Sen Anlat Karadeniz 2. Sezon 22. Bölüm 19 Eylül Özet Analizi (Aslı)

Sen Anlat Karadeniz 22. Bölüm 19 Eylül 2018 Çarşamba Atv

 

SUYUN ALTINDA YAŞAM SAVAŞI

Murat, uzaktan Nazar’ın evini izlerken Nazar gördü ve Murat’ın yanına giderek konuştu. Konuşmakla kalmadı taş ile kafasını yardı. Seven sevdiğine zarar vermez dedikçe, bunlar sevdiklerine zarar veriyor. Babası olacak kıt akıllı Cemil de geldi kızdı Murat’a ve kızına. Yetmedi eşine de kızdı. Her şeyi Kalelilerden bilen Cemil efendi hala gerçeği öğrenmemiş Mercan’ı hala Tahir astı sanıyor. Oysa Vedat astı. Mercan bir konuşabilseydi yada yazabilseydi de olanları anlatsaydı. Ak koyun kara koyun ortaya çıksaydı.

Mustafa Kaleli hapiste, Asiye de evinde hasrette. Osman babada Mustafa yı ziyaret etti. Sabırlı ol diye nasihatte bulundu.

Vedat ise, Tahir’i Karadeniz’in sularına gömdüğü için mutlu. Saniye anneyi arayarak başınız sağ olsun Tahir’i kaybettik diyerek acı haberi verdi. Saniye anne olduğu yere bayıldı. Daha birkaç dakika önce kapının önünde Nazar ve annesi ile konuşan Saniye anne yerde öylece yatıyor, evlat acısına yüreği dayanmadı. Nazar orada olduğu için yardımına koştu.

Tahir suyun altında yaşam savaşı verirken Nefes ise Vedat’la karşı karşıya kalır. Nefes Tahir’in elini bağlarken eline çakı vermiştir. Tahir onunla halatı kesmeye çalışırken denize düşürür çakıyı. Tahir suyun altında yaşam mücadelesi verirken, Osman hocada camide vaaz verir. Peygamberlerin yaşadığı sıkıntıları, verdikleri dünya imtihanından bahseder.

 Hz. Eyyüp Peygamberin vücudunda kurtlanmadık yeri kalmamıştı, Hz. Yakup oğlu Yusuf için ağlamaktan gözlerini kaybetmişti, Hz. Yusuf kardeşleri tarafından kuyuya atıldı babalarına kurt yedi dediler, sonra Mısır’a sultan oldu da bir gömleği ile gözleri görmeyen babasının gözleri açıldı. Hz. Zekeriya ağaç kovuğunun içindeyken testere ile kesildi. Sevgili Peygamber efendimiz ise, annesiz, babasız kaldı. Evlat acısı yaşadı, insanlardan olmadık müameleler gördü. Dişini kırdılar, namazda üstüne pislik attılar, başına gelmedik olay kalmadı ama bütün imtihanlardan da geçti. Öyle ki Allah ile birebir görüşecek makama miraca erişti.

Osman hoca, derdi, tasayı, yaşadığımız her olayı bir imtihan olarak düşünürsek, her zorluğun yanında mutlaka bir kolaylığın olduğunu söyleyerek, elemneşrahleke, inşirah süresini okudu cemaat ile.. Ve ümitsizlik diyarına gitme, umutlar var. Karanlığa kapılma, güneşler var. Dediğinde Tahir de denizde ellerine bağlanmış halattan kurtuldu.

Nefes çok mutlu oldu Tahir sudan sağ salim çıktığı için. Öyle mutlu oldu ki denizin ortasında Vedat’ın varlığına rağmen rivriv edecek kadar.  Vedat, Tahir’in sudan çıktığını bilmeden  Ali’ ye Tahir’in öldüğü haberini verdi. Sayar kuralları vardı Vedat’ın kendine has ve bu kurallardan birine göre asla birini affetmemeliydi Vedat. Affederse o hatayı yeniden yapma şansı vermiş olacaktı. Bu da gösteriyor ki, Vedat’ı çocukken en ufak hatasında dahi kimse affetmemiş.

Nefes, Vedat’ı 8 yılda çok iyi tanımıştı. Tahir’in ölmeden sudan çıkmasından sonra, hapiste olan Mustafa abisini de çıkarmak isteyen Nefes, Vedat ile tıpkı onun zamanında onun kendisiyle kedinin fare ile oynadığı gibi oynadı. Ama bu kez kazanan Nefes oldu. Yenilen Vedat. Vedat Nefes’in biran da Tahir’i unutmasına anlam verememişti, Nefes çok güzel bir açıklama yaparak Vedat’ı ikna etti. Tahir’in beni korumasını sevdim diyerek Aslında Tahir’i değil, onun korumacı yanını sevdiğini, buna benzer süslü daha bir çok cümlelerle Vedat’ı alt eden Nefes teslim oluyorum dedi ve bunun için bir şartım var, Mustafa abiyi kurtaracaksın onlara olan vefa borcumu bu şekilde ödemek istiyorum dedi.

Vedat, Nefes’e inandı ve 155 i arayarak Necip cinayetinde cesedin nasıl Mustafa’nın arabasının bağajına girdiğini kısaca anlattı. Gömleğin de silahında yerini, yapan kişinin adını da polise telefonda söyledi. Rüstem adamıydı ve Vedat ne derse onu yapacaktı, sonuç da o Vedat’ın adamıydı. Öl dese kendisini öldürürdü bile. Vedat polis den sonra Rüstem’i aradı. Teslim olmasını ve kendisinden haber beklemesini söyledi.   

Nefes için sahte evrak düzenlemek suçundan çıkarılan yakalama emrini avukatını arayarak iptal ettirdi Vedat. Nefes kendisini de Mustafa abisini de kurtardıktan sonra sırada Vedat dan kurtulmak vardı. Önce silahtan kurtuldu. Sonra da Vedat’a ben Tahir’siz yaşayamam diyerek geminin ucuna çıkmasını sağlayarak denize düşmesini sağladı. Gözünü karartan Nefes, Tahir olmadan yaşamaktansa ölümü tercih edecek kadar gözü karaydı.

Karadenizin tam ortasında üç kişinin verdiği yaşam mücadelesinde kaybeden olmadı. Ama Tahir’e yardım edecek olan adamlar, Cemil’in adamlarıydı ve Cemil Vedat’ın tuzağına düşerek ona inanmışlar Tahir’i satmışlardı. Onca para vermesine rağmen Tahir’e ihanet eden adamlar yüzünden Tahir, Ali yeniden Vedat’ın esiri oldular. Çocuklar Ali abilerini kurtardıktan sonra saklanmışlardı. Ortalıkta yoklardı. Adamlar bulup çocukları getirdiler. Vedat Nefes ve çocukları alarak botla kaçacaktı. Tahir ile Ali de adamların elinden kurtulup yeni bir plan yaptılar. Vedat’ın kaçmayı düşündüğü botun pervanesine kemer bağlayan Tahir Vedat’ın tek kurşunu ile dizinden vuruldu.

Vedat’ı suya çeken Tahir Vedat ile suda boğuşurken bir kurşun bota isabet etti. Tahir Vedat’ı botun pervanesine kafasını vurarak beynindeki kanı Karadenize boşalttı. Vedat bayılarak suya gömülürken Tahir ve Ali çocukları alarak Nefes de onları takip ederek gemiye çıktılar. Kurtulmuştu Nefes buna çok sevindi. Sevinç çığlıkları attı sonra da ağladı geçip giden güzelim yıllarının Vedat’ın elinde nasıl heba olduğunu hatırladı.

Tahir bütün yaralarını saracağını söyledi ve Nefes’e sarıldı.

 

**********

Geçip giden gençliğim, yıllarım

Bir bir kopan bir yaprak gibi savrulurken

Yüreğimde açılan yaralarım,

Bedendeki yaralarımdan daha ağırdı

Gece kabuslarım, gündüz gözyaşlarımdı

Çaresi var mıydı bu derdin bana yapılan haksızlıkların?

Bedende izi kaldığı gibi yaraların ruhumda da izleri vardı

Kapanır mıydı bu yaralar? İyileşir miydi ruhum

Bir kucak dolusu sevgi, iyileştirirdi bir sarılma

Bir içten gülümseme, bir sıcak söz

Aslı

 

*****************

Vedat’tan kurtulduklarını düşünüp, mutlu günlerine dönen Kaleli ailesi Tahir’in yaşaması, Mustafa’nın hapisten çıkması, Nefes’in suçsuz oluşu her şeyin yolunda olması Kaleli ailesini mutlu ederken Vedat ölmemiş yaşamaktaydı bunu da kimse bilmiyordu.

Bu Cemil de hiç mi akıl yok? Kızı Nazar’ı polislerin aradığı cinayet zanlısı adama zorla vermeye çalışıyor. Nazar dan işe gitmesin diye izin almasını istedi sonra da Vedat gelince evli evine köylü köyüne diye kızını kendi elleri ile ateşe atıyor Cemil. Nazar bilmiyordu öğrendi akıllandı gitmek istemiyor ama baba zoru ile ateşe yanmaya gidecek Nazar. Asiye’nin dediği gibi oy nenem oy.

Osman hoca akşam yemeğinde Kalelilere misafirdir. Mustafa da hapisten çıkmış gelmiş yemeğe katılmıştır. Osman dede o yemekte bir hikaye anlatır vardır bunda da bir hayır.

Bir zamanlar Afrika’daki bir ülkede hüküm süren bir kral varmış. Kral, daha çocukluğundan itibaren arkadaş olduğu, birlikte büyüdüğü bir dostunu hiç yanından ayırmazmış. Nereye gitse onu da beraberinde götürürmüş.
Kralın bu arkadaşının ise sıradışı bir alışkanlığı varmış. İster kendi başına gelmiş olsun, ister başkasının, ister iyi olsun ister kötü, her olay karşısında hep
“Bunda da bir hayır var!” dermiş.

Bir gün kralla arkadaşı birlikte ava çıkmışlar. Kralın arkadaşı tüfekleri dolduruyor, krala veriyor, kral da avlanıyormuş. Arkadaşı , tüfeklerden birini doldururken bir yanlışlık yapmış ve kral ateş ederken tüfeği geri tepmiş, kralın başparmağı kopmuş. Durumu
gören arkadaşı her zamanki sözünü söylemiş: “Bunda da bir hayır var!” Kral acı
ve öfkeyle bağırmış: “Bunda hayır falan yok! Görmüyor musun,
parmağım koptu!” Ve sonra da kızgınlığı geçmediği için arkadaşını zindana attırmış.

Bir yıl kadar sonra, kral insan yiyen kabilelerin yaşadığı ve aslında uzak durması gereken bir bölgede birkaç adamıyla birlikte avlanıyormuş. Yamyamlar onları ele geçirip köylerine götürmüşler. Ellerini, ayaklarını bağlayıp köy meydanında yaktıkları kocaman ateşin başında toplanmışlar. Kral ve adamlarını pişirmeye hazırlanıyorlarmış ki, kabile reisi, kralın başparmağının olmadığını fark etmiş. Kabilenin, batıl inançları nedeniyle uzuvlarından biri eksik olan insanlar yenmiyormuş. Böyle bir insanı yedikleri takdirde başlarına kötü olaylar geleceğine inanıyorlarmış. Korkuyla, kralı çözmüş, serbest bırakmışlar. Diğer adamları ise pişirip yemişler.

Kral, kurtuluşunun kopuk parmağı sayesinde gerçekleştiğini düşündükçe, onca yıllık arkadaşına reva gördüğü muameleden dolayı pişman olmuş. Hemen zindana , arkadaşının yanına koşmuş ve başından geçenleri bir bir
anlatmış.”Haklıymışsın! Parmağımın
kopmasında gerçekten de bir hayır varmış. İşte bu yüzden, seni bu kadar uzun süre zindanda tuttuğum için özür diliyorum.Yaptığım bu haksızlıktan ötürü beni affetmeni istiyorum.” “Hayır” diye karşılık vermiş arkadaşı.
“Bunda da bir hayır var… ve asıl ben size teşekkür etmeliyim.” “Ne diyorsun Allah aşkına?” diye haykırmış kral. “En yakın arkadaşımı bir yıl boyunca zindanda tutmanın neresinde hayır olabilir?” Arkadaşı yanıt vermiş; “Düşünsenize, ben zindanda olmasaydım,
sizinle birlikte avda olurdum…Ve sonra onlara yemek olurdum.”

Ceylan’ın kızı olduğunu öğrenen Nefes anneliğini sorgulamaktadır yoksa bu da Vedat’ın bir oyunu mudur? Tahir ile bu konuyu konuşan Nefes ne yapacağını bilemez. Tahir de tek çarenin dna testi olduğunu söyler. Nefes, Vedat’ın ölmediğini bir kabusla hisseder. Gerçekten de Vedat ölmemiştir. Yürüyemez haldedir. Mercan’ın ahı tutmuştur Vedat’a.

Kendisini alıp götürmesi için avukatını arar. Avukat gelir arabanın arka bağajında kaçırır Vedat’ı. Eyşan’ın da öldüğünü öğrenir Vedat. Abi dediği kişiden yardım alır onun mekanında iyileşmek için elinden geleni yapar sonunda da başarır iyileşir eskisi gibi yürür Vedat. 3 ay geçmiştir Aradan Asiye’nin hamileliği de tüm ev halkında büyük sevinç oluşturur. Bu güzel haber herkesin yüzünü güldürürken, Vedat intikam peşinde gezer. Niyeti Mustafa’yı eşi ve doğmamış çocuğu ile vurmaktır.

dizibilgi google play

Sen Anlat Karadeniz 2. Sezon 22. Bölüm 19 Eylül Özet Analizi (Aslı) (6 Yorum)

  1. hayirli geceler aslim canim arkadasim benim analiz tek kelime ile muhtesem olmus eline yuereyine saglik cok duyqulandim siir de evet cok guzel olmus ya bayildim hayatim benim evet bende sana yakin olsaydim kitabini severek okurdum birtanem eline saglik ALLAH razi olsun senden basarilar dilerim seni cokkkk seviyorum cok yorma kendini ALLAH rahatlik versin iyi geceler tatli ruyalar

  2. İyi akşamlar canım kızım.doğrusu ASK-den başka dizi izlemiyorum. bu dizinin analizlerini okuyorum sadece.çok teşekkür ederim. ama şiirin inanılmaz güzel.özlemiştim.sanki şiir degil de bir hikaye.gönlüne saglık.Rabbime şükürler olsun nihayet kendinde şiir yazma istegini buldun.inşallah günün birinde kitab için boyle hazır hiss edersin kendini.O günü görmek dilegi ile Allaha emanet ol güzel kızım.Aslıcım senin hazırda yaşadığın yer şehirden çokmu uzakta? Yani istedigin vakit gidip gelmek mümkünmü?

    • Merhaba ablacım, akşam ben eve gelince yorgunluktan, birazda hasta oluşumdan uyuyakalmışım. yeni bölümü o yüzden yazamadım.
      Teşekkür ederim yazdığım yazıyı diziyi izlemesen de okuduğun için. Şiiri beğenmene sevindim. o şiir çok şeyi anlatıyor aslında. Şiir yazmak öyle hadi yazayım diye başına oturunca olmuyor bende, o yüzden birden aniden yazılıyor. bazende olmuyor kelimeler dile gelemiyor öyle işte ablacım.
      Kitabımı beklediğini biliyorum elimdekini sen yakınımda olsaydın okuturdum sana.

      Ablacım yazın kaldığım yerdeyken oldukça uzaktı ama şimdi şehirdeyim dün bir akrabamızı babamın dayı kızına köye gittik ziyarete orası oldukça uzaktı.ondan geç geldim eve. Birazdan da komşumuza gideceğiz bugünde evde olmayacağım. Akşama görüşürüz.

  3. İyi akşamlar canım, kusura bakma bugün evde değildim akşam geldim eve ancak girebildim siteye. Ben teşekkür ederim canım. şiir istiyordunuz diğer diziye kısmet olmadı duygu yoğunluğu olunca birden yazdım. Nazar akıllandı da Babasının akıllanması için illa kızının canının yanması gerekmez umarım.

  4. Gûnaydin Aslim.te$ekkûr ediyorum.$iir için de ayrica te$ekkûr canim,sonsuz ba$arilar diliyorum.Nazar akillandi da,babasinin akllanmasi zaman alacak. Vedat kim bilir daha neler yapmalidi ki,Cemil görsûn.