Adını Sen Koy 39. bölüm Özeti ve Analizi (180 Bölümde Devri Alem)

Adını Sen Koy da 180. Bölüme Kadar Ömer ve Zehra Neler Yaşadılar?
39. Bölüm
Alev Zehra’nın Evlatlık Verildiğini Öğrendi.

Alev, Zehra hakkında araştırmaya yapmaya devam ediyor. Yurttan aldığı adrese giden Alev, Zehra’nın evlatlık verildiğini öğrendi. O bayan Zehra gibi bir arkadaşı daha vardı ama adını hatırlayamadığını söyledi. Alev de aklından Leyla diye geçirdi.
Ömer de yurda gitti. ve yurt müdürü ile konuştu. Yurt müdürü Zehra’nın adına kayıtlı dosyayı verdi Ömer gerçekte böyle bir dosyanın olduğunu bazı belgelerin eksik olduğunu öğrendi.

Şimdi işin rengi değişti. Şöyle ki, Ömer’in baktığı dosya da yazan bilgiler şöyle; baba adı Müslüm yazıyor, yanlış okuduysam düzeltin Lütfen.
Soyadı: Kaya yakınlık derecesi: tam okuyamadım amcası mı yazıyordu? Mesleği : Marangoz.
Salim amcanın soyadı Kaya, mesleği marangozluk. Bu durumda Salim amca Zehra’nın amcası mı? yoksa sadece bir isim benzerliği mi? kafam allak bullak oldu benim. 

Salim amca hastanede yatarken sayıklamıştı emanetine sahip çıkamadım diye. Bu emanet kardeşinin emaneti miydi? Zehra’nın sandığında var olan düğün fotoğrafı ve bir erkek kol saati, tıpkı boynundaki kolye kadar anlamlı olsa gerek yoksa neden sandıkta saklasın ki Zehra ? Bakalım bunu nasıl bağlayacaklar dizide çok merak ediyorum?

Zehra evlatlık verildikten sonra yurda birkaç kere arkadaşını görmeye gelmiş.
Yalnız bu arada Salim amca ile Sevim de bu konu hakkında tartışıyorlar. Sevim kucağıma verdiğinde küçücüktü, ben büyüttüm onu ben diyordu ki, Salim amca fenalaştı. Biz büyüttük onu sen anasısın, ben babasıyım dedi.

Şimdi Salim amcanın bu konuşmasından da Zehra’nın bir şey bilmediği anlaşılıyor. O zaman Alev’in bulduğu Zehra Kaya Kim? Bu durumda sadece isim benzerliği akla geliyor. Başkasını bilmiyorum ben. Şuan gerçekten beynim durdu.

 

 

Senaristler bakalım bu konuyu nasıl akla mantığa uygun anlatacaklar dizide? Hep kapalı bir kutu var pandoranın kutusu gibi.

Alev kadından, Zehra yı alan aile hakkında daha fazla bilgi almak için para verdi. Adresini öğrenip aileyi yakından tanımak istiyor Alev.

Zehra da kardeşi Yasemin ile dışarıda dertleşiyor. Yasemin başlarına gelenlere üzülürken, Zehra her şerde bir hayır vardır der babamız, sağlıklıyız, iş buldum babam iyi diyerek yaşadıkları zorlukların hep iyi yanına bakıp, o iyi olaylarla mutlu oluyor, Yasemin’e de böyle tavsiyelerde bulundu ve sen bunları kafana takma derslerine çalış dedi.

Yasemin bir sezon boyunca ders çalıştı zaten.

Ömer de Demir ile Alev’in Zehra yı araştırdığını yurda gittiğini, yanlış iz üzerinde olduğunu yurtta da Zehra Kaya isminde biri zaten varmış dedi.

Bu işte bir bit yeniği var ama çözemedim gitti. şöyle ki, Zehra Alev’e adres vermese Alev oraya gidemezdi. Zehra kafasına göre o yurdu söylemedi herhalde. Hadi Zehra söylemedi desem, Alev onca yurt içinde neden oraya gitsin ve orada hemen Zehra Kaya ismini bulsun. Bu işte bir iş var ama bunun da üstünü örterler. örttüler de zaten. 

Ömer Demir ile bu konu hakkında konuşmasına konuşuyor da, Ömer de o zamanlar Zehra’nın anne ve babasının Salim ve Sevim olduğunu düşünüyor. Ama Ömer çok sonraları Sevim’in Zehra’nın gerçek annesi olmadığını öğrendi.

Yani dönüp dolaşıp bu yurda yine gelmeleri lazım özellikle de Zehra’nın. Tabi bu ayrıntıyı unutmazlarsa.

Ömer Demirden, Alev’ i Kıbrıs’a göndermesini istiyor. Burada daha fazla araştırma yapmasın, ayak bağı olmasın diye. Ama Ömer bir türlü Alev’i durduramıyor. Allem ediyor kallem ediyor yapacağını yapıyor Alev. Paranın açamayacağı kapı yoktur diyerek Zehra’nın ailesinin peşinde Alev.

Alev Alev, Para her kapıyı açmaz. 

Paranın da açamayacağı kapılar vardır. Cennetin kapısı gibi, Zaman gibi mesela. Zamanı parayla satın alamazsın giden zaman gitmiştir. Geriye ise dönüşü asla yoktur. Zamanın telafisi yoktur.

Para Her Kapıyı Açmaz.

Ev alırsın da yuva alamazsın. Yatak alırsın da, uyku alamazsın. Saat alırsın en afillisinden marka ama zamanı satın alamazsın. Kitap alırsın da, bilgiyi satın alamazsın. Yiyecek, içecek ne istersen para ile alırsın da, peki ya iştah para ile satın alamazsın. 

Mevki, makam rütbe belki para ile bir yerlere gelebilirsin ama ya saygınlık, itibar bunları para ile satın alamazsın, alsan da, aldığını düşünsen de, paran bitince itibarında biter, saygınlığında, sahtedir çünkü. 

İlaç alırsın da sağlık para ile satılmaz. Bu liste uzar da uzar böyle,  yani demem o ki, para her kapıyı açmaz.

  

Koray Yasemin’i evinin önünde bekledi onunla konuşmak istedi. O esnada da Sevim gördü hırsız diye koşarak yakasına yapıştı. Yener geldi ve ayırdı onları sonra da Betonu Koray’ın peşine taktı. Yener, Koray’ı babasına para karşılığında verecekte ondan. Ne para gözsün sen Yener.

Zehra da Yasemin den ayrıldıktan sonra, konağa döndü dönmesine de, akşam olmuş hava kararmıştı. Yemek saati de geldiği için içeri girmeye çekindi Zehra. İçeri girmediği içinde zaman geçiyor evdekiler Zehra yı soruyordu Ömer’e.

Ömer de trafiğe takılmış gelir dedi. Siz yemeye başlayın Zehra gelince birlikte yeriz dedi. Ayşe de abisine şaka yollu takıldı. Abim eşi ile başbaşa yemek istiyor diye.

 

Bahçeye çıktı Ömer. Akşam akşam saklambaç oynamaya var mısınız? Ömer Zehra ile saklambaç oynuyorlar da 🙂 hey yarabbim Zehra ne saklanıyorsun çıksana. Bak sayıyorum. Önüm arkam sağım solum sobe saklanmayan ebe 😀

Ömer Zehra küçük ağacın arkasında olduğunu gördü ve Zehra yı sobeledi. Sobe Zehra sobe çık hadi eve gidiyoruz. 

 

Çok tatlı bunlar, küçük yaramaz çocuklar gibisiniz. Biri suç işlemiş diğeri de, bir diğerinin suçunu saklamasına yardımcı oluyor gibi. Sizi gidi kaçak yaramazlar. Birde Zehra geç kalınca içeri giremedim demez mi? niye giremiyorsun Zehra? iyi akşamlar ben geldim de gir içeri ama öyle utangaç ki, Ömer’e sığındı. Ömer de onu korudu, kocası tabi koruyacak, Zehra garibim sorarlarsa ne söyleyeyim? diye Ömer’e soruyor. Ömer de trafiğe takıldım dersin dedi. Ömer önde Zehra arkada eve girdiler.

Masa da Alev sorguya çekti Zehra’yı, Leyla ne zaman gelecek? Nerden geliyorsun? Diye. Neyse ki, Zehra bir şekilde Alev badiresini atlattı. Alev’in makyajı da giderek koyulaşmaya başladı bu nedir kapkara bir makyaj. Başlarda bu kadar koyu değildi bu makyaj.

Betonda Koray’ın kaldığı evin adresini öğrendi ve Yener’e mesajla bildirdi. Koray da aklında Yasemin’in söyledikleri Koray Fundanın arkadaşı sözü bu çok dokunmuş Koray a kaza yaptı onu düşündüğü için.

Ömer ile Zehra odalarına çıktıklarında Ömer Zehra ya yine kızmaya başladı. 1 saatliğine izin vermişti Ömer. Zehra ise o saati çoktan aşmış akşam eve gelmişti.

Zehra açıklama yaparken, mecburdum çünkü dediğinde, Ömer senin tek bir mecburiyetin var diye öfkeli bir şekilde parmağını kaldıracaktı ki, Zehra’nın korktuğunu fark etti Ömer ve kendini frenledi Ömer.

Yaptığı hatanın farkına varan Ömer parmağındaki evlilik yüzüğüne dokunarak sakince Zehra ya yaklaşıp, hafif bir ses tonuyla, Alev bu meseleyi unutana kadar çok dikkatli olacaksın. En ufak hata bile yapmayacaksın dedi ve odadan çıktı Ömer.

Artık Ömer Zehra ile olan evliliğin ciddiyetinin farkında ve Zehra yı üzmek de istemiyor Ömer ve bu evliliğe değer veriyor. Dili ile bunu söylemese de beden dili ses tonu bu konuşmanın sonunda nasıl da kendini ele verdi gördük. Artık Zehra ya karşı kendini frenleyip, sakinleşmeye başladı Ömer.

Ve Ömer biran önce Alev’i Kıbrıs’a postalamak istiyor Demir uçak biletini aldı ama Alev’in gitmeye hiç niyeti yok. Hele bir de kadından telefon gelince öldürsen gitmez Alev.

Zaten gitmedi de. Demir onu uçağa kadar götürdü Ömer’i aradı bilgi verirken Alev’in uçağa binmediğini gördü Demir. Alev aklı sıra Demir’i atlattığını düşünüyor ama yanılıyor. Demir her an arkasında takip de haberi yok Alev’in.

Nankör Alev, yediğin önünde yemediğin arkanda, Ayşe den sonra birde Zehra çıktı demek ne demek? Sen o evde necisin Alev? yerini de, haddini de bil, nankörlük yapma Ömer’e.

dizibilgi google play

Adını Sen Koy 39. bölüm Özeti ve Analizi (180 Bölümde Devri Alem) (20 Yorum)

  1. Merhaba Aslıcım.Ne hayellerinden vaz geç,ne umudunu itir,güzel kızım.Görünen o ki düşüncelerimi dogru aktarmıyorum.O pilotu yazmakla sana dstek olmak istedim.Yani sen gönlünü ferah tut,senin bir şeyin yok,görülecek işlerin ise çok.Kendin her şeyi çok daha iyi bilirsin,biliyorum.Ama belki bunlar da bir işe yaradı diye yazdım.ASK dizisi için yazdıgın analizleri okuyan her kes beyendi,seni tanıdı ve sevdi.Ama sen daha geniş alanda imzanı tanıtmalısın deye düşünüyorum.Bence qazetelere makaleler,çocuk dergileri için küçük hikayeler,masallar yazmak olar.Yabancı dilden çevirmeler ola bilir vs. Bu yolun eziyyeti çok biliyorsun.İnsanlar seni tanıyana kadar zaman geçecek.Ama cefa olmazsa sefa da olmaz.Yavaş yavaş büyük hacimli eserler sunarsın.Hatta Erkanla Hazal için yeni bir dizi senarisi yazarsın.Neden olmasın.Bunu senden iyi kimse yapamaz.200s.yazıyı atmasaydın keşke.Ama olsun,tüm yazarlar başlangıcda böyle yapmışlar,hatta bu işden el götürmüşler.Sonra yine dözmeyip dolmuş yüreklerini kagıtlara dökmüşler.Ben yıllarla büyük bir kütüphanede çalıştım.Cevremde yazmayıp da pişman olan insanları gördüm.O üzden eminlikle söylüyorum sana.Yaz,yarat canım kızım.İnşallah hastalıgın kalbinle ilgili diyil.Çünkü bu yolda kalbin de,canın da yanacak.Biz senin acı çekmeni istemeyiz.Sen bizim için çok kıymetlisin. Sen bizim için bir örnek,bir nümunesin.Hepimiz seni çok seviyoruz.Söz.Bir de böyle uzun yazıp seni yormam.Pes etmek yok,vaz geçmek yok,biraz dinlenip yola devam,Aslıcım.Allah gönlünce versin.Sag ol.

    • Canım ablam benim sen nede güzel şeyler yazmışsın öyle çok teşekkür ederim çok mutlu oldum. Allah izin verir ve yürü ya kulum derse inşallah, senin yazdıkların neden olmasın ablacım Allah ol derse olur.

      Ablacım sen düşüncelerini çok güzel ifade ediyorsun bundan emin olabilirsin.

      Ablacım bana destek olmak için yazdığını biliyorum, Ben o gün o mesajı yazarken gerçekten de bazı yaşadıklarımdan dolayı, duyduğum sözlerden çok yorulmuş, çok üzülmüştüm o sebeple öyle yazmıştım.

      Geçmişte yaşadıklarım bana çok büyük tecrübeler kazandırdı. Bundan sonrası için hayallerimden vazgeçmeyeceğim, çaba ve gayret göstereceğim, Hayallerime ulaşmak için.
      Ablacım sen yaz senin yazdıklarını okumak bana huzur veriyor, sana hayranım ablacım 🙂 azmine, gayretine, sana söz bu yazarlık konusunda araştırma yapıyorum.
      o 200 sayfayı yırtıp atmış olabilirim. Buraya yazdıklarım duruyor, eh Allah izin verirse, yazacak kalem Allah’ın izni ile duruyor.
      Bende seni, sizleri çok seviyorum ablacım.

  2. Günaydın Aslıcım.Kuş tek kanatla uçarmı,uçmazmı.Bir cevabım yok.Ama 2 bacagı dizinden yukarıya kadarı amputasyon olunmuş,protez bacaklarla uçak idare eden birisi olmuştur.1941-45.muharibesinde 2 bacagını itirmiş rus pilotu Aleksey Meresyev azmi,cesareti,iradesi ile, işini sevdiyi için uzun yillar mücadile etmiş,sonucta çok sevdiyi uçagında semaya kalkmayı becermişti.Boris Polevoy “Asıl insan hakkında povest”eserini ona yazdı.Ben hele okulda iken o eseri okumuştum ve genc pilota hayran olmuştum.Sen ise diyorsun hastalık,kırık kanat…Farslarda bir deyim var: İstemek becermektir. Demek ki becermek için istemek,hem de çok istemek lazım.Gerisi kolay.Yoruldunmu?/ İyi günler o zaman.

    • İyi akşamlar ablacım, en nihayetinde bende insanım, etten, kemikten yaratıldım, can taşıyorum herkes gibi ve evet bazen yorulduğum anlar oluyor, çok canımın yandığı anlar ama pes etmek yok, vazgeçmek yok, biraz dinlenip kaldığım yerden yola devam ablacım. Benim hayallerim var, umudum var, umudum olduğu sürecede ben hayattayım zaten. Umut biterse yaşam da biter.

      Örnekte güzel bir başarı örneği sağolasın.

  3. Merhaba Lale.Nasılsın kızım.İlin bu faslında günler uzun olsa da işler bitmiyor.Şimdi zaman buldum ve seninle Aslının yazılarınızı okudum.Yazın güzeldir,inandırıcıdır.Ben beceremedim,ama sen becereceksin ve Aslı kitab yazacak inşallah.Dilin şirindir,ona hastalıgını unutduracaksın.Nolur Aslıcım gec kalma,benim ömrümə etibar yok.İlk kitabını almak için Türkiyeye de gele bilirim.Söz.İnşallah.Dogrusu bir az kırılmışdım.Geri döndükde Aslıdan başka kimse benimle salamlaşmadı.Ama önemli deyil,geçer.Lalecim senin de bence yazıların var.Bizde sandıq edebiyyatı diyorlar.Jani kendin için yazıyorsun,kimse bilmiyor.Bir de düşünüyorum ki marangoz tahtanı güzelleşdiren gibi hastalıklar,derdler de kalbi,ruhu güzelleşdirip,insanı İNSAN ediyor.Salamat kal güzel kızım.Aslının zamanını almak istemiyorum,her kes analiz bekliyor.Allaha emanet olun.

    • Canım ablam gelmiş, hoş gelmiş sefalar getirmiş, nasılsın ablacım iyisindir inşallah. İşlerden yoğun olduğunu yazmışsın Allah yardımcın olsun ablacım.

      Sen darılma olur mu arkadaşlar görmemişlerdir yazdıklarını görselerdi selam verirlerdi. Bazen benim de görmediğim sonradan gördüğüm mesajlar oluyor.
      Kitap yazmak ve ben, o defteri seneler öncesinde yırtıp attığım yazılarımla, kapattım ben. Yeniden temiz bir sayfa açmak için ise, bilmiyorum? Kanadım kırıldı bir kere, tek kanatla nasıl uçulursa öyle uçuyorum şimdi işte öyle benim durumum.
      Sen Türkiye ye gel inşallah en güzel şekilde misafir etmek isterim seni ablacım.
      Allah sana hayırlı uzun ömürler versin inşallah.

      • Aslıcım sen keşfedilmemiş bir yeteneksin , aslında biz tarafından keşfedildin ama böyle genç bir yazarı Türkiye’ye kazandırmamız gerek
        Vazgeçtiğin hayallerini yeniden gerçekleştirebilirsin sende bu yetenek olduktan sonra
        İnan sen bu yetenekle kitap da yazarsın , roman da , Hanım Abla gibi ben de , kitap yazarsan senden kitap almaya sıraya bile girerim
        Canım benim sen bir mücevhersin ama sana yol gösteren , daima arkandayım diyen birileri olmamış sanırım , biz seni keşfettik ama bazı insanlar içindeki mücevheri görememiş

        Canım sana diyeceğim , o vazgeçtiğin hayallerinden vazgeçme , yine aynı azim ve hırsla yazmaya devam et
        Birazcık olsun umudunu yitirirsen yanı başında duran Erkan’a bak hatta telefonunu karşına koy Erkan’a baka baka yaz içinden geldiğince
        Seni tekrardan yazmaya teşvik eden , sana yeniden umut veren Erkana bak oldu mu
        Yazmayı, hayal etmeyi bırakma canım benim
        Biz ve Erkan DAİMA YANINDAYIZ!

        • Çok teşekkür ederim Aslınurcum, güzel iltifatların için 🙂

          Bir konuda çok haklısın, geçmişte bana yol gösteren ve daima senin arkandayım diyen kimse olmadı.
          Hani bir söz vardır araba devrildikten sonra yol gösteren çok olur diye.
          ben hep bunu yaşadım, üniversite konusunda özellikle. Tabi araba devrilip de hurdaya çıktıktan sonra kullanılamaz.

          Ama pes etmedim vazgeçmedim o hurdanın içinden çıkıp yaralarımı kendim tek başıma sarıp, çok ağlayarak, gözyaşı dökerek yeniden yollara düştüm, kendimi geliştirdim. Ve bundan da vazgeçmeyeceğim, kendimi geliştireceğim Allah’ın izni ile inşallah, kim ne derse desin umrumda da değil. Ölünceye kadar öğrenmeye devam edeceğim.

          Her düştüğümde yalnızdım, canım çok yandı, dizlerim kanadı, yürüyemediğim zamanlar oldu ama ben vazgeçmedim pes etmedim yılmadım. Okuma aşkımdan vazgeçmedim, yeniden ayağa kalkmayı başardım, zor oldu ama başardım, kimi zaman topallayarak, kimi zaman yürüyerek, kimi zaman da koşarak geldim bu günlere. Ve bundan sonrada yola devam gittiği yere kadar, son nefesim nerede son bulursa oraya kadar devam edeceğim, çünkü; benim umudum var, çünkü; herkes gibi beni yaratan bir Allah’ım var. Ben ona güvendim ona sığındım.

          Erkan kardeşim, ne zaman kendimi kötü hissetsem onun güzel bir resmine bakıp enerji topluyorum bu doğru, ondan güç alıyorum, onun pozitif bir enerjisi var.
          Yanımda olduğunuz içinde teşekkür ederim canım.
          Hayal kurmak, hayal etmek güzeldir. Hayallerimden vazgeçmiyorum, vazgeçmeyeceğim de 🙂
          Gerçekleşmeselerde ben elimden geleni yapacağım, en azından çaba sarf ettim, gayret gösterdim, yaptım olmadı diyebilmek için.
          bana baya içimi döktürdün Aslınurcum, bu zamana kadar ben hiç kendimden bu kadar bahsetmemiştim 🙂

          • Sen bütün iltifatları hak ediyorsun canım benim
            Yazını okurken gözümden yaşlar damla damla aktıp gitti , içim hüzünlendi

            Hayatta iki tür insan vardır ;
            Biri hayaller kurar
            Diğeri hayallerinin peşinden koşar

            Sen ikincisisin canım , sen benim hayatımda gördüğüm en azimli insanlardan birisin
            Hayatın bunca zorluğuna rağmen yılmadan aynı azimle mücadele eden birisin sen
            Sen hiç umudunu kaybetmemişsin bu zamana kadar , umudun seni ayakta tutmuş en zor zamanında bile
            Bundan sonra da hiç kaybetme olur mu , çünkü artık sana destek olan birileri hatta bir sürü insan var bunu unutma
            Hem “Umut uyanık adamın rüyasıdır” bunu da unutma canım
            Ben daha fazla uzatmayayım , hadi kal sağlıcakla … İyi geceler :*

    • Hanım ablacım biz seni istemeden kırmışız çok çok çok ama çok özür dilerim , başka yere yazdıysan görmedim ablacım kusura bakma
      Hoş geldin ablacım hoş geldin

  4. aslicim bence alevin buldugu zehra kayanin ismi benziyor cunku evlatlik verikdigi evden hirsizlik yaparak kacmis…sevimse zehranin bebekken eline verildigini soylemisti …ha bu arada bu analizde omere hic bir iltifat goremedim hayirdir

    • Kadının verdiği adres Zehra Kayanın değil başka. Zehranın adresiydi.Ancak bence de Zehra Salim ve Sevimin kızı değil.Çünki eğer Salimin kızı olup başka bir annesi olsaydı, o zaman nasıl olur Salim ve Sevimin Zehradan büyük kendi oğlu olur Sinan Kaya. Bu yalnız Salimin bir abisinin kızı ola bilir ki onun da adı Müslüm Kaya. Çok güman ki,Müslüm ölerken kızını Salime emanet etmiş.Ancak birileri bebeğiyi yurda bırakmış Salim ve. S evim de yurtda bir kargaşa çıkarıp kızı almışlar. Çünki kadın da diyordu daha bulamadım Allaha şükür unutmakta ne mümkün zaten

  5. aslicim bence alevin buldugu zehra kayanin ismi benziyor cunku evlatlik verikdigi evden hirsizlik yaparak kacmis…sevimse zehranin bebekken eline verildigini soylemisti

    • Bence de benziyor. Yalnız bu Sevim ile Salim amcanın konuşmasının aynı zamana denk gelmesi, Alev’in konuyu araştırıp yurtta Zehra Kaya isminde birini bulması, bazı evrakların eksik olması. Yurtta ki kadın da Alev’e geldiğinde küçücüktü el kadar bir şeydi dedi Zehra elime verildiğinde dedi.
      Bunu Sevim de söyledi.
      Çok sonraları Ömer Sevim’in annesi olmadığını öğrendi. Bana göre Zehra’nın gerçek annesini bulmasında bu yurda bağlayacaklardı konuyu ama iş başka yerlere gitti.
      Bakalım 2. sezonda Zehra gerçek annesini nerede arayacak? nasıl bulacak? çok kafa karıştırdılar bu konuda.

  6. Aslicim evet ben senin takipcinim daha dogrusu fanin diyelim, her analizini sabirsizlikla bekliyorum siyah yazilarina bayiliyorum.Yazmak sana Allah tarafindan verilen yetenek sende bunu biraz olsada degerlendiriyorsun. Biraz diyorum cunki sende kitap yazacak kadar yetenek oldugunu seziyorum. Sen buraya analiz yazmakla binlerce kişinin duasini aliyorsun. Dogru bir cogunluk yazarak dile getirmesede her analizi okudunda kendi yanlarindan takdir ve teşekkur etmemeleri imkansiz bir şekilde yaziyorsun. Allahin sana verdigi bu yetenek belki senin hastaligindan kurtuluş kapisidir. Bunun sayesinde hayatinda hec gormedik insanlarindan dua aliyorsun, tum ictenlikle edilen duanin acamaycagi kapi yokdur. Hec bir zaman umudunu kaybetme hayat sinavindan başari ile geciceksin inşallah. Biz senin her zaman duaciniz

    • Canımsın sen Lalecim teşekkür ederim. Sen bende kitap yazacak yetenek olduğunu yazmışsın ya, bir zamanlar kendi yazdığım 200 sayfaya yakın yazım vardı ama işte o zamanlar bana destek olan yol gösteren kimse yoktu. söylemedikleri söz kalmamıştı bende o an ki ruh halimle hepsini yırtıp, attım ve bir daha da yazmama kararı almıştım ki, işte bu dizi, Erkan kardeşimin başarılı oyunculuğu ve burası ve sizler bana yeniden yazma imkanı sundunuz. Teşekkürler.

      Evet duanın açamayacağı kapı yok bana dua eden herkese teşekkür ederim, buna gerçekten çok ihtiyacım var. çünkü canım çok yanıyor, ağlayarak yazıyorum şuan sol tarafım çok kötü, geçecek bugünler de geçecek dayanacağım sadece büyük bir sabırla.

      Geldi mi her şey üst üste geliyor, bir de şimdi dizi 2. sezonda trt 1 de olacak mı olmayacak mı belli değil. moralim çok bozuk.
      Geçecek bu da geçecek, hangi gün gelip geçmedi ki, elbet bu zor günlerde geçecek.

    • Lalecim ben sana yazmıştım ama çıkmamış, çok teşekkür ederim meleğim benim. öptüm seni. Bazen umudumu kaybettğim anlar oluyor olmuyor değil ama bir şekilde toparlıyorum. toparlamak zorundayımda hayat devam ediyor çünkü. ne günler geldi geçti bu zor günlerde geçecek elbet. dua edenlere çok teşekkür ederim.

    • Lalecim, yazmam ile ilgili söylediklerin için çok teşekkür ederim bir tanem, şimdi ilk burada yazmaya başladığım zamanlarda buraya yazdığım bir kaç yazımı kendi yazdıklarımı okudum da bunları ben mi yazmışım dedim? kendime, kaç bölüm sonra olacakları neredeyse yakın bir şekilde yazmışım. bazen ben bile kendime şaşırıyorum.

      Kitap yazacak yetenek demişsin ya, geçmişte yazdığım ama birilerine kızıp yırtıp attığım 200 sayfa geldi aklıma, kendime, kendi halime, vazgeçtiğim hayallerime, vazgeçtiklerime, pes ettiklerime, yaptığım fedakarlıklara, şöyle bir baktımda ne zor günlerden geçtiğimi gördüm. ömer ve zehra gibi.

  7. Aslıcım kalemine sağlık canım , teşekkür ederim analizi yazdığın için
    Vallahi şu yetimhane meselesi çok karmaşık
    Senin gibi benim de beynim durdu , ne söyleyeyim ne yorum yapayım bu konuyu , bir başlasam bitiremem , içinden çıkamam vallahi , bunun için beyin fırtınası yapmam gerek

    • Canım bakalım senaristler yazdıkları bu sahneler ve konuların içinden akla mantığa uygun olarak nasıl çıkacaklar bakalım? merakla bekliyorum 2. sezonu.