Sen Anlat Karadeniz 2. Sezon 27. Bölüm 24 Ekim Özet Analizi (Aslı)

Sen Anlat Karadeniz 27. Bölüm 24 Ekim 2018 Çarşamba Atv

TAHİR, YİĞİT’İ ARIYOR

Yiğit, gördüğü bir rüya ile uykusundan uyanıp annesini ve Tahir abisini aramaya çıktı ormanda kayboldu. Nefes zorlu bir ameliyat dan çıktı oğlunun kaybolduğu da ona malüm oldu oğlunu görmek, kokusunu içine çekmek, eline dokunmak istediğini söyleyerek bana oğlumu getir Tahir dedi. Tahir’in de olanlardan haberi yoktu bu yüzden tamam dedi. Abisini aradı Nefes’in gözlerini açtığını, Yiğit’i istediğini yangazların onu getirmesini istedi. Abisi zorda olsa Yiğit’in kaybolduğunu söyledi. Tahir üzüldü. Nefes de hissetti Tahir her ne kadar saklamaya çalışsa da olmadı. Nefes zorla yataktan kalktı koridora çıktı Tahir onu durdurmak isterken bayıldı Nefes.

Yiğit’i Fikret bulmuş. Uyuyor Yiğit ve rüyasında annesi ile ormanda piknik yapıyorlar. Babam ne zaman gelecek diye sorunca Nefes de geliyor dediğinde, gelen Tahir, Yiğit Tahir’e baba diyor. Yüksek sesle baba deyince, Fikret eve doktor çağırdı Yiğit için. Vedat da olanlardan habersiz. Avukatına velayeti yeniden kendisinin alması için elinden geleni yapmasını söyledi.

Mustafa Kaleli, yangazlar, polisler, Tahir her yerde Yiğit’i arıyor. Bulamıyorlar.

Nazar, annesinin evinde odasında annesi kızına kupa yapacakken yaralarını görmüştü. Şimdi o yaralara sarı kantaron yağı sürerek acısını hafifletmeye, yaralarını iyileştirmeye çalışıyor. Önceden akıllı davransalardı, o kadar uyarıyı, ikazı dikkate alsalardı bugün bu yaralar olmayacaktı. Daha bu olanlardan Cemil’in haberi bile yok olsa kızılca kıyameti koparır. Anne – baba iki elden kızları Nazar’ı Vedat’a kurban ettiler. Kız kaç kere söyledi. Ben gitmek istemiyorum diye, babası özellikle çağırdı gel al diye al buyur aldı kızını dövdü değdi mi? hangi ana-baba evladının evlendiği adamdan şiddet görmesini ister ki?

Berrak, Yiğit’i Vedat’ın kaçırdığını düşünerek onun evine gider. Önce ailesinden uzak durmasını, her şeyi bildiğini, babasını öldürmesinden, Ceylan olayına kadar her konuyu konuşurlar. Vedat anneni gördüm der, oysa daha öncesinde annesini öldürdüğünü ama bunu Berrak’ın bilmediğini söylemişti. Oyun oynuyor Vedat. Berrak da Yiğit’in ortalıkta olmadığını söyleyince, Vedat endişelenerek evden ayrıldı. Nazar geldi Berrak’ı gördü.

Vedat, Yiğit’i arayacağı yerde direk Kalelilerin evine gidip oğlum nerede? dedi. Asiye de Vedat’ın tehditlerine dayanamayıp doğurmakla ana olunmaz, doğurtmakla da baba olunmaz dedi gönderdi Vedat’ı.

Nazar, Murat’ı aradı Yiğit den bir haber var mı diye sordu sonra da kapattı. Berrak yanındaydı konuşmalarını duydu ve Murat seni seviyor diyerek biran önce Vedat dan kurtulmasını istedi. Bir Vedatzede olan Berrak ona yaşattıklarını anlatmak istedi vazgeçti ancak şunu söyleyebildi. Vedat bu yeryüzünde görüp görebileceğin en kötü adam biran önce ondan kurtulmaya bak diyerek telefon numaralarını aldılar birbirlerini arayacaklar.

Vedat, Fikret abisinin evine gitti. adamları görmesine izin vermediler. O da silah çekti. Fikret Yiğit’in yanından aşağıya indi. Vedat oğlum kayıp bulmama yardım et deyince, Fikret de oğlunu burada mı arıyorsun? Oğlun yukarda uyuyor git de bak dedi. Akıllıyım diye geçinen ama hiç aklı olmayan Vedat, yukarı çıkıp da bakma gereği duymadı. Bana yardım etmeyecek misin dedi tam gidiyordu ki, Fikret; evladını aramak nedir? Nasıldır öğrenmek istersen bir gün sana anlatırım dedi. Vedat gitti.

Vedat’a babalık dersi versen de anlamaz Vedat. Baba olmayı bilmeyen adama babalık dersi bile işe yaramaz.

Yiğit uyandı. Fikret de onunla tanıştı. Önce ona senin adın Yiğit di değil mi dedi. Sonra da annesini sordu. Annem Nefes Kaleli dedi Yiğit. Baban kim? diye sorunca, boynunu büküp cevap vermedi Yiğit. Fikret de kendi kendine sen oğlunu kaybedeli çok zaman olmuş Vedat dedi. Ne zaman kazandı ki oğlunu? Kaybetsin Vedat. Elini uzattı kendini tanıttı adını söyledi ben Fikret amcan diyerek Yiğit ile el sıkıştı. Aç mısın diye sordu. Sen uyu dinlen biraz, bende sizinkileri arayım dedi. yiğit uyurken dışarı çıktı Tahir’i aradı. Tahir’in numarasını nerden biliyorsun sen Fikret?

Fikret’in kafasında bir plan var ve bu plan Kalelilerin güvenini sonuna kadar kazanıp, hiç beklemedikleri zamanda temelden sarsmak. Çok zekice. Kaleyi içten feth edip içten yıkacak Fikret.

Vedat evine gitti. Nazar’ın kendinden emin duruşu Vedat’ı rahatsız etti. Her zaman şiddet uyguladığı müziği açtı tam Nazar’ı dövmeye niyetlenmişti ki, Nazar ondan önce davranıp Vedat’ın önüne çöktü arkasını döndü sırtına vurması için saçlarını çekti ve vur hadi vur dedi. Defalarca ama Vedat vurmadı. Nazar ayağa kalktı Vedat’ın yüzüne döndü yine hadi diyerek vurmasını söyledi Vedat vurmadı yukarı çıktı. Nazar şimdilik dayak yememişti. Murat aradı Yiğit bulundu diye, Nazar da Berrak’ı aradı haber verdi.

Tahir, Yiğit’i aldı annesinin yanına hastaneye götürdü yanına yatırdı. Birlikte uydular. Evdekiler de Yiğit bulunduğu için çok mutlu oldular. Sabah olunca da Yiğit, Nefes, Tahir hep birlikte eve geçtiler. Herkesle kucaklaşan Nefes aile için sevilen biriydi.

Tam her şey yoluna girdi derken, Vedat Nazar ile konuştu. Nazar ona sırtını annesinin gördüğünü söyledi. Ablası için doktoru sorduğunda ablan umurumda değil cevabını aldı. Fikret aradı, Yiğit’i bulduğunu evine teslim ettiğini söyleyince, Vedat hemen oğlunu görmeye gitti. Yiğit Vedat’ı görür görmez kaçtı Tahir abisinin bacaklarından tuttu. Evdekiler onu kovsa da gitmedi. Nefes de Tahir’in elini tutarak, yıllarca korkup bakamadığım gözlerinin içine bakıyorum. Yıkıyorsun, dağıtıyorsun, bütün gücünü toplayıp yeniden saldırıyorsun ama bunu bizim ellerimizi ayıramıyorsun diyerek, Nefes Kaleli olarak defol git evimden diyerek Vedat’ı kovdu Nefes.

Vedat, Fikret abisinin evine gitti. Oğlunu neden Nefes’e verdiğini sordu. Fikret de bir evladın yeri anasının yanıdır deyince, Vedat da bende babasıyım dedi. Fikret bey de, analık hissedilir, babalık öğrenilir dedi. Doğru da söyledi. Baba olmak koskoca hayat kitabını okuması, yazması olmayan evladına tek tek sabırla sayfa sayfa okumaktır. Öğretmektir sabırla, evlat babadan hayat mücadelesini öğrenir, anneden ise sevmeyi öğrenir dedikten sonra hayat dersi verdi Vedat’a.

Oğlun 7 yaşında senden ne öğrendi? portakal soymayı mı? ayakkabısını bağlamayı mı? top oynadınız mı? topu ağaca kaçınca senden yardım istedi mi? başı sıkıştığında baba gel dedi mi sana? Oğlunun sünnetine gittin ama oraya orayı dağıtmaya gittin. Gerçekten gitseydin elinde şık bir saat olurdu ama aklına bile gelmedi dedi. şimdi söyle bakalım sen babayım diye. Sen babalıktan sınıfta kaldın, geçmiş olsun evladın seni çoktan unutmuş dedi. Çok da doğru söyledi. Vedat dan ne eş, nede baba olmaz.

Vedat onca konuşmadan sonra İstanbul’a gitmiş. İşlerini halledecek Amerika ya yerleşecekmiş. Nefes ile Yiğit’i de götürecekmiş. Fikret’in onca konuşmasından anladığı buymuş. Akıl diye bir şey yok Vedat da Fikret A diyor Vedat Z anlıyor. Nazar da Vedat yok diye annesine kahvaltıya geldi. Babası da vardı. Nefes’i dövüyor diye söylentiler var sana bir şey yapıyor mu diye sorunca Nazar korkusundan bir şey söylemedi. Mercan ise kendi çabaları ile iyileşiyor. Ayaklarını oynatmaya başladı. Nazar ablasını evine götürmek orada ilgilenmek istediğini annesine söyledi. Annesi de babasının kızacağını söyledi. Bakalım neler olacak?

Mustafa Fikret’i eve yemeğe çağırdı teşekkür için. Evde de Saniye anne ile hamile gelin Asiye bir saklama kabı yüzünden birbirlerine demediklerini bırakmadılar. Mustafa da işten gelince, ikisinin arasında kaldı. Ne dediyse alındı bayanlar. Akşam yemeğine beklenen misafir geldi. Gelirken de Yiğit’e köstekli saat getirmiş sünnet oldu diye onu hediye olarak verdi. Yiğit de elini öperek teşekkür etti. Vedat’a söylediğini kendisi yaptı. Sonra da saat kaç diye Yiğit’e sordu. Yiğit de henüz o konuya gelmedik diyerek saatleri bilmediğini söyleyince, Fikret de baban sana öğretir dedi.

Fikret bunu bilerek kasıtlı yaptı. Yiğit hem annesine, hem de Tahir abisine baktı. Bir şey söyleyemedi. Evde soğuk rüzgarlar esti. Yiğit rüyasında Tahir’e baba diyor ama gerçekte söyleyemiyor.

Nefes’e ders çalıştırıyor Tahir, Nazar da ablası için eve fizyoterapist getirdi. Tedavisi evde devam ediyor. Yavaştan da olsa artık ayaklarının üzerinde durabiliyor Mercan. Vedat da İstanbul da Yiğit’in velayetini kendi üzerine almış Nefes’in haberi yok. Fikret de imzaları attı çek verdi Kaleliler ile iş yapmaya başladı.

ZAMAN SU GİBİ AKIP GEÇTİ. TAM 1 AY SONRA

Vedat İstanbul dan döndü. Oğlunun velayetini almış şimdide avukat ile oğlunu alarak Amerika ya gitmeye hazırlanıyor. Bütün bunları da telefonda Fikret abisine anlatıyor. Kalelilerin evine giderek Yiğit’i polislerin eşliğinde aldı. Yiğit gitmek istemedi anne derken Tahir’e hep abi diyen Yiğit ilk kez baba dedi. Bırakmayın beni diye de arabanın içinde bağırdı Yiğit. Mercan ise, Nazar2ın onca çabasına karşılık veriyor. İyileşiyor. Sonunda Mercan Nazar diyebildi.

dizibilgi google play

Sen Anlat Karadeniz 2. Sezon 27. Bölüm 24 Ekim Özet Analizi (Aslı) (4 Yorum)

  1. Hayirli gûnler Aslicim. Çok $úkúr,iyi ol canim benim. Te$ekkûr ediyorum.ben de Iyiyim.Evet,haklisin canim.Sevginin a$a bilmeyeceyi engel yok,çikar ili$kisi olmasa.

    • Hayırlı akşamlar canım, seninde iyi olmana sevindim. sende hep iyi ol, sağlıklı ol, mutlu ol inşallah.
      çıkar ilişkilerinin olmayacağı güzel sevgileri yaşarız inşallah.

  2. Gûnaydin Aslim.Nasilsin canim?Te$ekkûr ediyorum. Analiz tek kelime ile mûhte$em.Vedati ancak sevgi baba yapa bilirdi,ama insanin içi nefretle,kinle dolu, nasil deyi$ir allah bilir.

    • Günaydın canım teşekkür ederim. çok şükür sen nasılsın? bir önceki sayfada yazdıklarınıza cevap yazdım bilgin olsun canım.
      Vedat da biraz olsun sevgi kırıntısı var ama gün yüzüne şiddet olarak çıkıyor. Vedat sevmeyi şiddet uygulamak olarak biliyor. Ceylan’ı sevmişti. Kendi kızı olmadığı halde. Kendi kızı gibi benimsemişti. Koşulsuz, karşılıksız sevilmek istiyor bunda da haklı Vedat. karşılık beklenildiğinde o sevgi olmaz zaten. çıkar ilişkisi olur. Vedat da değişir, iyi bir insan olabilir. Olmaz diye bir şey yok. Sadece onu koşulsuz seven, onunda sevdiği biri olmalı hayatında Ceylan gibi mesela. Ceylan duymadığı için Vedat’ın o kötü yönünü görmüyor seviyordu. görseydi o kötü yönü sevmezdi yiğit gibi. Fark orda.