Adını Sen Koy 224. Bölüm Analizi 23 Kasım

Adını Sen Koy 224. Bölüm 23 Kasım 2017 Perşembe

Acı, Çok Yıkıcı Bir Güçtür. 

Ömer Çocukluğunda Acı Bir Söz İle Darbe Almış, Çocukluk Travmasını Evliliğinde Tekrar Ediyor. Ömer’in İyi Bir Terapiye İhtiyacı Var. Mert Neredesin Gel de Ömer’e Bir Terapi Daha Yap. Ömer Geçmişin İzlerinden, Geçmişin Gölgesinden Kurtulamıyor.

Geçmiş, Geçmiş. Ama Etkileri Geçmemiş. Ömer, Geçmişi Bugünde Yaşıyor.

   

Zehra baba evinde akşam yemeğine kalıyor, Ömer de gelecekti ancak Ömer Zehra ya o senin problemin diyerek gelmeyeceğini belirtirken, evdeki büyükler akşam için hummalı bir çalışma ile mükellef bir sofra hazırladılar.

Zehra babasına Ömer gelmeyecek diyecekti ki, kapı çaldı gelen Ömer di. Elinde bir kutu çikolata ile gelmiş. Zehra çok şaşırdı. Şaşkınlığını üzerinden atınca Ömer içeri geçti.

Ömer terlik giymeden içeri geçince, Salim amca bunu fark etti ve Zehra dan eşine terlik getirmesini istedi. Ömer ben alırım dese de Salim amca olmaz dedi. Zehra terliği getirdi ve Ömer Zehra’nın bileğinden tutarak terliği aldı.

Ömer her ne kadar Zehra ya kızsa ve ona karşı geçmişinde çocukluğunda duyduğu bir söz yüzünden öfke duysa da çok seviyor Zehra yı Ömer. Hele bilse ki o sözlerin devamını bugün bu yaptıklarına çok üzülür Ömer.

Senaryoyu yazan arkadaş Ömer’i nasıl bir karakter haline getirdi böyle? Sanki bir sezon boyunca bu para avcısı Zehra’nın para avcısı olmadığını anlayan Ömer bu Ömer değil.

Geçmişin izlerini, gölgesini bir tek Ömer değil, Nihat da yaşıyor. Ömer’in ensesinde bir söz varken, Nihat’ın karşısında birebir geçmişten bugüne gelen Müge var. Amerika da tedavi görüp gelmiş. Al sana bir takıntılı manyak daha.

Nasıl bir geçmiş ki, bunların peşini bir türlü bırakmıyor. Benim bildiğim dün takvim yaprağı ile birlikte yırtılıp atıldı dünde kaldı. Çıkan geliyor geçmişten bugüne, kimi söz ile kimi de bizzat kendisi ile. Müge sütsüz şekersiz kahve içmeyi seviyormuş da Nihat onu ikram edecekmiş ona. Nihat, yeniden görüşmemiz uygun olmaz dedi. Müge de Amerika da uzun süren tedaviden sonra gayet iyiyim dedi. Nihat’ın telefonunu alarak kendi telefonunu kaydetti uygun olunca ararsın diyerek gitti.

Nihat da nerden çıktı şimdi bu diyor? Ne bileyim nereden çıktı? Sen daha iyi bilirsin Nihat. Hem ne Amerika’ymış arkadaş, Alev, Ömer, sakallı polis Tayfun, Mert, Müge daha varmı arkadaş? Macera dolu Amerika, Amerika sen neleri kimleri saklamışsın da bugün hepsini getirdin buraya.

Mahallede ki evde akşam yemek masasına tüm aile oturmuş yemek yiyordu. Şükran teyze ve Koray da var bu yemekte. Ve Şükran teyze Ömer’i bir sınavdan geçirdi. Masadaki yemeklerden hangisini Zehra yaptı diye sordu.

Canan da nerden bilsin? deyince, Koray, Ömer abim bilir dedi. Ve gerçekten de Ömer bildi. Zehra et sote yapmıştı Ömer et sote dedi. Şükran teyze de; kıyamet kopsa dünyanın iki ayrı ucuna da savrulsanız siz bu muhabbet ile gözü kapalı yine birbirinizi bulursunuz dedi. Ömer de Zehra ya bakıyordu bu sözler söylenirken.

Ömer deli gibi sırılsıklam aşık Zehra ya da acı çektiriyor boş yere. Konuşsa içindeki zehiri dışarıya atabilse Ömer, hem kendine, hem de Zehra ya zarar vermekten kurtulacak yapmıyor inatçı keçi Ömer. Damarı tuttu, o inat damarın kurusun emi Ömer.

Yemekten sonra kahve yaptı Zehra servisi de kendisi yaptı. Ömer Zehra’nın elinden kahve içti. Ömer Zehra ya sende çok yoruldun otur biraz dedi. Zehra da mutfakta biraz işi olduğunu bitince geleceğini söyledi. Salim amca da, kızım böyledir, onun olduğu yerde hizmet de, hürmet de kimseye kalmaz dedi.

Ömer de, içinden zavallı adam evladı gibi sahiplenmiş, nice fedakarlıklarla büyütüp bu yaşa getirmiş, verdiği emeklere yazık, kızım diye bağrına bastığı sahtekar, o masum görüntüsü ile onu da kandırıyor. Adam yıllar yılı koynunda yılan beslediğini öğrense kahrından ölür herhalde diye içinden geçiriyor.

Ömer, senin kafandan aşağıya kaynar su mu dökeyim? Soğuk su mu? Hangisi seni kendine getirir? Kırk katır mı? kırk satır mı? seç Ömer. Yok yok senin iyi bir terapiye geçmişin acılarından kurtulmaya ihtiyacın var. Mert nerelerdesin? Gel şu arkadaşına bir terapi uygula da kendine gelsin. Ömer kendinde değil, ne dediğini bilmiyor, ağzından çıkanları kulakları duymuyor. Geçmişe takılıp kalmış Ömer.

Cananın başı ağrıyormuş da erkenden yatmak istedi annesi ayıp oluyor dese de aldırmadı. Zehra da kalkalım deyince, hala bu gece kalın sabah hep birlikte kahvaltı yapalım dedi. Zehra da kalmak için gelmediğimiz için hazırlığımız yok dedi. Ömer Zehra ya inat olsun diye kalalım dedi ve kaldılar.

Salim amca kendi odasını verdi onlara. Zehra oda daydı Ömer dışardan içeri girerken kapıda karşılaştılar. Göz göze sevgi ile birbirlerine baktılar. Ömer yine sert Ömer moduna geçti. Zehra Ömer’e teşekkür etti. Bu gece geldiği için, anlayışlı davrandığı için.

Ömer de bunu senin için değil, baban için yaptım dedi. Böyle bir babanın senin gibi bir kızı olması inanılır gibi değil, yazık çok yazık dedi. Zehra da ettiğin laflar taşıyamayacağım kadar çok ağır babam senin gibi düşünmüyor, yanılabileceğin aklına geldi mi hiç?  dedi.

Ömer de, neyi hak ediyorsan onu söylüyorum, asla asıl yanılan baban dedi. Ömer, Zehraya çok büyük haksızlık ediyorsun. Konuş, konuşmuyorsun, sor aklındakileri, sormuyorsun. Anca böyle sözlerle kalp kırıyorsun ama haksızsın Ömer. Seni ne kendin getirir? Konuşmadan sorunları çözemezsin konuşmalısın Ömer.

Ömer yerde yatmak için hazırlanırken hala seslendi müsait misiniz? diye işte o zaman Ömer yerde yatmaktan vazgeçti. Su getirmiş hala onu verdi çıktı. Ömer takımının ceketini çıkardı kravatını da ve gömleği pantolonu ile yattı yatağa. Zehra’nın baba evi olduğu için pijamaları vardı evde onları giymiş o da Ömer’in yanına yattı ağlayarak, birbirlerine sırt dönerek uyudular.

Salim amcanın odası, Zehra ve Ömer’in yatak odasından daha aydınlık, ferah ve huzurlu. Konakta ki odanın acil olarak renginin değişmesi lazım. İnsan o odada rahat huzurlu bir uyku uyuyamaz kasvetli bir oda. Acil olarak odanın rengini ne olur değişin lütfen dizi ekibi lütfen.

Sabah olduğunda Ömer ilk uyanan oldu. Zehra’nın uyurken güzel yüzünü seyretti bir süre ve sonra ona dokunmak istedi yapamadı Zehra’nın Sabah’a söylediği sözler geldi aklına.

“Nefret ettiğin sevmediğin biri ile aynı çatı altında yaşamak, yüzünü dahi görmeye tahammül edemezken aynı odada kalmak, aynı havayı teneffüs etmek. Seviyormuş gibi davranmak, para için böyle bir hayata katlanmak öyle zor ki, “

Öyle bir yer etmiş ki aklına bir mıh gibi çakılmış kalmış atamıyor bu sözü Ömer. bilse ki yanılıyor, bilse ki boş yere hem kendine, hem de Zehra ya eziyet ediyor.

Hala küçük bir çocuk Ömer, geçmişte annesinin gitmesinde kalmış, onun söylediklerinde kalmış, çok ağır bir darbe almış Ömer. Öyle üzülüyorum ki Ömer için. Acil birileri ile konuşması ve geçmişindeki bu acıdan kurtulması gerek Ömer’in. Mert burada olsaydın da Ömer ile konuşsaydın, Demir yada sen olsaydın yol gösterseydin Ömer’e . Ömer’in yardıma ihtiyacı var. Hem de çok acil olarak bir yardıma ihtiyacı var.

Ömer yeniden uyudu ve sonra ilk uyanan Zehra oldu. Ömer’in uyuyan yüzünü seyretti. Ne oldu sana, bedenin bu kadar yakınken, kalbin çok uzakta. Yanımdayken yokluğunu yaşamak öyle canımı yakıyor ki dedi. Ömer de uyanınca Zehra günaydın dedi. Ömer bir günaydını esirgedi.

Zehra ve Ömer, mahalledeki evden ayrılırken, Salim amca; Ömer’e içimde hep bir şüphe vardı, kızımı üzerse, canını yakarsa diye, akşam anladım ki kızım emin ellerde dedi. bilmiyor ki kızı ne acılar çekiyor, üzülüyor ağlıyor.

Zehra, babası ile vedalaşıyor. Babası korkularından bahsetti ve gördüm ki, eşin seni evinin hanımı, başının tacı yapmış. Aşk baki olmayabilir, mutluluğu ve huzuru korumak elinizde, bu mutlu yuvayı korumak için çaba harcamalısın dedi.

Sanki olanları biliyormuş gibi Zehra ya nasihat verdi babası. Artık siz birbirinize emanetsiniz, insanlık hali aranızda tatsızlıklar olabilir, sorun ikinizin arasındaysa, çözümde ikinizin arasındadır. Size ikinizden ala dost yok dedi.

Zehra, babasına sarılınca, içinden sana olanları anlatabilsem, nasıl bir zindan da yaşadığımı bir bilsen, mutluluk nasıl uzak bana diye yüzü gülerken içi kan ağlıyordu Zehra’nın.

Kerem’in yanına Sabah’ın ev satmadığı adam geldi. Yan komşun bana istediğim evi satmadı deyince, Kerem kendi evini Sabah’ın satmadığını öğrendi.

 Sabah’ın yanına bir arkadaşı geldi. Hani Sabah mahalleye ilk geldiğinde karşılaştığı hamile bayan vardı ya işte o, eşi ile sorunlar yaşamış kavga edip çıkmış evden, onu Kerem’in evine yerleştirdi Sabah.

 Müge denen kadın, sabah yeniden şirkete Nihat’ı görmeye geldi. Sekreter ne içersiniz diye sorunca, sütlü-şekerli kahve dedi. bu kadının aklı gidik mi biraz? Önceki gelişinde sütsüz-şekersiz kahve istedi.

Nihat da görüşmek istemediği için toplantım olduğunu söyle dedi. Sekreter öyle söyledi. bir telefon geldi, sekreter o telefona bakınca Asya için drama öğretmeni aradıklarını Müge öğrendi. Asya’nın drama öğretmeni olmaz inşallah.

Canan Çetine hisse senedi alsın diye paraların bir kısmını verdi. Geçmiş olsun gitti para. Zehra’nın Ömer den habersiz aldığı parayı Canan çatır çatır yiyor.

Zehra ve Ömer arabada suratlar beş karış. Yolda gidiyorlar. Zehra Ömer’e bu şekilde davranarak, hem kendine, hem de bana eziyet ediyorsun dedi. Ömer de, sen iki yüzlülüğünün, bende sana inanmanın aptallığını yaşıyorum dedi.

Zehra anlamıyorum, senin hiç mi merhametin, hiç mi vicdanın yok deyince, Ömer de; bende vicdan da çok merhamet de sen ikisini de hak etmiyorsun dedi. Zehra da; ailelerimizin yanında iyi olmandan, başbaşayken bana buz gibi bakmandan çok yoruldum Ömer dedi.

Konuşmak istedi Zehra, Ömer dinlemek istemedi. Sen kimseyi sevmezsin, senin hayatın yalan, senin her şeyin yalan, sen yalansın dedi Ömer.

Ömer, şimdi ben sana bir okkalısından tokat atacağım göreceksin yalanı, gerçeği.

Zehra da daha fazla dayanamadı arabayı kenara çekmesini söyleyerek arabadan indi Zehra.

AH SEN BİLMEDİN

Ansızın bir sabah öyle çekip de gittin.

Umutları darmadağın edip de gittin

Yüreğimi kederlere salıp da gittin

Yandı gönül yandı böyle ah sen bilmedin

Çektiğim derdi cefayı sen görmedin

Hasretin yağmura döndü ah silmedin

Zamansız gülüşler büyür şimdi kentimde

Yalnız hatıralar kaldı ellerimde

Bulutlar yağmura döndü gözlerimde

Beni uzaklaştırmaya çalışırken

Aklından geçenleri seviyorum

Bizden büyük tanrısı yok yalnızlığın

Getirdiğin hevesi, götürdüğün imkanı seviyorum.

Zafer GÜLER

https://www.youtube.com/watch?v=qCey5h-JE0g    

Adını Sen Koy 224. Bölüm Analizi 23 Kasım (15 Yorum)

  1. Merhaba arkadslar.Merhaba HANIM ABLAM nasilsiniz.Iyisiniz insallah.Ya kizlar TATLICI ULKER nerde.Bu sayfada gorukmuyor.Tatlim nerdesin?????????????

  2. Aslim cok iy olmuş allam ne muradyn varsa versin canym omerede Zehramada cok uzulyorum biran onje baryşsynlar allam Aslicim sag ol

    • Gozelcim, hayırlısı ile amin inşallah.

      Barışacaklar yakında Ömer’in içi gidiyor da işte inadı tuttu bir kere çok pişman olacak ama böyle davrandığı için

  3. Merhaba Könülcüm.Geçmiş olsun.Şimdi daha iyimisin?Kendine iyi bak.
    K albimin vugarı,
    Ö mrümün baharı.
    N agmemdir Gönül.
    Ü lfeti noş,güzel kendi
    L ütf etmiş Rabbim Leylayla Mehemmedi.
    Beyendinmi?Deyilene göre dizi hafta içi 3 defa yayımlanıyor.Vakit deyişmiş belki.Hoşca kal kızım.

  4. Asli hocam kolay gelsin , hakkin terefine gecmis , kim oldugunu dusunmemis , kimki haksizlik ve hic bi sey olmadigi halde baskasina hayati zindan eden bi hasta ruhlu deyersizi kinamissin , azda olsa sende gelisme olduguna sevindim ,yoksa yersiz isarar saydigim durumdan dolayi senide o insanla bi tersziye koyma korkusu yasiyordum , erkekse , yakisikliysa , zenginse her ne yapsa yeridir diye ne bi kural nede boyle bi gercek var , evet bu bir dizi ve kaptirmamak sartiyla yorum yazmak lazim ama ben diziye diyil oradaki karakterin haksizlik ve dusuncesizlik yaptigini elestiriyorum , haksizliga dayanamam ben , haksizliga dayanmadim o yuzden buyuk bi sirketin yuneticisiydim ve istifa ettim bi kac sene evvel , hem o adamin yakisikli olmasinda da suphe ederim , kalbi karanlik gibi zulmet ve kin , nefretle dolu olan insanin daha neresi yakisikli kaldi , esseyede takim elbise giyindirib gozune kasina surme cekersen dugunede aparmak olur , sorun diyil , ama insanlik baska , bi sene incelyi iyle birisiyle yasamis biri aniden bi sozu yanlis anlamis ve baskasinin duygularini, akibetini hice sayib parmaginda oynatir , iki yuzlulukde , riyakarlikda sinir tanimiyor , bu adamin verdiyi para onca hakaretten sonra 187000 tl dir ki , onunda nasil ve nereye harcandigini kendisi arasdirib sordu ve babasi icin yapdigini oyrendi ve o para karsiliginda cile diyil mutlu es rolu oynamasi sartiydi , ama bey efendi bir an once varini , yokunu , aylesini ,hayatini dandi ve vahsicesine bi huzur saglayamadi sozlesdigi insanla, kime ne senin annen seni terk etmis , annenden neden hesap sormuyorsun ki? Zehra o suzleri sana dahi soylemis olsa bile bu sekilde davranmana hakkin yok , bu sekilde kirmaya , suclamaya , hakaret etmeye hakkin yok onda ki kaldi arkadasiyla konisurken ne duydugunu bilmeden birisine dunyani zindan etmene, bi kadin durumdan asili birisiyle yasamak istemiyorsa o suc diyil , oturur konusur ya anlasmali yada tek terefli ayrilirlar , din de kanunda buna izin verir , o yuzden iyi davranib , es olub hayatini paylasdigin insanin ilgisini kazanmalisin , gercek bundan ibarettir .

    • Teşekkür ederim Ir abi,
      Sağ olasın işlerinde sana da kolay gelsin.
      Ir abi senin gibi bende haksızlığa tahammül edemem. Sen bırakıp gitmişsin.

      Ben hala mücadele ediyorum haksızlıkla, öyle oyunlar öyle dolap çeviren insanlarla karşı karşıyayım ki çok şükür Allah’ın izni ile pes etmedim vazgeçmedim ve onları def etmeyi başardım.
      ha onları def edene kadar çok canım yandı doğru ama ben gitmedim, yıldırmalarına, oyunlarına, hile ve hurdalıklarına razı olmadım onlar gitti çok şükür.
      Canım yandı yoruldum ama başardım.

      Hak, adalet yerini buldu çok şükür.

      Ömer’e gelince evet onu seviyorum, onu anlıyorum, bu dizide kendi hayatıma benzer çok şey var. Zehra yı da Ömer’i de çok iyi anlıyorum.
      Ömer’in ruhundaki yara nedeni ile bu halde olduğunu bildiğim için ona kıyamıyorum özünde iyi bir insan ama işte amaları var.

      Ömer konuşmuyor içini dökmüyor kendi iç dünyasında debelenip duruyor buda ömer’in hatası hemde en büyük hatası konuşsa sorsa nedenini anlayacak ve bütün bunların yaşanmasına engel olacak.

      Konuşmanın dinlemenin ne kadar önemli olduğunu bir kere daha ortaya koyuyor bu yaşananlar.

      Zehra gibi bende kalıp mücadele etmekten yanayım.

  5. Ya benim bu kalbi yarali Omerimin yuzu ne zaman gulecek . Oglan bir derdi bitiyor o biri basliyor . Kiz Asli sen bu oglani en iyi sen anliyorsunda ,ama sucluyorsunda . Vallahi Zehranin o sozlerini okuyunca ben sinirden catliyorum . Bu adam ne yapsin . Zaten bunlari duyunca adam arkasina tahamul edemem diye dinlememis sonunu . Bunlari duyan adam sonuna nasil tahamul etsin.

    • Aylinim merhaba canım,
      evet paşamı suçluyorum, konuşmanın sonunu dinle hemen ne çekip gidiyorsun?
      Kapıyı isteyerek dinlemedi, içri girmek isterken konuştuğunu duydu sonra konuşurum düşüncesi ile giderken tanık oldu bu konuşmaya, bari durda sonunu dinle. yok kaçtı gitti.

      sonunu dinleseydi sonu güzel bitiyordu.
      aşık olduğum adama dönüştü diyordu Zehra duymadı bunu inatçı keçi Ömer.

      Sonra sormadı da Zehra ya, Zehra da her şeyi tahmin etti de bu konuşmayı duymuş olabileceğini tahmin edemedi.

  6. Selam. Aslim eline saglik guzel olmus. Kiz ben soyleyim o zorbanin kafasina kaynar su dok. Yanmis kafasi biraz daha yansin. Kirk satir bu herife kar etmez kirk katir olsun.

    • Selam canım, adamı resmen haşla diyorsun. Peki ben kıyarmıyım bu paşama 🙂
      Bak bir anlık öfke anıma geldi yazdım durduk yere adamın kafasından aşağıya kaynar suyu nasıl dökeyim ben?
      Adam zaten 1.94 boyu var.

  7. Merhaba arkadaşlar naslsz.Ben şuan iyiyim sehhetimde problem varidi size yazamadm kusuruma bakmayn.Dizinin tekrari neden yaymlanmir bilen varsa yazsn önceden teşekkürler.

    • Merhaba Könül Azeri,
      Geçmiş olsun canım, inşallah daha iyisindir.

      Dİzinin tekrarları yeni diziler olduğu için yok. onun yerine yeni dizilerin tekrarı var.