öfke gördü Yiğit. Vedat dan korkuyor ve onu sevmiyor, Tahir’i baba olarak görüyor ve seviyor çünkü, Tahir ile bir baba oğul ilişkisi içerisinde, balık tuttular, sinemaya gittiler, yemek yediler, uçurtma uçurdular, birlikte sarılarak uyudular. Daha bir çok şeyi paylaştılar Tahir ve Yiğit. Ama Vedat ile Yiğit’in paylaştığı hiç güzel bir anısı yok. Hep şiddet, işkence, psikolojik baskı, yasaklar, sınırlamalar. Vedat ile Yiğit arasında baba oğul ilişkisi yok bir yabancı gibiler. Yiğit’in her ne kadar biyolojik babası Vedat olsa bile psikolojik babası Tahir.  

Cemil çok öfkeli, Mustafa’nın dükkanına giderek silah çekti ve uyardı kardeşin, evimin, kızımın yakınında görürsem vururum dedi gitti.

Ali, Tahir’i buldu ve ormanın içinde bir ağacın altına oturup dertleştiler. Ali, bir dost gibi, bir arkadaş gibi yol gösterdi. Kaçmak yorar, güvercin ürkekliğinde geçecek bir ömür dedi açıkladı. Sen kaçarsın, aç karnını yarım ekmekle doyurursun ama ya Yiğit, hangi okulda nerde okuyacak? Ne iş yapacaksın, hangi sahte isimle? Ona nasıl bir gelecek sunacaksın? Her polis kapınızı çaldığında düzeniniz bozulacak, hayat yoracak sizi dedi. Endişe ile beklemek, yaşadıklarınız yorar dedi uzunca anlattı olacakları sonra da sevdanız yorulur, yorulmaz deme yorulur dedi ve kendi anne ve babasından örnekler verdi. Ali’nin anne ve babası çok aşıkmış, varlıklı bir hayat ama zaman her şeyi almış ellerinden, icralar, hacizler sonra da boşanmışlar.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Adını Sen Koy'da Ne Zaman Ömer ve Zehra Baş Başa Yemek Yiyecek?

Ali yi babası karşısına alıp konuşmuş, annene kızma ben ev sahibi gelip ev kirasını istediğinde evde yokmuşum gibi oturduğumda öldüm. Ölü bir kocayı annen ne yapsın demiş. Boşanma sebebi, durumları iyi iken kötüye gitmiş, ev kirasını bile ödeyemez duruma gelmişler, işte o zaman ayrılmanın en doğru karar olduğunu düşünüp ayrılmışlar.

Ali devam etti, Yiğit senden bisiklet istediğinde sen ona alamadığında, baba vazgeçtim bisiklet istemiyorum dediği an sevdanız yorulur, polis bizi sormuş, gitmemiz gerek dediğinde o deli sevdanız yorulur be devrem diyerek yaptığının, kaçmasının doğru olmadığını anlattı Ali. Ve Nefes, seninle huzurlu bir yuvada yaşamak, kapısını korkmadan açacağı bir evde seninle, oğlu ile yaşamak istiyor dedi. Tahir de hak verdi ama gitmek için hareket etti vurursan da canın sağ olsun dedi. Ali Tahir’i ayağından vurmak istedi ama yapamadı Tahir kaçtı gitti.

Fikret oğlu Vedat’ı adamları ile evine getirdi. Konuştular. Vedat babamın gırtlağını kestim diyerek, baba dediğim için alınmıyorsun değil mi deyince, Fikret de Vedat’a senin oğlunda başkasına baba diyor hem de gırtlağını kestiği değil boynuna sarıldığı dedi. Vedat can yakarken, Fikret de oğlunun canını yaktı. Vedat, Nefes’in er yada geç geleceğini düşünüyor. Fikret de sen ne Tahir ile ne Nefes ile sen Aşk la savaşıyorsun ve aşkı yenen görülmedi. Aşk hep kazandı bunu sende göreceksin dedi.

Tahir ile Nefes birbirlerini seviyorlar. Yiğit Tahir’in oğlu olmasa, kan bağı olmasa bile birbirlerini seviyorlar ve bu sevgi için her türlü zorluğu aşmak için savaş veriyorlar ve kazanan da sonunda Nefes ile Tahir olacak ve Yiğit de mutlu bir aile de büyüyecek. Vedat’a boyun eğmemek için ellerinden geleni yapıyorlar.

Murat, Nazar’ı seviyor ve onun evine giderek kapısına dayandı benimle gel, ver elini al ömrümü dedi. Annesi de silah doğrulttu gitsin diye ama olmadı. Gençler birbirlerini seviyorlar ve sevdaları için bir arada olmak istedi Nazar Murat’ın teklifine elini tutarak cevap verdi ve herkes beni çok üzecek ama sen üzme emi dedi Murat da üzmeyeceğine dair söz verdi birlikte ayrıldılar. Babama da sevdaya söz geçmiyormuş de dedi.

Sevda bir kere yüreğe düşmüşse, gönül kimi sevdi ise güzel odur ve güzel olanı, onu yanında görmek ister. Sesini duymak, elinden tutmak, bir yastığa baş koymak ister. Sevda bir kere yüreğe düşmüşse, kalp bir değil, iki çarpar. Güneş bir başka doğar, ekmeğin, suyun, yemeğin tadı daha bir başkadır. Sevda bir kere yüreğe düşmeye görsün sevdasına sahip çıkmak için elinden geleni yapar. Sevda güneş gibidir, ısıtır, yağmur sonrası gökkuşağını çıkarır. Mutlu eder insanı. Hal böyle iken sevenleri ayırmak niye? Kızı teli ile duvağı ile gelinliği ile baba evinden rıza ile çıkarmak için neden izin vermez büyükler gençlerin sevdasını yaşamasına?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz Şahin Ağa (Turgay Tanülkü)

Nefes, ayağını düşerken çatlatmış, hastanede tedavisini oldu. Ona evini açan teyzenin de hastaneye gelmesi ile onun evine gittiler. Torununu bulanın denizden gelen kaplan olduğunu ama kim olduğunu bilmediğini söyleyince, Nefes de Yiğit de Tahir olduğunu anladılar.

Tahir, Osman babasını ziyaret etti. Osman baba görünce çok şaşırdı. oturup konuştular, Sevdan bir heves ise zamana yenilir ama sevdan bir nefes ise sen ölünce seninle yok olur dedi. Çok da doğru söyledi. Heves gelir geçer ama Nefes bir ömür ölene kadar devam eder.

Osman baba, namazı olmayan ezanla başlayan ömrümüz, ezanı olmayan namazla bitip gidiyor. Mutlu olmak mı isteğin diyerek elini, kolunu kullanabildiğini göstermek için çayı vermesini istedi. Mutlu musun? Deyince, işte kaza geçirseydin ve elini kullanamasaydın ve sonra kullanmaya başlasaydın bende sevincimi sana gösterseydim mutlu olurdun dedi.

Osman baba haklı, mutlu olmak için aslında çok sebeplerimiz var. Yürüyebiliyor olmak, görmek, duymak, tat almak, koşmak daha bir çok sebep var mutlu olmak için. Ha bunlardan bazılarını yapamayan insanlar da var elbet, yürüyemeyen tekerlekli sandalyede olan, göremeyen, duyamayan ama onlarında kendilerini mutlu edecek, onları hayata bağlayacak güzel yanları var. Biri yoksa onun yerine daha başkası var, onlarında sezgileri kuvvetli mesela. Görmeden de resim yapan nice güzel insan var. Yeter ki elindekilerinin sahip olduklarına şükretsin, değerini bilsin mutlu olsun insan.

Murat, Nazar’ı eve götürdü ve annesine benim eşim olacak dedi. Saniye hanım da karşı çıktı. Mustafa da geldi o da ne ettin diyerek tokat attı Murat’a. Murat’ın zoruna giden Tahir abisinin yaptığını yaptığı halde tepki alıyor olmak. Abisi gibi yaptı Murat da.

Cemil bey eve gelince kızının Murat ile gittiğini öğrendi. Eline tüfeğini aldığı gibi kalelilerin evine gitti. Murat babasından Nazar’ı istedi ama Cemil kızının kendisi ile gelmesini istedi Nazar gitmedi. Babası da ne ölüme, ne ölüne diyerek kızını reddetti benim böyle bir kızım yok dedi. Suçu sevmekti Nazar’ın.

Sevmek suç muydu? Aşık olmak, sevdiği insan ile evlenmeyi istemek suç muydu? Suçmuş demek, evladını evlatlıktan reddecek kadar büyük suçmuş Sevmek. Sevmesin kimse kimseyi o zaman, Vedat gibi Nefes gibi, Yiğit gibi işkence ile geçsin bir ömür. Bu mudur olay? Cemil Vedat’ı da gördü kızı onunla da evlendi. Bir Vedat’a baksın Bir Murat’a ve sevenleri ayırmasın büyükler. Olması gerektiği gibi gönül rızası ile bir yuva kurulsun. Saniye hanım birde diğer oğlunu tehdit etti. Sende Berrak‘ı böyle eve gelin diye getirme dedi. Berrak’ın ne suçu var? Sevmişler gençler. Acaba Saniye hanım sevdiği ile evlenmediği için mi bütün bu yasaklar?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Adını Sen Koy 145. Bölüm Özeti 7 Nisanda neler olacak

Yiğit, bulaşık yıkayarak para kazandı tanesini beş tl den on tabak elli tl. onunla da annesine çiçek, kendisine çikolata aldı Yiğit. Cemil ile konuşan eşi Türkan, Nazar senin kızın o sen hapse bir daha girmeyesin diye Vedat ile evlendi. Başına gelmedik kalmadı sen silsen de ben inanmam, ben sildim desem de sen inanma dedi. Mustafa Murat’ı kumluğa gönderdi gece orada kalacak. Nazar da Asiye ile kalacak. Uymadan önce elini öptürdü Mustafa siz sevdalık etmişsiniz, sevdalığın kusuru olmaz dedi. Eee Mustafa bey o zaman ne diye kızarsın Murat’a?

Mustafa, eşinden ayrı ayrı odalarda yatacak ama aşk fena bacayı sardı ne yapacağını bilemiyor Mustafa. Boğa oldu, kedi oldu, maç anlattı ama olmadı oy nenem oy, oy Asiye oy, ney Mustafam ney.

Vedat, Nefes’in gelmesini bekliyor. Paltosunun altına sığınacakmış. Stalinin Hikayesini anlattı. İşte o hikaye.

STALİN’İN PALTOSU

“Stalin yardımcılarıyla bir toplantı yapmaktadır. Onlara şunu sorar: “Bu halkın bana tamamen teslim olması için ne yapmamız lazım?” Yardımcılar birbilerine bakarlar, fikirler üretirler derken kapı açılır ve Stalin’in adamları içeriye bir tavuk getirir. Stalin yardımcılarına sorar: “Bu tavuğu benim paltomun altına girmesi için nasıl ikna edersiniz?” Yardımcılarından biri cevap verir: “Ayağınızın dibine yem koyardım, böylece tavuk gelirdi ve yemi yerdi.”Eeee, yem bitince?” der Stalin. “Tavuk gider.” Diğer yardımcı atılır: “Efendim, sizin ayağınıza bir ip bağlardım, ipin diğer ucunu da tavuğun boynuna bağlardım. Böylece ayağınızın dibinden ayrılamazdı.” “E gagası var. İpi gagalar ve koparır” demiş Stalin. “Peki Yoldaş, siz ne yapardınız?” diye sormuşlar Stalin’e, Stalin tavuğu eline almış ve bütün tüylerini yolmuş. Sonra da adamlarına pencereyi açmalarını emretmiş. Birden bire odaya -50 derecelik Moskova soğuğu akın etmiş. Zavallı tavuk, tek tüyü kalmamış halde bir oraya koşturmuş, bir buraya koşturmuş. Sonunda da ne yapsın, gelmiş Stalin’in ayağının dibine, paltosuna sığınmış.

Vedat da Nefes’in kendisine böyle geleceğini düşünüyor. Mavi tüylü geyik de tüylerini birer birer kaybediyor dedi.

Asıl sır kemençenin içindeki mektup da gizli ve o kemençe Mustafa Kaleli’nin dükkanında duvarda asılı. Murat ile Fatih dükkanda uyudular, sabah olunca ortalığı yerleştirirken duvardaki kemençeye yatak attı ve kemençe yere düştü kırıldı. Murat aldı kemençedeki mektubu buldu, okudu. Fikret bey Tahir’e yazmış o mektubu. Yüreğine ağır gelen yükü hafifletmek için geçmişten, annesi Saniye den, kendi sevdiği kadın Sakine den onların sevdiği erkek kardeşlerden ve sonra olanlardan bir bir bahsetmiş. Mehmet ölen Tahir’in babası aslında kimi seviyordu. Saniye hanım kimi seviyordu, kiminle evlendi? Kimin ölümüne sebep oldu hepsini yazmış o mektup da. Murat okudu sırrı öğrendi.

Tahir de kendince Vedat’ın Fikret ile olan bağını çözdü ve sordu sen kimsin diye? Fikret de Vedat’ın babası olduğunu söyledi. Tahir duyduklarına inanamadı. Asıl hikaye bu değil, asıl hikaye başka annene sor o sana anlatabilecek mi? Dedi.  

Sen Anlat Karadeniz 42. Bölüm Analizi “Aslı” (10 Yorum)

  1. Hayirli cumalar.Te$ekkûr ediyorum canim güzel analizin için.Hayir i$lere engel olmak gerçekten olmayacak bir i$. Ama ne yazik ki,olur hem de çok.Insanlar kötûlük yapmaktdn zevk alirlar sanki.

    • elindekinin değerini, sahip olduklarının kıymetini kaybetmeden değer bilse insan daha güzel olur her şey.

  2. Hayirli ak$amlar.Te$ekkûrler Aslicim.Haklisin canim,anne babalar genclerin evlenmesine engel olmalari dogru diyil.Birlikte onlar ya$ayacaklar,bu onlarin hayati.Mutlu olmak onlarin hakki. Aslicim Devamini bekliyoruz canim.

  3. İrem hem güzelliğiyle hem oyunculuğuyla çok başarılı bir performans sergiliyor keyifle izloyorum