Sen Anlat Karadeniz 2. Sezon 25. Bölüm 10 Ekim Özet Analizi (Aslı)

Sen Anlat Karadeniz 25. Bölüm 10 Ekim 2018 Çarşamba Atv

TAHİR VİCDANIYLA BAŞ BAŞA!

Mustafa Kaleli, gecenin bir vakti Vedat’ı buluştukları mekandan kaçırır ve Asiye’yi esir alıp sandığa kilitlediği dağ evine bagajda getirir. Vedat’ı öldürüp oraya gömmek ister Mustafa. Mezarı da Vedat’a kazdırır. Tahir ile Mithat da çip aracılığı ile Mustafa’nın nerede olduğunu bilirler mekana doğru giderler.

Vedat, Mustafa ya kendisini vurursa başına gelecekleri anlatır. 18 yıl… Sen hapisten çıktığında oğlun babasız büyümüş üniversiteye gitme çağına gelmiş olacak. Sen evine o gurbete, babasız olacak oğlun benim gibi der. Vedat da babasız olmanın acısını yaşıyor içinde. Ve her seferinde adam öldüren ama suçu yanında çalışanlara atan bu şekilde düze çıkan Vedat, şimdi Mustafa ya akıl veriyor. Hangimiz daha katil? Hangimiz daha acımasız diye sordu. Güldürme be adamı Vedat, tabi ki sen daha katil ve daha acımasızsın. Seni öldürmesin diye bu sözleri söylüyorsun yemedim tabi Mustafa da yemedi bu sözlerini. Mezarını Vedat’a kazdırdı.

Tahir de geldi yanlarına abisinin Vedat’ı öldürmesine izin vermedi. Vedat da iki kardeşin onu öldürme isteğini yapamayacaklarını söyleyerek kışkırttı. Mustafa öldürmek istiyordu ama Tahir evladı için yapmamasını söyledi. Ve Tahir bu benim sevdamın imtihanı, kalırsam da benim, geçersem de benim dedi. Vedat üstüne üstüne gitti, benim Nefes’i sevdiğim kadar sen Nefes’i sevemezsin onun için neleri göz alırsın? Diyerek ve daha bir sürü söz söyleyerek Tahir’i çıldırttı. Tahir de ben nefes aldıkça, sen Nefes’i alamayacaksın dedi. Sonunda da Tahir den dayağı yedi Vedat.

Tahir, Mustafa’nın katil olmasına engel olurken kendi öfkesine hakim olamadı. Vedat ile hesaplaşmasını tamamlamaya karar veren Tahir çizgiyi aştı. Nefsine yenilen Tahir için Vedat karşısında sabrına ne kadar tahammül edecekti? Karşısında onu hep kışkırtan, Nefes asla senin karın olmadı ama sen ona karım diyorsun, olmayacakta ona çok acı tecrübeler yaşattım dedi. Yiğit senin oğlun değil, sana baba demedi sen oğlum diyorsun dediğinde Tahir’in sabrı taştı. Yumrukları peşi sıra sıraladı. Nefes için, Yiğit için, Osman baba için, Berrak, Ceylan, Asiye yengem için, hepsi için, hepsinin gözünden akan bir damla gözyaşı için diye diye yumrukladı Vedat’ı Tahir.

Sonra da sandığın içine koyarak Vedat’ın kazdığı yere diri diri sandık içinde Vedat’ı gömdü sonrada arabasına binip gitti. Mustafa ise, kendi arabası ile dönerken Mithat komiser onları gördü durdurdu. Neler olduğunu sorsa da bir cevap alamadı.

Ceylan Nefes’in tahmin ettiği gibi onun kızı değilmiş. Esma avukat Kalelilere geldi Nefes ile konuştu. Evlat edinildiğini Evlat edinenlerinde Necip ile Şükran olduğunu söylerken Berrak duydu konuşulanları. Sonra da Nefes, olup bitenleri geçmişte yaşadıklarını bir evladı kızı olduğunu kaybettiğini hepsini Berrak’a anlattı. Ceylan’ın gerçek babası gelip kızını alacakmış. O zaman bakmayan baba şimdi bakar mı? Berrak da Vedat dan hesap sormak istedi evine gitti ama görüşemedi. Yoktu evinde Vedat.

Tahir polise teslim oldu ifade verdi. Vedat’ı öldürdüğünü, gömdüğünü, gömdüğü yeri hepsini bir bir anlattı. Sonuç olarak da Tahir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası aldı. Bütün bunlar Tahir’in teslim olursam ne olur diye düşündüğü an olanlardı. Abisi aradı onunla dükkanda buluştu ve ben teslim olacağım dedi. Abisi karşı çıktı. Tahir kararlıydı nefes ile Yiğit’i dağ evine götürmesini orada onlara göz kulak olmasını, annesine ve ev halkına bir yalan söylemesini zamanla alıştırarak söylemesini istedi.

Fikret dükkana geldi Tahir ile tanıştı. Fikret her şeyin farkında. Vedat’ı o mezardan çıkarmış anlaşılan. Mustafa ile kedinin fare ile oynadığı gibi oynuyor. Çakal aslı sıra hey gidi dünya hey. Daha kaç çakal gelip geçecek, kurdu kuzuyu yiyecek? Yem olmazlar umarım Tahir ile Mustafa bu Fikret çakalına. İş bahanesi ile aileye yavaştan yavaştan giriyor Fikret.

Türkan kızı Nazar’ı görmek için Vedat’ın evine gitti ama kimse açmadı kapıyı içeri almadılar. Türkan’ın içine kurt düştü. Nefes’e yaptıklarını kızıma da yaptıysa bu Vedat? Diye düşündü kocasına haber verdi. Gerekirse polisle kapıya dayanacak kızını görecekmiş. Akılları yeni yeni başlarına geliyor.

Nazar, aç susuz zincire bağlı. Genç merhametli biri yemek getirdi yemedi. Suyu da murat’ı hayali olarak gördüğü için onun elinden su içiyormuş gibi içti sonra da bunun gerçek olmadığını anladı. Nazar da bir zamanlar Vedat’ın Nefes’e bir şey yapmadığını hepsini Nefes’in uydurduğunu düşünüyordu. Gördü, yaşadı anlamıştır artık Nefes yalan söylemiyor, doğruyu söyleyerek Nazar’ında canı yansın istemiyordu ama inanmadı Nazar. Artık Nefes’e inanır herhalde Nazar. Komiser Mithat’ı tayin ediyorlarmış Malatya asayiş’e gidiyor Mithat, Vedat ayak altında dolaşmasın diye yapmıştır bunu.

Türkan, kocasının yanına gitti. Olanları anlattı. İlk başta inanmadı Cemil, Türkan da Nefes’i dövmüş ondan kaçıp buralara gelmiş ya doğruysa? Ya kızımı da dövüyorsa deyince kızımın tek bir kılına zarar versin beni karşısında bulur dedi Cemil. Hala şüpheleri var. 

Yiğit de okulda kavga etmiş. Nefes ve Tahir onu alarak her zaman gittikleri yere gittiler. Kavga etme sebebi, uçurtma yapamamış arkadaşını itmiş o. Nefes bunu duyunca çok korktu ilerde Vedat gibi olmasını istemiyor. Yıllarca şiddet içerisinde büyüdüğü için ilerisi için korkuyor Nefes. Korkmakta haklı ama iyi bir terapi ile bu zor geçen günleri her ikisi de atlatacaklardır. Tahir pikniğe gidelim orada sana uçurtma nasıl yapılır göstereyim dedi. Tüm ev halkına haber verdi. Sonra da abisi ile camiye gittiler.

Osman hoca kürsü de kıyamet süresinin 2. ayetinden bahsetti. “ insan vicdanının kınayan sesini tanıklığa çağırırım.”  Kibrinizle kör, hırsınızla sağır, öfkenizle dilsiz ettiğiniz vicdanınız dile gelecek dedi. daha bir çok örnekler verirken Tahir kendi iç dünyasında kendi ile hesaplaştı. Vedat’ı gömdüğü anı hatırladı. Gözlerinden yaş aktı. Sahte değil gerçekti gözyaşları pişmandı ama elinden bir şey gelmiyordu.

Osman hoca, Hz. Ali den örnek verdi. Onun savaşta kılıcını çekip birini tam öldürecekken yüzüne tükürmesi ile o adamı öldürmekten vazgeçmesi, vazgeçme sebebi de nefsime yenilmek istemiyorum demesi ile büyük bir ibretlik olayı bu şekilde anlattı. Ne güzel ki, Ali gibi olmak, ne güzel ki bir anlık öfkeye yenilmeden, nefsine esir olmamak. Bizlere de nasip olur inşallah Ali gibi olabilmek.

Camiden çıktıktan sonra, Tahir, Mustafa, Osman babayı da alarak tüm tanıdık sevdikleri ile Ali, Esma, ev halkı pikniye giderler. Cemil ile eşi de camiden sonra Vedat’ın evine giderler. Vedat yok ama çıkarmış onu Fikret belli. Nazar’ı hazırlamış babası ile annesi gelince ortaya çıktı Nazar. Annesi sarılınca canı çok yandı sırtı tüm yara içerisindeydi. Annsi yüzündeki yarayı fark etti uçuk deyip geçiştirdi. İnce belli bardak yoktu, fincanda çay servis yaptı. Babası beğenmedi ince belli bardak istedi.

İşte bu Nazar için bir tutar dal oldu evimize gidelim mi? dedi. Ama bu öyle gitme isteği değildi. Bu bulunduğu cehennemden biraz olsun uzaklaşmak, çıkıp gitmekti Nazar’ın istediği..

*********

Bizim evde içelim bir bardak sıcak çayı

Cam bir bardakta, keyif çayı, huzur çayı,

Mutluluk çayı, anne-baba- kardeş çayı

Bir çay ama sıcak anne kucağı,

Baba ocağı, kardeş sıcaklığı adı üstünde bir çay işte

Ama bizim evde olsun. Koca evinde çay çay değil

Huzur, mutluluk, keyif hiç değil.

Aslı

**********

Nazar, anne ve babası ile evine geldi. Ablasının dizinin dibine oturdu. Ağladı. Sonra da Vedat ile kaldıkları eve doğru giderken yolda Mustafa ile karşılaştı. Konuştular. Vedat tehdit etmişti söyleyemezdi yaşadıklarını canı yanıyordu ama söyleyemiyordu. Murat Nazar için endişelenirken sevdiğinin kendisi için Vedat’la olduğunun farkında değildir. Murat için, sevdikleri için çok büyük bir bedel ödeyen Nazar, her şey için çok geç olduğunu düşünmesine rağmen Murat’ın elinden tutup gitmek istese de Vedat yüzünden bunu yapamamakta.

Piknikte olan Kaleliler çok güzel bir zaman geçirirler. Tahir Yiğit ile birlikte uçurtma yaptılar ve uçurdular. Tahir’in gözünden kaçmayan Ali ve Ali ile konuşan Tahir, Esma ile konuş sana Osman hoca ile Esma yı isteyeceğiz dedi. Gönülleri birbirine yanık olan bu iki sevdalı aşık Ali ile Esma konuşmaya çeşmeye su getirmeye gittiler. Orada konuştular. Anlaştılar yakında düğün var.

Tahir, Nefes’in lise 2 den terk olduğunu biliyormuş okumasını, hatta üniversiteye gitmesini söyledi. Hapse girmeden önce her şeyi yoluna koymak istiyor Tahir. Pikniğe ortaokuldayken abisi sayesinde babasından gizlice giden Nefes, bu piknik için Tahir’e teşekkür etti. Tahir de Nefes’e teşekkür etti. Bana teşekkür etme ben hep senin başına bela açtım deyince, Tahir de; derman aradım derdime derdim bana derman imiş diyerek cevap verdi. Niyazi Mısri’nin şiiridir bu sözlerinin devamı da şöyledir.

Derman aradım derdime
Derdim bana derman imiş
Bürhan aradım aslıma
Aslım bana bürhan imiş

Sağ u solum gözler idim
Dost yüzünü görsem deyû
Ben taşrada arar idim
Ol can içinde can imiş

Öyle sanırdım ayrıyam
Dost gayrıdır ben gayrıyam
Benden görüp işiteni
Bildim ki ol canan imiş

Savm-u salat u hac ile
Sanma ki biter zahid işin
İnsan-ı kamil olmağa
Lazım olan irfan imiş

Kande gelir yolun senin
Ya kande varır menzilin
Nerden gelip gittiğini
Anlamayan hayvan imiş

Mürşid gerektir bildire
Hakk’ı sana hakka’l-yakin
Mürşidi olmayanların
Bildikleri güman imiş

Her mürşide dil verme
Kim yolunu sarpa uğradır
Mürşidi kamil olanın
Gayet yolu asan imiş

Anla hemen bir sözdürür
Yokuş değildir düzdürür
Alem kamu bir yüzdürür
Gören onu hayran imiş

İşte Niyazi’nin sözün
Bir nesne örtmez Hak yüzün
Hak’tan ayan bir nesne yok
Gözsüzlere pinhan imiş

Niyazi Mısri

Akşam Esma ile Ali’nin söz yüzükleri takıldı. Murat da Nazar’ı görmeye Vedat’ın evine gizlice girdi. Nazar Murat’ın elinden tutup dışarı gizlice çıkardı.  Oradan bir taş aldı Nazar’a verdi m-Murat. Nazar atmış gibi yapsa da sonradan o taştan yüzük yaptırdı parmağına taktı. Ceylan’ın babası geldi Ceylan’ı alıp gitti. Ve en önemlisi Vedat’ın gömülü olduğu mezar boştu. Mustafa gitti o da mezarın açılmış sandığın boş olduğunu gördü. Onlardan önce en başta gelen Fikret Vedat’ı kurtardı. Yanılmadım bunda da.

Peki aklıma şu soru geldi. Fikret ve Vedat kardeş mi? tıpkı Tahir’in amcası ile babasının kardeş olması gibi ve Tahir ile Mustafa’nın kardeş olması gibi. Deli Tahir amcasından almıştı adını o da bir sevda kurbanıydı. Şimdi bu Tahir de sevdalı, Mustafa ile kardeş. Sevdiği Nefes için sevdalı biri de Vedat. Bu durumda Fikret de Vedat’ın abisi olmuş oluyor. Bakalım bunda ne kadar haklı çıkacağım?

Tahir Nefes’e olanları anlattı ve Vedat’ı gömdüğü yere götürdü. Her ikisi de şaşkındı. Mezar açık, sandık boştu. Vedat oradaydı ve susturucu takılmış uzun namlulu silah ile Tahir’i vurmak isterken Nefes’i vurdu. Nefes Tahir’e sarıldığı an vuruldu birlikte mezara düştüler.