Sen Anlat Karadeniz 2. Sezon 24. Bölüm 03 Ekim Özet Analizi (Aslı)

Sen Anlat Karadeniz 24. Bölüm 03 Ekim 2018 Çarşamba Atv

NEFES TETİĞİ ÇEKİYOR!

Vedat, kardeşi kardeşe vurdurmayı başarmış ve bunu da Nefes’e izletmişti. Tahir, Nefes’in gözleri önünde vuruldu. Mustafa da Nefes de Tahir’in tek kurşunla öldüğünü düşünüyorlar. Nefes, buna dayanamadı Vedat’ı da kendisi öldürmek istedi. Çekti silahı ama Vedat ona bunu yapamayacağını yaparsa neler olacağını, hapse gireceğini, Kaleli ailesinin de onlara kucak açmayacağını söyleyerek uzunca konuştular. Nefes, bugüne kadar neler neler yapmıştı Vedat’a boyun eğmemişti. Şimdi de boyun eğmeyecekti, eğmedi de yapamazsın dediğini yaptı Vedat’ı tek kurşunla kafasından vurdu.

Fikret de o esnada eve gelmişti. Adamları silah sesini duyunca etrafını sarıp korumaya aldılar. Sonra da içeri geçtiler.

Vedat, sesini telefona kaydetmiş, adamına vermiş. Mustafa Kaleli’ye o ses kaydını dinletti. Aşama aşama da Vedat’ın söylediklerini yaptı adamı. Mustafa’yı bacağından vurdu, telefonunu aldı. Arabaların lastiklerini indirdi. Oradan gitmesini zorlaştırdı. En sonun da da karısının sandığın içinde olduğunu, vücuduna zehir verdiğini iki saat içinde hastaneye yetiştiremezse, çocuğunu da, Asiye’yi de kaybedeceğini söyledi. Adam kaydı dinletip, yapacaklarını yapıp gitti.

Mustafa, yaralı dizi ile içeri geçti, sandıktan Asiye’yi çıkardı. Tahir’e son kez sarılmak isterken, kan olmadığını fark etti. Gömleğini yırtarak baktı ki, Tahir çelik yelek giymiş kurşun çelik yelek sayesinde Tahir’i öldürmemişti. Çarpmanın etkisi ile bayılmıştı Tahir. Abisinin dokunması ile kendine geldi. Asiye yengesini gördü. Abisi olanları anlattı. Tahir de yengesini kucakladığı gibi yola koyuldu. Yürüyerek ormanın içinden geçtiler.

Komiser Mithat ile Ali de Vedat’ın evine gittiler. Nefes, Ali’nin silahını almıştı. İçeri kapıyı kırarak girdiler. Alarm çalışınca, şifreyi bilmese de tahmin eden Ali alarmı susturdu. Delilleri yok etmişler, Nefes’i de üst kata eli kolu bağlı bırakmışlar. Yapan Fikret di. Kurşun Vedat’ı sıyırıp geçmiş, duvara saplanmış. Duvardan kurşunu çıkardı. Yerleri temizletti ve Vedat’ı alarak oradan çıkıp gitti Fikret. Sonra da doktor çağırıp Vedat’ın yarasına baktırdı. Çok çabuk iyileşti Vedat.

Tahir ile abisi zorda olsa ormandan çıkıp caddeye ulaştılar. Bir araç geçince de onu durdurup hastaneye yetiştiler. Tahir yolda aracın sahibinden aldığı telefon ile Murat ile Ali yi aradı bilgi verdi. Murat, annesi Fatih ve Osman hoca hastaneye giderken yolda yol tıkandı. Fatih de ana sen bayılsana deyince, Saniye anne bayılmış gibi yaparak yolu açtırdılar. Hiç gülesim yoktu ama o sahneyi izlerken baya güldüm 🙂 Murat anam ölüyor diye bağırırken, arkada Saniye anne bayıl dediniz bayıldık, hemen  öldürmeyin da dedi.

Tahirler hastaneye vardılar. Doktora olanları anlattılar. Asiye’nin koluna bir yazı saklamış Vedat, karını ve çocuğunu bağışlıyorum ama benim işimi bozduğun için seni affetmeyeceğim. Yazmış Vedat. Tahir ifade verdi olanları olduğu gibi anlattı ama Mustafa, Asiye ye Vedat dan bahsetme onun cezasını ben vereceğim dedi.

Vedat ise, adamlarına teslim olmaları konusunda talimat verince emir kulu olan üç kişi gidip teslim oldular. Fikret Vedat’a seni en büyük düşmanın kibrin öldürecek dikkat et dedi ve sonra da bir kitaplık söz söyledi.. “Kula bela gelmez hak yazmayınca, hak bela yazmaz kul azmadıkça” Mevlana’nın sözü.

Tahir, Nefes’i alarak dışarı çıktı her zaman ki gittikleri yere gittiler. Konuştular ve Tahir Mevlana’nın demedim mi? şiirini Nefes’e okudu.

Oraya gitme demedim mi sana,
Seni yalnız ben tanırım demedim mi?
Demedim mi bu yokluk yurdunda hayat çeşmesi ben’im?

Bir gün kızsan bana, alsan başını, yüz bin yıllık yere gitsen,
Dönüp kavuşacağın yer ben’im demedim mi?

Demedim mi şu görünene razı olma,
Demedim mi sana yaraşır otağı kuran ben’im asıl,
Onu süsleyen, bezeyen ben’im demedim mi?

Ben bir denizim demedim mi sana?
Sen bir balıksın demedim mi?
Demedim mi o kuru yerlere gitme sakın,
Senin duru denizin ben’im demedim mi?

Kuşlar gibi tuzağa gitme demedim mi?
Demedim mi senin uçmanı sağlayan ben’im,
Senin kolun kanadın ben’im demedim mi?

Demedim mi yolunu vururlar senin,
Demedim mi soğuturlar seni.
Oysa senin ateşin ben’im, Sıcaklığın ben’im demedim mi?

Türlü şeyler derler sana demedim mi?
Kötü huylar edinirsin demedim mi?
Ölmezlik kaynağını kaybedersin demedim mi?
Yani beni kaybedersin demedim mi?

Söyle, bunları sana hep demedim mi?

Mevlana

Tahir ile Nefes, Yiğit’i almaya gittiler. Eve geldiklerinde Saniye anne yine cephe almıştı Nefes’e. içerden resim getirdi. Baba ve amcalarının olduğu resimde. Tahir’in adını aldığı amcası Sakine adında birine aşık olmuş. Tahir, Sakine yi kaçırmış, Fikret de bunları silah ile vurarak öldürmüş. Yanılmamışım sevda meselesi yüzünden bu aileyi geçmişten tanıyor Fikret ve intikam almak için inceden ince ye işliyor.

Vedat da eline çiçeğini almış Kalelilere akşam ziyarete geldi. Tahir evde yoktu Fatih ile arabasını çekmeye  gitmişti. Mustafa da silahını aldı vurmak istedi ama Asiye ve ev halkı izin vermedi. Yolda Vedat ile karşılaştı Tahir ayak üstü konuştular eve geçti Tahir. Annesinin çenesinden kurtulmak için Nefes ve Yiğit’i alarak gitti Tahir.

Vedat, Nazar’ı evinden alarak kendi evine getirdi. Berrak’ı sakladığı odaya koydu. Vivaldiyi açtı onu dinleyerek Nazar’a ilk kez gerçek yüzünü gösterdi sonrada Fikret ile buluşmaya gitti Vedat. Mustafa da takipteydi tam görecekti Fikret’i ama Mithat komiser gelince göremedi. Kardeşi Tahir’in yanına gitti dönün dedi. Onlarda sabah gelelim dediler. Tahir Vedat’a bir şey yapacak mısın?  diye sorunca Mustafa da ben onu Allah’a havale ettim dedi.

******

Allah’a havale et rahat et.

Biri seni üzdü, kalbini mi kırdı

Konuştun anlamadı mı Allah’a havale et

Hakkını mı yediler? Hakkını aradın da vermediler mi?

Öyle ise, Allah’a havale et rahat et.

İftiraya uğradın, haksız yere mi suçlandın?

Doğruları söylediğin halde kimse sana inanmadı mı

Öyle ise, Allah’a havale et rahat et.

Gören o, duyanda o, bilende o

Saklasalar da, gizleseler de gerçekleri

En ince detayına kadar bilende o

Allah zalime mühlet verir ama ihmal etmez

Unutma ki, onu bir kere yakaladı mı da

Artık iflah etmez.

Aslı

**************     

Sabah tüm aile güzel bir kahvaltı yaptılar. Kuymak’ı da Mustafa yaptı. Sonra da işe gitti. Tahir abisinde bir haller olduğunu sezdi. Yangazları da onunla gönderdi. Vedat ile buluşacak onu paketleyecek Mustafa. Türkan hanım, Nazar’ın annesi kızını görmeye gitti. telefonunu evde unutmuş onu götürdü ama Vedat, Nazar çarşıya gitti diyerek, kendisinden dayak yiyen Nazar’ı annesinin görmesine izin vermedi.

Mithat akıllılık etmiş hem Tahir’in hem Mustafa’nın cep telefonuna cip takmış nereye giderse gitsin takip edebilecekler.

Sen Anlat Karadeniz 2. Sezon 24. Bölüm 03 Ekim Özet Analizi (Aslı) (9 Yorum)

  1. Gûnaydin Hanim abla.Polat amcanin i$e çikmasina çok sevindim.Allah yardimcisi olsun.Kiziniz,çocuklar nasil ablacim.

  2. Aslıcım güzel şiirdir.zahmet ettin.ama ben senin şiirini istiyorum.en iyisi sen zahmet etme vede arama.zamanın itmesin.son günlerde yazdıkların bende vardır.hoşca kal.

  3. uyan ey gözlerim gafletten uyan
    uyan uykusu çok gözlerim uyan
    azrail’in kastı canadır inan
    uyan ey gözlerim gafletten uyan
    uyan uykusu çok gözlerim uyan

    seherde uyanırlar cümle kuşlar
    dill-u dillerince tesbihe başlar
    tevhid eyler dağlar, taşlar, ağaçlar
    uyan ey gözlerim gafletten uyan
    uyan uykusu çok gözlerim uyan

    semâvâtın kapıların açarlar
    mü’minlere rahmet suyun saçarlar
    seherde kalkana hülle biçerler
    uyan ey gözlerim gafletten uyan
    uyan uykusu çok gözlerim uyan

    bu dünya fanidir sakın aldanma
    mağrur olup tac-u tahta dayanma
    yedi iklim benim deyu güvenme
    uyan ey gözlerim gafletten uyan
    uyan uykusu çok gözlerim uyan

    benim, murad kulun, suçumu affet
    suçum bağışlayıp günahım ref’et
    rasûl’ün sancağı dibinde haşret
    uyan ey gözlerim gafletten uyan
    uyan uykusu çok gözlerim uyan

    Sultan III. Murad

  4. Merhaba kızlar nasılsınız.Aslıcım sen nasılsın.bir az daha iyisin çok şükür.analiz de iyidir sağ ol.ASK-nin 8 bolumunün talihi nasıl oldu, bir haber varmı?Aslıcım en çok sevdigin şiirini yazarsanmı bana.Ben 2 gündür evde degilim.perşembe gidicem inşallah.bu gün amcanız işe gitdi.Allah yardimcısı oısun.görüşürüz hoşca kalın.

    • Merhaba ablacım hayırlı geceler, hayırlı kandiller. idare ediyorum bir hafta öncesine bakarak biraz iyi sayılırım. Sen nasılsın? polad amcam nasıl? kızların nasıl ablacım?
      dizi final yapacak ellerindeki 8 bölüm nasıl ne zaman yayınlanır belli değil. başka kanala geçme ihtimali de yok. üzgünüm dizi böyle bitmemeliydi. Güzel bir sonu hak ediyordu.
      Polad amcamın işe gitmesine sevindim daha da iyi olacak inşallah.
      Sende hoşçakal ablacım. iki gün yokmuşsun Allah’a emanet ol. sağlıkla git gel inşallah. seni seviyorum ablacım.

      Ablacım sen en çok sevdiğim şiiri sormuşsun. Kendi yazdıklarımı acemice bulduğum için kendi şiirlerimden değilde, ben uyan ey gözlerim uyan 3. sultan Murat’ın yazdığı şiiri seviyorum. Onun ilahisi de var. onu yazayım senin için. daha bir çok şiir var onun gibi.

  5. Hayirli ak$amlar Aslicim. Kendine dikkat et,iyile$ecek sin.Allah yardimcin olsun canim benim. Haklisin,Sumru kizinin iyiliyini istiyor,ama ba$kasinin kötûlüyûnü isteyen adam nasil mutlu ola bilir ki, bunu anlamiyor,yada anlamak istemiyor.

  6. Gûnaydin Aslim.Nasilsin?Ben de iyiyim.Analiz için de,$iirler için de te$ekkûrler canim benim.Evet en iyisi Allaha havale etmek,en iyi o bilir. Aslicim” Elimi birakma”ya baktinmi?Azranin Sumrudan çok çekecekleri var ya.

    • Merhaba canım arkadaşım, halsizim bir türlü toparlayamadım kendimi, buna da şükür. Rica ederim şiirleri seviyorsunuz. En iyi vekilimiz bizim Allah ona havale edip bırakmak en iyisi. Her şeyin en iyisini bilen de o. Maalesef canım elimi bırakmaya bakamadım uyudum, ilaçlar uyku veriyor o yüzden izleyemedim. Sumru kötü birisi Azra iyi ve Sumru Azra yı çekemiyor. iyi olmasını istemiyor, kendi kızının iyi olmasını istediği için Azra ya yapmayacağı şey yok canım.