Adını Sen Koy 216. Bölüm 13 Kasım Analizi

Adını Sen Koy 216. Bölüm 13 Kasım 2017 Pazartesi

Tıpkı bir para gibi, İki yüzlü insanlar. Hepsi fukara gibi, Ona köle olanlar. Tanımazlar hak, hukuk İnsanları soyanlar. Arzuları sonsuzluk… Yok, paraya doyanlar. Sahte para vardır da Yok mu sahte insanlar? Türedi bu asırda Melek yüzlü şeytanlar. Alaaddin KULA

Zehra Canan’ın resimlerini çeken Çetin tarafından tehdit edilmeye devam ediliyorken, Çetin Zehra dan resimlerin gazetelere, internette yayılmaması için para istedi. Zehra da el mahkum şakası olmayan Çetin’e parayı vermek üzere kafeye gitti.

Canan da Zehra ile Çetin’i kafede konuşurlarken gördü ve onları yanlış anladı.

Zehra Çetinden resimlerin kopyaları ile birlikte asıllarını da istedi onları almadan parayı vermeyeceğini söyledi ve uygun bir dil ile Canan dan ayrılmasını istedi Çetin den Zehra.

Çetinde kabul etti.

Zehra oradan ayrılırken, Canan ile karşılaştı. Canan Zehra’nın onca uyarmasına kulak asmadı aksine benim hayatıma karışma, kiminle istersem onunla görüşürüm, ben Çetin’i seviyorum tanıyacağım kadar da tanıdım dedi.

Sen Çetin’i değil cebindeki olmayan parasını servetini zengin hayatını seviyorsun. Kara kaşını kara gözünü değil Canan.

   

Zehra Çetin ile uğraşırken konakta da Ömer odasında Hediye ablanın bulup verdiği zarfı açmak üzereyken odaya Cevriye hala girdi. Düğün için mahalleye gidecekmiş alış veriş için sözleşmişler.

Zehra yı sordu o dışarda olduğu için onsuz gittiler. Ömer bıraktı mahalleye ve zarfı da açamadı. Hediye ablaya çalışma odasında ki çalışma masasının üzerine bırakmasını söyledi. Hediye ablada zarfı çalışma odasına bıraktı.

Ömer Zehra yı telefonla aradı, Canan da gördü ve sen Ömer ile çooookkk mutlusun benimde Çetin ile mutlu olmaya hakkım var bana karışma dedi.

Zehra da mahalleye giderek düğün alışverişine katılacak, siz geçin ben yakınım gelirim dedi Zehra.

Zehra kafeden ayrılınca, Canan Çetin’in yanına geçti ve Çetin’e hesap sordu. Zehra sana ne verdi ne dönüyor aranızda diye.

Çetinde bunu fırsat bilip yalanları sıraladı ardı sıra. O çok sevdiğin kuzenin Zehra ayrılmamız için bana para teklif etti, Ömer zengin sana daha çok para veririm dedi. Hem sen bana güvenmiyorsun hesap soruyorsun bana ben böyle devam edemem diye yalanları ard arda sıraladı Çetin.

Ve ayrılmak istediğini söyledi. Canan da üzüldü buna gözleri doldu, ağlamaya başladı. Hayır bunu bana yapma dedi.

Çetin de, benim gibi onuru, gururu, şerefi için yaşayan bir adama kuzenin para teklif etti, sende bana hesap sordun, bunlar bana çok fazla diyerek, bir de senin hakkında abuk subuk konuştu ağırıma gitti dedi Çetin.

Gözümle görmesem inanacağım, iyi attın Çetin. Canan da bu yalanları bir güzel yedi. Paraya tapan para için her şeyi yapan ve yapacak olan Çetin Sahte melek yüzlü şeytan.

PARA VE İNSAN

Tıpkı bir para gibi, İki yüzlü insanlar.

Hepsi fukara gibi, Ona köle olanlar.

Tanımazlar hak, hukuk İnsanları soyanlar.

Arzuları sonsuzluk… Yok, paraya doyanlar.

Sahte para vardır da Yok mu sahte insanlar?

Türedi bu asırda Melek yüzlü şeytanlar.

Alaaddin KULA

Çetin Canana ayrılmak istediğini söyledi. Canan bir şans daha isteyerek onu sevdiğini söyledi. Çetinde içinden kıs kıs gülerek buraya kadar Canan diyerek arkasında gözü yaşlı bir kız bırakıp gitti.

Canan bilse ki büyük bir beladan kurtuldu göbek atar oynardı da. Nereden bilecek gariban aşık. Kendi resimlerini çekmiş şantajla Zehra dan para istiyor. Canan Zehra ya kızarak ayrıldı kafeden.

Kerem ve Sabah cephesinde ise olaylar rekabete dönüştü. Kerem Sabah’ın dükkanının hemen yanındaki dükkanı tutarak orayı Kerem emlak olarak işletmeye başladı. Sabah’ın dükkanı Kerem’in dükkanından daha geniş, büyük.

Kerem’in dükkanı küçük. Ayrıca Kerem bu dükkanı tutabilecek parayı nerden buldu? Sabah da buna şaşırdı dükkanı açabilmene şaşırdım dedi. Haklı Sabah. Kredi kartları iptal cebinde parsı yok, kıyafetleri satmak istedi satsa da ceza ödedi.

Borsada kaybetti. Bu değirmenin suyu nereden geliyor. Borç yaptı herhalde diyelim. Başka türlü bir açıklama gelmiyor aklıma.

 

Kerem dükkanı çaycı Atiye temizletti. Küçücük dükkanı 10 kere belki de daha fazla sildirdi. Temizlik hastası Kerem. Atide iyi dayandı Kerem’e, benim ustam senden daha sakin diyerek. Dükkanlar yanyana olunca dükkanı ortadan sadece bir cam ayırıyor, Kerem Sabah’ı. Sabah da Kerem’i görüyor, duvar yok arada. Sabah da işini yaparken hem konuşmaları duyuyor bu sayede, hem de olanlar görüyor gözü ile.

Kerem tuttuğu bu iş yerine, pahalı mobilyalar almış, onlar geldi. Sabah da gördü ve aralarında pahalı mobilyalar ile bu iş olsaydı diye bir konuşma geçti.

Ati ile masayı nereye koyacağına  karar veren ve birkaç denemeden sonra son noktayı koyan Kerem dükkana yerleşti.

Sabah’a gelen birkaç müşteri dükkanı karıştırınca, Kerem’in dükkanına girdi. Yanlış dükkan olduğunu anlayınca geri çıkıp Sabah’ın yanına geçtiler.

Kerem açılış yapacak, 50 – 60 kişilik suşi siparişi verdi. Mahalleli sevmez ki çiğ balığı, japon mu? Çinli mi mahalleli Kerem efendi?

El ilanı da, kart da bastırmış Kerem, Ati ye dağıttırdı onları. Şükran teyze Sabah’ı ziyarete gelince gördü Kerem’in dükkan açtığını. Açılışa davet etti Kerem.

Gelelim bizimkilere, düğün alışverişine çıkan kız ve erkek tarafının büyükleri, Cevriye hala, Şükran hanım ve Zehra’nın halası. Tabi onlara eşlik eden Zehra ile Ömer sokak ortasında düğünü organizasyon şirketi yapsın, yok yapmasın biz yaparız herşeyini diyen Şükran hanıma karşı Cevriye hanım tartışıyorlar.

Hamiyet hala, Zehra ve Ömer seyirci konumunda Cevriye hala ile Şükran hanım arasında geçen hararetli konuşmayı sadece seyrediyorlar.

Ömer garibim içlerinde tek erkek ne yapacağını bilemeyince, Zehra’nın kulağına eğilerek usulca, biz müdahale edelim mi? yoksa izleyelim mi dedi.

Zehra da; düğünden önce aile büyüklerinin arasına girmek, karı koca arasına girmek gibi bir şey. Sonra onlar barışırlar olan bize olur dedi. Ömer de söz dinleyen eş olarak tamam karışmayalım dedi.

Bir ömür böyle eşini dinleyecek ve birlikte aldığınız kararları uygulayacaksınız. Eş olmak böyle bir şey işte.

En sonunda duruma Hamiyet hala el attı bir gidip bakalım bize ne teklif sunacaklar dinleyelim dedi de öylece yola koyuldular. Yoksa yolun ortasında bu ikilinin tartışması sabaha kadar sürerdi.

Şirketle konuşma yapılmış ve onlara iş bırakmamış Şükran teyze, her şeyi kendileri yapacaklar. Buna pek memnun olmadı Cevriye hala. Zehra da bu dönüşte yaşananlardan dolayı Ömer’e iyi ki geldin yoksa 3. Dünya savaşı çıkacaktı dedi. Artık orada neler konuşulduysa?

Büyükler alışverişe giderken kavgaları bitti şen şakrak oldular birden ve Ömer ile Zehra yı da yanlarında istemediler siz yolunuza biz yolumuza diyerek ayrıldılar.

Ömer de şaşırdı biraz önce kavga etmiyorlar mıydı? dedi Zehraya. Zehra da şimdi en keyifli alışveriş zamanı deyince, Ömer de orada olmadığımız için şanslı mıyız? diye sordu. Evet 🙂

Ve Ömer Zehrayı araba ile pikniye aldığı arsaya götürüyor. Zehra’nın haberi yok sürpriz olacak ona.

Ve konakta küçük prenses Asya yardım çığlıkları atıyor. İsyanlarda Asya bebeğini parçalıyor kesiyor makasla. Acaba o bebeği ona kim almıştı. O bebekten çok sıkıldığını söylüyor, öfkesi bebeğe değil,  Ne oldu acaba?

Annesinin öpmesine de izin vermedi. Yeni bir bebekte istemediğini, kendisinin bir bebek olmadığını da.   

Ayşe çok üzüldü bu duruma makası alınca arkasında sakladı. Dondurma yemek istermisin dedi. Asya dondurma yemeği sevdiği için kabul etti ama mutfağa giderken annesinin elini tutmadı. Asya ‘nın kendi içinde halledemediği bir sıkıntısı var ama ne ?

İzleyip görelim  bakalım neden böyle davranıyor Asya?

Ömer Zehra yı piknik yapacakları alana evlerini yapacakları yere getirdi. Zehra’nın ayağında stiletto ayakkabı olunca çimlerde yürümesi zor oldu. sendeledi tam düşcekti ki Ömer tuttu Zehra yı ve bu vesile ile de elini tuttu.

Zehra ve Ömer el ele yürüdüler. Ömer sen arabanın bağajına Zehra için bir spor ayakkabı koysana arada buraya geldikçe onu giyer rahat yürür en azından olmaz mı Ömer?

Hayali olarak evin eşiğinden içeri girdiler. Zehra hayali olarak bir yemek masası olmasını istedi karnı çok acıkmış.

Ömer tam da bunun üzerine arabadan piknik sepetini getirdi. Nerede yiyelim, ıhlamur ağacının altında mı? veranda mı? Zehra senin yanında dedi.

Sadece senin yanında Ömer, mutluluk, huzur senin yanında eee o zaman en lezzetli, iştah açan yemek de senin yanında yenir Ömer.

Zehra çok mutlu, her dileği gerçekleşiyor. Ömer’e Alaaddinin sihirli lambasındaki cin sen misin diye sorduğunda, Ömer; evet biraz benzetiyorlar, o da benim gibi uzun boyluymuş dedi.

Ömer 3 dilek hakkın vardı. İlkinde böyle bir yer istedin, ikincisinde yemek, son bir dilek hakkın kaldı deyince, Zehra da, seninle bir ömür boyu mutlu olabilmek. Beni hiç bırakmayacaksın söz mü? Dileğimi gerçekleştirebilirmisin?  dedi.

 

Ömer, benim görevim bu senin dileklerini gerçekleştirmek dedi.

Her şey güzel gidiyorken, illa bu güzelliğe biri limon sıkıp bütün güzelliği mahvedecek ya işte o kişi Canan Zehra yı aradı.

Sevdiği adamdan kendisini ayırdığı için Zehra ya çok kızgın Canan annesi de evde yok evde tek başına, sahi Salim amca kaç zamandır yok öldü mü nedir? Görünmüyor ev onun evi değil sanki ne girdiği var ne çıktığı, nerede yatıp kalkıyor Salim amca dükkanda mı?

Canan Zehra ya, sen, Çetin, beni sevmeyen kim varsa benden kurtuluyorsunuz deyip kapattı telefonu ilaç içip intihar edecek.

Zehra Ömer’e, Canan hastalanmış benim hemen eve gitmem lazım dedi apar topar ayrıldılar Zehra mahalleye geldi. Eve girdi odada Canan yerde bayılmış yatıyordu.

Kerem ilk işini aldı. Kerem’in babasını tanıyan vizyon sahibi bir site yöneticisi, vizyon sahibi bir emlakçı olarak Kerem den vizyonunu sordu. Ne yanıt aldı bilemeyiz ama işi aldı onu biliyoruz.

Vizyon – Misyon :  Bir şirketin vizyonu, ileride ne olmayı ve ne yapmayı arzu ettiğini, misyonu ise bugün ne olduğunu anlatmasıdır.  Yani;  Vizyon, varmak istediğimiz noktayı gösterirken, misyon bugün o yolda neleri, nasıl yaptığımızı anlatır.

Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

Etiketler: , ,
Eklenme Tarihi: 16 Kasım 2017

Konu hakkında yorumunuzu yazın

Adını Sen Koy 216. Bölüm 13 Kasım Analizi (7 Yorum)

  1. Merhaba Aytaccım,
    Hayırlı cumalar canım. Sağ ol bir tanem Ben iyiyim çok şükür sende iyisindir inşallah.

    • Iyi aksamlar aslicim iyi olmana sevindim cok şükür ben de iyimi canım cok tesekkur ederim hec de olsa sana da hayirli cumalar

  2. Merhaba Gozelcim,
    evet ilk yorum senden 🙂
    Hayırlı cumalar, mutluluğuna kat be kat mutluluk eklensin canım benim. Güzel duan için çok teşekkür ederim amin inşallah.

    Canan geldi Zehra kendini unuttu. Ömer’in aşık halleri bir başka güzel 🙂
    Adamın her hali güzel.

  3. Ay bu analizleri gorup mutlylygym dahada artdy Aslim ellerne saglyk bitanem allamseni nazarlardan korusun
    Zehramda tam bi mutly olmaly an pis Canan cykdy biyerlerden kendi mutlulygynyn kiymetinide bile bilmiyor zavallym oy Omercimin aşkyna bayylyorum
    Aslim teşekkurler canym ilk yorum benden galyba

    • Gunaydin canım akadaslarim nasilsiniz ? Gunaydin gözəl ablam nasilsin ? Evet ben de cok sevndim analiz gornunce merhaba aslicim sen nasilsin ? elerine salik canım cok guzel analiz olmuş tesekkur ederim bitanem