Adını Sen Koy 65. Bölümde Neler Yaşandı? (Analiz)

Zehra Ömer’e Yener’in Ses Kaydını Dinletmeyi Çok İstedi Ama Ömer Dinlemedi Zehra yı. Ömer Zehra ya 2. Kez Çek Verdi.

Zehra Leyla ile Yener’in istediği buluşma yerine gitti. Yener’e hesap sordu. Yener de bütün yaptıklarını neden yaptığını, Zehra yı çok sevdiğini söyledi. Yener’in bu söyledikleri de bir bir telefonun ses kaydına alınıyordu haberi yoktu. Ne zaman ki, Yener Zehra’nın kolundan tutup canını acıtmaya tehdit etmeye başladı Leyla arka masadan onların masasına gelerek, Leyla Yener’e cep telefonuna kayıt ettikleri, Yener’in kendi sesini dinletti.

Bu kayıtta, adam öldürmekten, yağmalamaya, yaptığı suçları bizzat kendisi itiraf etmiş oldu. ve buna güvenerek Leyla, bir daha Zehra’nın yanına yaklaşmayacaksın, yoksa olacaklardan ben sorumlu olmam diyerek göz dağı verdi.

Yener hiç altta kalır mı? kalmaz tabi ki de, siz ikiniz bana tuzak kurdunuz, diyerek telefonu elinden almaya çalıştı. Garson olaya müdahale etmek istedi Yener onu uzaklaştırdı. Leyla dan telefonu almaya çalışınca, Leyla savcılık bu kaydı dinlediğinde tutuklanacaksın dedi.

Yener daha da hiddetlendi hapse girmek istemiyor Yener. Ve Koray’ın babasının adamları son anda yetiştiler. Nede olsa onlar almışlardı Yener’i ama ellerinden kaçmıştı. Şimdi Zehra yı bilmeden kurtardılar. Yener’i de aldılar.

Ömer de çalışma odasında Zehra yı düşünüyor nerede kaldı bu derken, yine aklında Zehra’nın giderken söylediği sözler aklında. Düzeltecekmiş, böyle mi düzelteceksin diyor.

Ömer’in yanında şuan Zehra yok, yüreğinde ise bir hüzün, başına ne geleceğini bilmeden ürken bir yaralı yürek Ömer’in ki, Ömer’in yanında Zehra sı eksik.
“Bilinmedik bir hüzün var içimde, bir gariplik. Anladım ki, ya ben fazlayım bu şehirde Ya da biri eksik. Can Yücel”

Ömercim, Zehra kendisini sana karşı aklamak için çok delil topladı. Bu delili dinlersen her şeyi anlayacaksın. Ancak sen şuan o kaydı dinlemeyecek yine kafanın dikine gideceksin. 

Çok sonraları bu kaydı Leyla sana dinlettiğinde çok pişman olacak, neden daha önce dinletmedi diyecek, gerçekleri öğreneceksin.

De Zehra şimdi sana bu kaydı dinletmek, sana bir şeyler söylemek, anlatmak istedikçe sen dinlemeyeceksin Zehra yı… Suç Zehra da değil senin şu inadın da Ömer. Gün gelecek o inadın kuruyacak. Ama o zamana kadar inatçı keçisin. Sen de Zehra da birbirinizden inatsınız.

Cevriye hala ile Hediye ablanın yıldızı bir türlü uyuşmadı gitti. Sonra bu durum düzelecek de şimdi bir türlü sevemedi Cevriye yi Hediye abla. Ne zaman mutfağa gelse ve yardım edeyim dese onu teftişe çıkmış müfettiş gibi görüyor hediye abla ve çekeceğim var diyor.

İyi işte sana yardım ediyor yükünü hafifletiyor fena mı Hediye abla, sende buldun da bunuyorsun. Ah bir de bana yardım edecek öyle bir halam olsaydı ne güzel olurdu. Nerde, ne ablamız var, ne abimiz, ah Ömer gibi bir abim olaydı ne güzel olurdu dertleşirdim.

Yener’i Fikret’in adamları bir depoya kapatıp bir güzel dövdüler. Oh olsun sana Yener. 

Zehra yı bayıltıp kaçırdığın için, parmağına zorla yüzük taktığın için, zorla onu kardeşi için çağırıp alı koyduğun ve sürekli Zehra seni istemediği halde, benimsin seni başkasına yar etmem dediğin için, Salim amcanın dükkanını yağmaladığın için, Sevim’e senetleri imzalatıp Zehra dan paraları aldığın için, Ömer’e araban ile çarpıp onun kolundan yaralanmasına sebep olduğun için, Demir’in evine girip dağıttığın için daha bir sürü yaptığın ve yapacak olduğun kötü işler için bu dayağı sen çoktan hak etmiştin Yener oh olsun sana.

Yener dayağı yedi, sizin bu yaptığınız delikanlılığa sığar mı diyor. Senin yaptıkların delikanlılığa sığıyor muydu? Bir de delikanlılıktan bahsediyorsun önce sen kendine, kendi yaptıklarına bak da konuş Yener.

Zehra Leyla ile birlikte bir taksi ile konağa geldi. Leyla taksi ile gitmeden önce arabadan indi ve Zehra ya moral verici sözler söyledi. Onlar konuşurlarken Cevriye hala da bahçeden içeri girmek üzereydi gördü Zehra ile arkadaşını içeri girince de holde, Ayşe abisi Ömer’e kahve içmek ister misin abi diye soruyordu hala yanlarına gelince ona da teklif etti Ayşe. Halamızda olur dedi ve ekledi. Zehra da bir misafiri ile geliyor deyince, Ayşe merak etti. Ömer de dışarı çıktı.

Zehra ya seni kim getirdi buraya diye sorunca, Zehra da, Leyla ile geldim ama içeri girmeden gidecek dedi. Ömer de taksiyi durdurmaya gitti. Taksi parasını ödedi Leylayı arabadan indirdi. Gelmeseydin, görünmeseydin sorun olmazdı ama şimdi içerde herkes seni bekliyor ben bırakırım seni diyerek konağa Leyla da girdi.

Hemen yemeğe geçtiler. Hani Hediye abla akşam yemeği yapıyordu? Dışarısı günlük güneşlik akşam bile olmadı dışarda bu ne yemeği şimdi?

Hem Ayşe abisine kahve içelim mi diye sormuştu, Cevriye halada Zehra bir misafiri ile geliyor demişti halada kahve içecekti. Nereden çıktı bu yemek şimdi? Onların yemek değil, kahve içmeleri gerekiyordu, hani şu sürekli sözü edilip de insanı kahveden soğutan kahveden içmeleri lazımdı. Sonra yemeğe geçmeleri gerekti. Nede olsa Ayşe kapıda karşılarken yemeğe de kal bırakmam demişti.  

Amaaaannn biz kahve içtiler vede yemeğe geçtiler varsayalım da aydınlık havayı ne yapacaksak? Onu da yaz havası diyelim gitsin gerçi onlar kaban giyiyorlar da yazın kaban giyilmez, yani gündüz gözü ile akşam yemeği yeniyor konakta.

Halamız da Leyla yı pek beğendi. Hemen evli olup olmadığını sordu. Evli olsaydı da çocuğunu, kızı varsa, oğlan çocuğunu ne zaman düşündüklerini sorar, oğlan ise, kız çocuğunu ne zaman düşündüklerini sorar bu soruların ardı arkası kesilmezdi. Bu tür sorulara sinir olurum ben, insanın özel hayatı sana ne, sen mi bakacaksın çocuğuna? tövbe yarabbim.

Prensesler gibisin, tazeciksin bulursun diyor.

Halamız bir de demez mi, Zehra’nın gelin ayakkabısının altına adını yazdın mı diye soruyor? Hala senin bilmediğin derin mevzular var. Zehra’nın evlendiğinden Leyla’nın haberi bile olmadı ki, sen ne ayakkabısından? ne altına isim yazmaktan bahsediyorsun? Zehra kimsesiz bir garip gibi evlendi Ömer ile ve kimse bilmiyor Zehra’nın evlendiğini hala.

Leyla da ben inanmam böyle şeylere deyince, Halamız da inan inan gelir kısmet seni bulur. Olursa hamur suyu, olmaz ise çamur suyu dedi. Çok fenasın sen Hala.

Müzeyyen hanımda şimdi ki gençler in önceliği kariyerleri, evlilik 2. Planda dediğinde, halamız, kariyer mariyer boş işler, insan aşık olduğu zaman gözüne perde iner, hiçbir şey görmez. Örnek Ömer bey dediğinde Ömer’in boğazına lokması duracaktı neredeyse 😀

Aşk bu anacım bu aşk diyor. Ömer ve aşk henüz kapısından içeri girmedi girecek aşkın kapısından içeri Ömer.

Aşkın kapısı öyle bir kapı ki, hiçbir kapıya benzemiyor, gözle görülmüyor, elle tutulmuyor, yürekte var olan bir kapı, yalnızca hissediliyor. Hissettiriliyor. Aşkın kapısından bir kere girdin mi, bütün azaların aşkın o temiz, saf hali ile tanışıyor.

Aşkın kapısından girdikten sonra değişim başlıyor, yavaş yavaş, ilmek ilmek halı dokur gibi iliklerine kadar aşk işleniyor. Sonra da bir teslimiyet başlıyor, sonra da o aşk ta yok oluş, aşama aşama aşıyor her evresinden büyük bir titizlikle geçiyorsun o aşkın. Sonunda mı sonsuz vuslata eriyorsun.

Ancak Ömer hala aşkın kapısında bekliyor içeri girmek için. İçeri girdiği an onda da çok büyük bir değişim başlayacak.

Halamız öyle güzel bir hayalini anlatıyor ki, bir kızım olsaydı Ömer bey gibi de bir damadım olsaydı altına kırmızı halılar sererdim dedi. Hala o senin istediğin damatdan bi zahmet bende istiyorum da zorba olmayanından olsun emi, hiç çekemem zorba Ömer’i, ben Zehra gibi değilim kaldıramam bana zorba olmayan Ömer lazım 🙂

Zehra’nın ailesini merak edip sorduğunda, seninkiler ne yaptı? Evlendiniz çok mutludurlar.

( halacığım, Zehra’nın ailesinin henüz haberi yok evlendiğinden, sonra üvey annesi Sevim öğrenecek de zengin damat diye sevecek Ömer’i yok Ömer’i değil, Ömer’in paracıklarını sevecek Sevim )

Zehra duraksadı, Alev atladı sever ya Zehra ile uğraşmayı, onun ailesi yok dedi. Varda siz bilmiyorsunuz. Gerçi gerçek ailesini bizde bilmiyoruz. Sizden de zengin olsunlar da sen gör Alev.

Halamız bunu öğrenince, üzüldü ve Nihat’ımın da yoktu ama ben kol kanat gerdim büyüttüm. Seni kim büyüttü? diye sorduğunda Zehra Ömer’e baktı ne diyeceğini bilemediği için ondan medet umdu Zehra.

Ayşe de konu değişsin diye halasına yemekler den servis yaptı tadına bak diye, Alev bu durur mu Zehra Leyla ile yurtta büyümüş evlenmeden önce deyince, Ömer araya girdi ve evlendik geçmişe değil geleceğe bakmamız gerekiyor dedi.

Halamız da, Allah size de böyle koca nasip etsin inşallah diye dua etti. Ömer’inde hoşuna gitti gülümsüyor yakışıklı zorba. Duana Amin hala amin, Nerde Ömer gibi biri ancak masallarda, filmlerde olur.

Evlilik hakkında CAN YÜCEL´den okunması gereken bir hikaye…

Evlilik, inanmadığım halde içerisinde 17 seneyi bitirdiğim bir kurum benim için.17 senede (abartmıyorum) 40 çift arkadaşımın son verdiği kurum aynı zamanda da… Evliliğimin bu kadar uzun sürmesinin gizi belki de kuruma inanmamaktan geçiyor.

Evliliği toplumun dayattığı şekilde yaşamamaktan… Nedir bu dayatmalar ?

Erkeğin muhakkak kadından yaşça büyük olması, eğitim seviyesinin erkeğin lehine yada en azından eşit olması bunların sadece ikisi…

Olmaz, yürümez diyor toplum… Erkek yaşça büyük olmalı ki, kadına “höt” dediğinde oturmalı kadın… Yada yumuşatıyorlar;
-Efendim kadın erkekten önce çöktüğü için (hani doğum falan) küçük olmalıymış yaşı…
Eğitimde de böyle.. Kadının çok okumuşu bilmiş olurmuş, evde kalmakmış layıkı….
EŞiM BENDEN 2 YAS BÜYÜK; ne “höt” dememe gerek kaldı 17 senede, ne de benden önce çöktü…
Yıllar içinde ben yaşlandıkça o gençleşti,
-“Ooo Can bey kapmışsınız çıtırı ” esprilerine muhatap dahi oldum.
EŞiM 3 ÜNiVERSiTE BiTiRDi; ben bir taneyi 9 senede bitirdim..


Ne o bana bilmişlik tasladı, ne ben ona ezik baktım… Kulağa gelen müzik tekse de, onu oluşturan notalar farklıdır der Halil Cibran…
Bunu unutmadık biz.
Ben konuşurken o dinledi,  ben dinlerken o konuştu 17 sene. O öfkeliyken ben, ben öfkeliyken o “haklısın bir tanem…” dedik,


Öfke bitip fırtına durulduğunda “ama bir de böyle düşün” de dedik fikrimizi savunurken. Farklı insanlar olarak görmedik birbirimizi, aynı amaç için savaşan neferlerdik bu hayatta…
Asla bilmedik ne kadar para kazandığımızı, ortak cüzdanımızdan gerektiği kadar aldık..
Ne kadar çalarsa çalsın masanın üstünde telefon, kim bu saatte arayan karşı cins diye sorgulamadık da ama…


Sevginin en büyük dostuydu bizim için “GÜVEN”… ve güvenin ardına saklanmış bir “SAYGI” vardı daima…
Ne kavgalar, ne badireler atlattık 17 senede…
Eee ülkeler neler gördü, biz çekirdek aile mi sütliman yaşayacaktık…
Bir gün öyle bir girdik ki birbirimize, ben ilk kez odamın dışında yattım bir gece, misafir odasında…
Gece yarısı kapı açıldı eşim;
-“Ne yapıyorsun burada?” diye sordu kapının eşiğinde, “uyuyorum” dedim buz gibi bir sesle… Gitti, gelmesi 1 dakikasını almıştı elinde yastıkla… “kay yana” dedi daracık yatakta. “ne yapıyorsun?” dediğimde “benim yerim senin yanın, sen gelmezsen ben gelirim” dedi…
Anladım ki o gece, en uzun kavgamız yat saatine kadar sürecek…
Ve bence doğrusu da bu…
Özen gösterdik o günden sonra, evin her yerinde kavga ettik, yatak odamız hariç..
Kırsak da zaman zaman kalplerimizi, asla kin tutmadık birbirimize…


Toplum kurallarıyla oynasaydık bu oyunu belki de 41 inci çift olacaktık o listede…
Ama oyunun kurallarını biz koyduk… Nede olsa bizim oyunumuzdu, oynanan…
Evlilik; hesapsız içine dalınması gereken bir oyun bence…
Topluma kulaklarını tıkayarak hemde… Ne benim, ne de bizim sözlerimizle…
Sadece gönlünüzden geçtiğince…

 

Dediği gibi Ataol Behramoğlu’nun;
“…Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına. Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır. Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana…”
*CAN YÜCEL*

 

Sevim de maşallah keyfi yerinde koltuk da oturmuş örgü örerken şarkı söylüyor. Sesi de güzelmiş hani. Mehtap dan çok daha güzel bir sesi var Sevim’in. Salim amca da, Yasemin de şaşkın, alışık değiller Sevim’in bu sevinçli hallerine nede olsa hep kızan bağıran çağıran biri Sevim. Hangi dağda kurt öldü de bu keyif diye sorarlar adama ki, sordu da zaten Salim amca. İyi bir haber mi aldın ne oldu diye?

Sevim de, iki neşelendik gözünüze battı, kızsak bir dert, neşelensek başka bir dert diye yine eski Sevim sinirli Sevim moduna döndü.

Mehtap da abisini sormak için geldi Sevim’in evine. Abim burada mı diye? Sevim de aklından Zehra ile birlikteler diye geçirip seviniyor. Hiç alakası yok, Yener adamların elinde eşşek sudan gelene kadar dayak yedi oh olsun az bile daha fazlasını hak etti Yener.

Sevim de kendi kendine seviniyor. Yener ile Zehra yı evlendiriyor. Abdal düğünden, çocuk oyundan usanmaz diye de seviniyor.

Atasözünün Anlamı: Gamsız, vurdumduymaz kimse sevdiği işi tekrar tekrar ve uzun süre yapmaktan bıkmaz. Sorumluluk bilinci kazanmamış insanlar, yaşları ve yaratılışları gereği hep aynı şey ile meşgul olurlar. Onların dünyası sınırsız ve sorunsuz bir dünyadır.

Bu işin mimarı benim arayayım da unutturmayayım kendimi derken, Zehra Yener ile diye seviniyorken Zehra yı aradı açmadı Zehra. Mesaj gönderdi Zehra iş yerindeyim konuşamıyorum diye. O zaman hayalleri suya düştü Sevim’in.

Zehra da odasında kaydı önce kendisi dinledi, Ömer’i düşünerek, ya inanmazsa bununda bir oyun olduğunu düşünürse diye kötü düşüncelere dalmıştı Zehra ve sonucu ne olursa olsun dinleteceğim diye kendi kendine karar aldı Zehra. Ömer’i bekledi camın önünde.

Ömer geceyi çalışma odasında geçirmiş, orada koltuk da uyumuş, kolu ağrıyor uyku halinde inliyor gibiydi ve bu halini odaya giren Zehra gördü. Krem alıp geldi.

Benim anlamadığım, aynı model elbisenin akşam pembesini giydin Zehra, sabah neden mavisini giyiyorsun? O model elbiseyi çok mu sevdin? Ben hiç sevmedim o elbiseni.

Ömer ilaç içmeyi bırakmış, krem de sürmeyince, tam iyileşmeden tedaviyi yarım bırakırsan böyle canın yanar Ömer bey. Zehra’nın elindeki kremi görünce Ömer, yaptıkların hiçbir işe yaramıyor, daha fazla uğraşma istersen dedi.

Zehra da, özür dileyerek Ömer den senin insanlık tan hiç anlamadığını unutmuşum dedi ve odadan çıktı. Kendi odasına yukarı çıktı ve iyilikten de anlamıyor. Nasıl bir insansın? Bir anlayabilsem? Ayşe için yaptıklarını düşününce kardeşi için bunları yapan biri kötü olabilir mi? ya bana yaptıkları? Yanlış anladığı için, o kaydı gösterirsem her şey düzelir diye düşünürken. Ömer girdi odaya.

Zehra böyle kendi kendine konuşup düşünerek, Ömer’in aslında kötü biri olmadığı sonucuna ulaştı. Evet Ömer kötü biri değil. Zehra’nın da dediği gibi yanlış anladığı için. Bu yanlış anlama da dinlemediği için. Ömer dinlemeyi bilmiyor. Sadece gördükleri ile hareket edip sadece tek bir yoldan sonuca gidiyor o da ne yazık ki, doğru sonuç olmuyor.

Dinlemek sadece duymak demek değildir. Dinlemek, aynı zamanda anlamaktır. Ömer dinlemiyor, dinlemediği içinde olayların iç yüzünü kendisinin göremediği madalyonun diğer kısmını göremediği için Zehra yı anlamıyor Ömer. 

Ömer öğrenecek, doğru dinlemeyi ve bunu öğrendiğinde Zehra yı daha iyi anlayacak.

Ömer Zehra yı kahvaltıya inmek için çağırmaya gelmiş odaya, Zehra da kaydı göstermek istedi, bir şekilde konuya giriş yaptı ama Ömer Zehra yı dinlemek istemedi. Gitti.

Kahvaltı sofrasında da hala Zehra ya kimsesiz olduğu için acıyor. Vah yavrum vah çekiyor. Çaman veriyor, kocana da bir kaşık koy diye söylüyor da, sabah sabah ne çamanı hala? hele işe gidecek Ömer için kokar ayol adam şirkette. Hala ah çektikçe çekiyor, Allah çektirmesin halacım.

Nihat da hala diyor da nafile söz dinler mi halamız o da ayrı bir havalarda kendince. Zehra ya senin nasibinde güzelmiş böyle güzel bir aileye gelin geldin dedi. Ömer’i de takdir etti. Zehra gibi biri ile evlendiği için.

 Nasip Kadar güzel bir kelime var mı? Ne eminsin, ne de ümitsiz.
Ama senin adına en iyisini bilene teslimsin.
 Aklınıza gelen güzel şeyleri duaya dökün… Bakarsınız yol olur, niyet olur ve nasip olur; hal olur.  Aramızdaki mesafenin adıdır nasip.
Herkes birbirine nasibi kadar uzak, Nasibi kadar yakın… Mevlana

Kahvaltıdan sonra, Nihat halası ile konuştu, masada konuştuklarını konuşma hassas konular yetimhane dedi. Hala da tamam ama hep den susmamı bekleme dedi. Ayşe de Zehra ile konuşarak halamızın kusuruna bakma kötü niyetli değil dedi.

Zehra da söylediklerine kırılmadım, duygulandım sadece dedi. Ayşe, biz senin gerçek aileniz seni çok seviyoruz dediğinde Ömer kapıdaydı ve ikisinin konuşmasını duydu Ömer. Zehra, ben duygulanırım böyleyim sen üzme kendini dedi.

Ömer’i fark etti Ayşe, Ömer de ben çıkıyorum dedi. Zehra da arabaya kadar yolcu etmek istedi. Her ne kadar Ömer istemese de Ömer’in arkasından koşa koşa geldi arabaya kadar beni dinlemelisin, hem de çok önemli dedi. Ömer de acelem var, hem de beni ilgilendirmiyor dedi. asıl seni ilgilendiriyor da dinlemiyor inatlık ediyorsun, keçi damarın yine tuttu senin Ömer, hay o inadın kurusun senin emi.

Tahtına oturmuş bir kral gibi araba kullanıyor Ömer, hey maşallah. Her güzelin bir kusuru vardır Ömer’in kusuru da inadı, dinlememesi. Onlar da olmasa dört dörtlük adam Ömer maşallah.  

Şirketten Demir aradı, kayıp dosya için, Ömer de yoldayım geliyorum dedi ancak bilgisayarının yanında olmadığını fark etti. Ayşe yi aradı bilgisayarını şoför ile şirkete getirmesini istedi. Alev de bunu öğrendi ben götürürüm diyerek Ayşe den bilgisayarı aldı. Alev bilgisayar bahanesi ile şirkete Ömer’i kontrole gidiyor. Aklı sıra onsuz işlerin yürümediğini görecek, Ömer’in ona yalvarmasını düşünüyordu da avcunu yalayacak Alev.

Ömer Nihat ile birlikte toplantı odasında dosyayı yeniden hazırlamaya çalışıyorlar. Şirketteki bu dosya için önemli olan bütün birimlerin sorumlu müdürlerini toplantıya çağırdı Ömer. Nihat da bu dosyayı yetiştirmek zor olacak, deyince, Ömer sen kendi raporlarını hazırla yeter dedi.

Doğru da söyledi Ömer. Herkes işin ucundan tutsa, kendisine ait dosya yı hazırlayıp verse Ömer’e, kayıp dosya 1-2 saate hazırlanır en geç 3 saate gıcırından bir temiz teklif dosyası hazır olur.

Alev geldi bu esnada elinde Ömer’in bilgisayarı ile ve Ömer den Zehra yı sordu birlikte dönelim diye. Ömer de Zehra dışarda çıkışta ben alacağım onu dedi. Alev gitmedi Ömer de risk dosyasını isteyince Alev bir kriz mi var dedi.

Ömer de evet var, masamdan çok önemli bir dosya alınmış dedi. Aslında o dosyayı Alev’in aldığını gayet iyi biliyor Ömer de bilmezlikten geliyor. Alev de ne demek odandan alınmış? Hangi dosya? Belki bir yardımım dokunur diyor. Alev senin kulağın sağır mı? Ömer masam dan diyor. Sen odandan diyorsun kendini ele veriyorsun.

Senden gelecek hayır Allah dan gelsin hadi Alev işin yok güzelim hadi git, bilgisayarı getirdin işin bitti hadi güle güle sana. Gitmiyor seyirci olarak oturup izleyecek, 

izle bakalım Ömer’in nasıl iyi bir yönetici, olduğunu, ekibin nasıl iyi olduğunu, organize olma konusunda birlik ve beraberliğin önemini izle ve gör Ömer’in sensiz de o şirketi çok güzel idare edip krizden kurtulmayı başardığını izle ve gör Alev. Ve sonunda da hüsrana uğra.

Alev, Ömer’in yanına oturacaktı ki, Ömer izin vermedi Alev’e kibarca senin yerin benim yanım değil dedi ve seyirci koltuğunu Ömer eli ile gösterdi. Sağında Demir, solunda Nihat iyi bir ekip ile toplantı başladı ve sonunda da Ömer iyi bir ekip çalışması ile güzel bir sonuç elde etti. Dosya hazır hale geldi. Alev de kaybeden bir Ömer’i izleyecekken kazanan bir Ömer’i izledi. İçinden de yine olmadı diye sinirden delirdi Alev.

Ömer Zehra yı aramam lazım Alev diyerek bir güzel postaladı Alev’i. Zehra telefonu açmadı. Ömer’in de aklına yine Yener ile birlikte olabileceği geldi. Asyanın resminde çizdiği ve ona anlattıklarını hatırladı Ömer.

Yener de önce Leyla ya, oradan da Salim amcanın dükkanına gitti. Salim amca namazdaymış, Koray ile konuştu. Kendisini kaçıran adamları nereden tanıdığını sordu ağız aradı Yener. Çıkışta da Zehra ile karşılaştı kapıda. Ve Zehra yı tehdit etti kayıtı ver diye. Üstüne üslük birde soruyor bu Yener sana ne yaptı diye? Sen ne yapmadın ki saydırma şimdi bana yaptıklarını Yener.

Bir de Salim amca yanlarına gelince, hiç o değil, kızı Zehra yı tehdit eden, kaçıran, zorla yüzük takan, senet den para alan daha bir sürü işi yapan Yener o Yener değilmiş gibi Allah kabul etsin diyor güldürüyor adamı. Nasıl bakıyorsun o adamın yüzüne sen Yener?

Zehra da babası ile dükkana girdi. Koray da izin istedi dışarı çıktı. Bu Salim amca ne kadar da iyi bir patron. Her izin istediğinde izin veriyor. Zehra ile konuşan Salim amca Zehra’nın bir yanlış anlaşılma, yapmadığı bir şey yüzünden zor zamanlar yaşadığını öğrendi.

Bunun üzerine, hz. Meryem’in de iftiraya uğradığını, namusuna dil uzatıldığını ancak Allah tarafından korunduğunu, kollandığını, sen de masumsun Allah tarafından korunacaksın, mevlam seni de koruyacak, kollayacak diyerek canım kızım diyerek sarıldılar birbirlerine.

Ömer toplantıdan sonra biraz yalnız kaldı odada ve Yener ile Zehra’yı en baştan beri birlikte gördüğü anlar bir bir gözünün önüne geldi Ömer’in. 2 Arabanın çarpışması, Ömer’in Yener’e para vermesi ve bu parayı Yener’in Zehra ya göstermesi, Yener’in Zehra ya yüzük takması, Zehra’nın Yener’e para vermesi.  Ömer gördüğü sahnelerin parçalarını yine kendince konuşmalarını duymadığı için yorumladı birleştirdi.

Ve ulaştığı sonuç Yener ile Zehra’nın bu işi para için birlikte düzenledikleri sonucuna ulaştı. Ancak ulaştığı sonuç yanlıştı.

Yasemin de Koray ile birlikte sahilde bir parkta piknik yapıyorlardı. Funda Sevim’e Yasemin’i sahile doğru giderken gördüm deyince, Sevimde oraya kızına bakmaya gitti. Koray gördü Sevim’i ve saklandılar birlikte.

Zehra da eve dönünce Ömer’in arabasından geldiğini anladı kayıtı dinletirsem her şeyi anlayacak diye çalışma odasına gitti. Ömer de aslan kesilmiş bir duruş pozisyonunda Zehra yı bekliyordu.

Zehra girdi odaya ve bütün bunların bitmesi için sana söylemem gereken bir şey var dedi. sözünü tamamlamasına izin vermedi Ömer. Bütün bunların nasıl biteceğini biliyorum, bütün bunlar para için, ilkinde senin 6 ayını satın almıştım, şimdi de bizi mecbur ettiğin yalanlarını satın alıyorum aynı bedelle diyerek cebinden çıkardığı çeki Zehra’nın avucunun içine koydu.

Orada dur bakalım Ömer bey. Haddini fazlasıyla aşıyorsun sen.

 KORKAK

Kızgınlıklar Geçer Belki Zamanla, Kırgınlığım Asla!
Olduğu Kadar, Olmadığı Kader, Deyip de Gidelim mi Şimdi?

İkimizden Geriye Bak Bir Oyun, Bir Oyuncak
Biri Çok Seven Biri Korkak,

Korkak, Başım Omuzlarına Ağır Gelmiş Ya
Bırak! Bana Büyük Acını Anlatma
Ne Var Senin Oyuncağın Kırıldıysa
Benim, Kalbim Paramparça!

Gökhan ÖZEN

dizibilgi google play

Adını Sen Koy 65. Bölümde Neler Yaşandı? (Analiz) (16 Yorum)

  1. Analizle pesh peshe geliyo sanirim firagmanda ciktiya ondandir asli elerine saglik yine ve yine harikalar yaratmishsin

  2. Gunaydi ask aylesi cevriye hala çok guzel bir karakde ben sahsen kendisi çok sevyorum hep bizi gulduruyor bide omerle zehran arasndai kuvensizlik di sürəkli qalvqa edip durdular ikiside okadar inacki bir birini dinlemyorlardi dah dogrusu omer zehrani anlatklarin hiç bir zam dinlemedi dinedigi zamanda yalan soylyorsu diyordu bitulu zehraya guvenemedi be omer neyse artik kotu guner gerde kaldi artik zehrayi deli gibi seven ona her seyden çok guvene bir omer var bence o zorba omer deyil artik simdi asik omer var aslicim analiz harika olmus elerine guregine salik canım çok tesekur ederiz bugun çok guzel bi gün 2 ci fragram da izledik usdune ikide analiz okduk deymeyin bizim keyfimze

    • Merhaba Aytaçcım, evet artık zorba Ömer yok Zehra ya aşık bir Ömer var.
      2. Fragmanı bende izledim çok güzeldi. Ama ilk fragman çok çok daha güzeldi.

      ❤❤❤❤❤❤❤❤❤❤❤❤❤

      • Gunaydi evet aslicim çok haklisin 2ci fragram dan sa 1 ci fragram çok daha guzeldi 2 ci fragram da son sahnesi guzeldi naslda sarlmsdlar bir birlerine ya kyamam ben onara insallah zamnla bunarda dahada guzel fragramlar izleriz

  3. Gunaydi ask aylesi cevriye hala çok guzel bir karakde ben sahsen kendisi çok sevyorum hep bizi gulduruyor bide omerle zehran arasndai kuvensizlik di sürəkli qalvqa edip duryolardi ikiside okadar inacki bir birini dinlemyorlardi dah dogrusu omer zehrani anlatklarin hiç bir zam dinlemedi dinedigi zamanda yalan soylyorsu diyordu bitulu zehraya guvenemedi be omer neyse artik kotu guner gerde kaldi artik zehrayi deli gibi seven ona her seyden çok guvene bir omer var bence o zorba omer deyil artik simdi asik omer var aslicim analiz harika olmus canım elerine guregine salik canım çok tesekur ederiz

    • Selam canım benim. Son 18 bölüm yazdım mı 180 bölüm tamamdır. İnşallah Allah izin versin de sizlere vermiş olduğum sözümü tutayım

      Yeni sezona da yeni kanalda, yeni bir ekip ile yeni bir başlangıç yapalım inşallah. Allah izin versin de.

  4. Asli hanim yine şahane bir analiz ellerine saglik buyuk bir zevkle okuyorum bir sonraki bolum analizi gelmişmi diye bakiyorum yuregine saglik teşekkurler birde omer ses kaydini hangi bolumde dinlemisti hatirliyamadim sizbiliyormusunuz

    • Merhaba Anonim, adınız kısmına size nasıl hitap etmemizi istiyorsanız yazsaydınız. O kadar çok anonim var ki,

      Ayrıca analizleri okuduğunuz için teşekkür ederim ilginize sağ olun.

      Sorunuza gelince, Leyla kendi telefonundan Ömer’e ses kaydını 98. bölümde çalışma odasında dinletti.

  5. İyi akşamlar Aslıcım gerçekden mühdeşemsin ellerine yüreğine sağlıq.Amma ben ne kadar yazdımsa isdediyim bölümlerin analizi çkmadı öpdüm iyi geceler♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡

    • Merhaba Könül, site içi aramaya nasıl yazdığını yazarsan sana yardımcı olabilirim. Ben yazınca istediğim bölümlere rahatlıkla ulaşıyorum sen nasıl yazıyorsun?

  6. iyi aksamlar nasilsiniz.aslicim bu analize bayildim tesekkurler Can Yucele ait olanda cok guzel bir iliskide mutlaqa guven saygi sevgi olmali yoksa o iliski yurumez. Birde bu bolumde nasil kizmistim omere ya yine zehraya cek verdi sinir sey neyse sinirlenmeyim aksam aksam.2ci fraqmanda cikmis cok mutluyum analizde okudum benden mutlusu yok suan benceiyi geceler tatli ruayalar hepinize❤❤❤❤❤❤❤❤❤❤❤❤❤❤❤❤❤❤❤❤❤❤❤❤❤

    • Merhaba Zehracım, çok şükür, iyi diyelim iyi olsun inşallah sende iyisindir.
      Evet bir ilişkide olması gereken sevgi, saygı ve güven üçlüsü. Anlayışı da ekleyelim bu üçlüye.

      2. fragman çok güzeldi. Ömer ve Zehra sahneleri. 3. fragmanda gelecekmiş. Hadi hayırlısı.