Adını Sen Koy 204. Bölüm Analizi 26 ekim Özeti

Adını Sen Koy 204. Bölüm 26 Ekim 2017 Perşembe

Sevgi Şifadır. Sevgi İyileştirici Güçtür. Bazı insanlar Bazıları İçin Gerçekten Sevgileri ile Şifadır.

Ömer ve Zehra köy de halanın rızasını alarak evlenmek istiyorlar ama hala rıza göstermiyor bir türlü, en sonunda dayanamayan Ömer, hala ile konuşmak için eve geçti. Ömer eve geçmeden önce Hatice hala sandıktan duvardan indirip sakladığı resmi eline almış resmin sahibi Zehra’nın annesi Seher. Onunla resim ile konuşurken Ömer geldi yanına ve halanın resme bakarak söylediklerini duydu. Hala fark etmedi Ömer’i son ana kadar.

Bir zamanlar Seher de zengin birini sevmiş, gönül vermiş. Çok acı çekmiş. Hala resimdeki Seher’e kızım, senin kızında aynı sen, senin gibi kırılgan bir gelincik sanki. Öyle saf, öyle güzel ki, almış birini getirmiş evleneceğim diyor. O da zengin. Paradan puldan başka bir şey görmez gözleri onların.

Vicdanları pul, insafları kurumuştur dedi.

Senin yaşadıklarını Zehram yaşamayacak. Yemin billah olsun ki kızın senin ile aynı kaderi paylaşmayacak. Ben seni kaybettim onu da kaybedemem. Ben nefes aldıkça bu evliliğe izin vermem sen rahat uyu Seher’im, rahat uyu kuzum, rahat uyu yavrum derken Ömer’i son anda fark etti hala.

Ömer duyduklarının etkisinde ve halanın ona daha fazla kızmasını istemediği içinde, daha yeni geldim nasıl olduğunuza bakmaya iyi misiniz? diye sordu.

Hatice hala da ben eski toprağım bana bir şey olmaz iyiyim diyerek odadan çıktı. Bahçeye çıkan hala Zehra ya seslendi ama Zehra ortalıkta yoktu.  Ömer hemen cep telefonu ile Zehra yı aradı telefonu arabanın orada yerdeydi ama Zehra yoktu.

Ömer Zehra diye bağırınca Hala engel oldu bağırma bütün köyü başımıza mı toplayacaksın. Zehra gelir birazdan birilerini görmüştür konuşmak için gitmiştir giderken de düşürmüştür.

Yada su getirmeye gitmiştir deyince, Ömer de; Zehra bana haber vermeden bir yere gitmez, hem kovalarda duruyor. Başına bir şey gelmiş olabilir ben bekleyemeyeceğim Zehra ya bakmaya gidiyorum diyerek evden ayrıldı Ömer.

Halada Ömer’in Zehra’nın huyunu bildiğini, onu yakından tanıdığını fark etti.

Eh nede olsa iki birbirini seven insandı Ömer ve Zehra. Ve her ikisi de birbirinin huyunu, suyunu biliyorlardı tanıyorlardı artık birbirlerini.

Mahallede Salim amca ile Cevriye hala da gençlerin ne zaman geleceğini? Hatice haladan konuşuyorlar. Salim amca halasının zor bir insan olduğunu, kız vereceği içinde Ömer’i çeşitli sınavlardan geçireceğini, böylelikle de Ömer’i yakından tanıyacağını Ömer’in de bu aşama da işinin zor olduğunu söyledi.

Ömer ne zorluklar gördü geçirdi be Salim amca, kimseye eyvallah dememiş, pes etmemiş insan. Sevdiği insan için sınavdan korkup vazmı geçecek? Asla böyle bir şey yapmaz Ömercim benim yakışıklı paşam o benim. Nabza göre şerbet vermesini, tatlılıkla işleri halletmesini iyi bilir benim paşam.

Zor olacak ki imtihan olsun. Ömer’in de ömrü hep zor imtihanlarla geçti alışık merak etme bu zoru da atlatacak, geçecek sınavı benim paşam. Azmi ile gayreti ile ve en çok da Zehra ya olan sevgisi ile. Nede olsa sevginin aşamayacağı hiçbir güçlük, engel yoktur bu hayatta.

Cevriye hala da benim gibi düşünüyor. Ömer’in bu sınavdan başarı ile geçeceğine inanıyor nede olsa koskoca holdingi yönetiyor, hem de Zehra yı da seviyor, Ferhat gibi dağları deler Zehra için, bu sınavı da başarı ile geçer altına da imzasını atar dedi. Çok da doğru söyledi Cevriye hala.

 

Ömer Zehra yı aramaya çıkmış her yere bakıyorken, Zehra bayılmış yerde yatıyor. Ama ben bir önceki analizimde demiştim bu Zehra hastalanacak diye. Olan oldu. Zehra’nın bedeni, ruhundaki o derin yaranın etkisine, bu ruhundaki yara, Ömer’e sevdiğine kavuşamıyor olma nedeni, birde açlığın verdiği güçsüzlük ile daha fazla ayakta kalmaya takat gösterememiş bayılmıştı Zehra.

Zehra dili ile söylemek isteyip de, söyleyemediklerini, içine atınca, dışardan da bu fark edilmeyip kimse yarasına merhem olmayınca, ruhundaki o derin sancı, yara, sevda ateşi yandı ve yaktı Zehra yı. 

Hem de öyle bir yaktı ki, bedeni artık bu yangına dayanamadı iflas edip sigortaları attırdı bayıldı Zehra. İçten dışa bir sinyaldi bu, görün beni, duyun sesimi, ben Ömer’i seviyorum, ayırmayın bizi diyordu Zehra’nın bedeni. 

Dili söylemiyor ama bedeni bas bas bağırıyordu Zehra’nın Ömer’e olan aşkını. 

Ömer Zehra yı yerde öylece baygın yatarken görünce çok korktu ve hemen Zehra diyerek koşarak geldi yanına Zehra’nın Ömer.

Zehra elden avuçtan gitmiş öylece baygın yatıyor. Ömer hemen kucağına aldı koşarak eve götürdü Zehra yı ve bahçeye girerken Ömer, hala hala diyerek bağırarak ondan yardım istedi.

Zehra kucağında olduğu için arabanın anahtarını cebinden halanın vermesini istedi ama hala anahtarı vermek istemedi.

Ömer hastaneye götürmek istedi, hala yok dedi. İçeri geçelim dedi. Ömer daha fazla diretmedi içeri eve odaya kendi yattığı kanepeye Zehra yı yatırdı. Çok korktu Ömer Zehra için.

Hastaneye götüremedik bari doktor getireyim dedi Ömer. Hatice hala da, nerede bekliyormuş o doktorlar söyle de lazım olunca bizde birer tane getirelim dedi.

Ah Ömer ah sen hiç köyde çok uzak bir yerde kalmadın anlaşılan. Allah’ın dağında, köyünde nereden bulacaksın hastaneyi doktoru. Varsa da çok uzaktadır oraya.

Halada öyle söyledi. köy yerinde nereden bulacaksın taa fizan da dedi. hem Zehra’mın doktorluk bir işi yok. O çocukluğundan beri böyledir. Kırılgandır, narindir, üzülmeye gelemez deyince.

Ömer de, biliyorum. Bir şey yemediğinde tansiyonu böyle düşüyor dedi. Evet daha öncede olmuştu. Zehra yemek yemeği unutmuş fenalaşmıştı. Hem size de üzüldü rahatsızlanmanıza dedi Ömer.

İnsanın ruhu huzursuz olunca, yemek yemeğimi düşünür ki, iştah mı kalır insanda?. Ne iştah, ne uyku hak getire insan iyi olmayınca, kendini iyi hissetmeyince uykusuz gecelere talim eder günlerce.  Zehra da huzursuz, yemek aklına bile gelmedi ve sonuç ortada fenalaşıp bayıldı Zehra.

 

Ve hala Ömer’in odadan çıkmasını istedi. Ömer bir anlam veremedi neden? Diye sordu. Hala da usulünce iyileştireyim dedi. Zehra’nın bitkilerle ilgilendiği gibi, hala da bitkilerle Zehra ya ilaçlar yaptı öylece iyileştirmeye çalıştı.

Ömer de dışarıda eşi Zehra yı sanki doğuma girmiş gibi bekledi kapı önünde endişe ile. Kendine geldi mi acaba? Nasıl oldu hastaneye götürmeliydim diye Zehra için endişelenirken Ömer. Salim amca aradı Ömer’i nasılsınız oğlum dedi.

Ömer de sakince durumu sezdirmeden iyi olduklarını söyledi. Salim amca Zehra yı aramış açmamış Zehra merak etmiş babası. Ömer de, Zehra’nın halası ile içerde olduğunu, telefonunu da dışarda unuttuğunu söyleyerek durumu iyi idare etti.

Salim amca, halam sizi zorlamıyor değil mi? diye sorunca Ömer de pek değil dedi.

Zehra önce buz gibiyken şimdi de ateşlerde yanıyor. Halası da ateşini düşürmek için alnına yaş bez koyuyor. Kendince bitkilerden ilaçlar yapıp içiriyorken Ömer geldi yanlarına ve şimdiye kadar kendisine gelmesi gerekirdi neden hala kendine gelmedi diye sordu.

İzin verseniz de ben de burada kalsam diye izin istedi haladan Ömer ama hala izin vermedi ne faydan dokunacak diye tersledi. Şimdi git sonra gelirsin dedi. Ömer de, Salim amcanın kızını aradığını, sizinle meşgul olduğunu söyledim haberiniz olsun dedi çıktı odadan.

Sabah ve Kerem cephesinde ise olaylar dükkanda gelişmeye devam ediyor. Sabah Kerem’in üzerine kapıyı kilitleyip gitmişti ancak yolda o mafya adamlarını görünce onlara yakalanmadan bir maraton koşucuları gibi hızlıca dükkana koşup girdi. Adamlar görmedi.

Kerem de Sabah’ın bu haline bir anlam veremedi nedenini sorsa da bir şey anlatmadı Sabah ve içeri odasından eşyalarını toplamaya başladı. Peşindeki adamlar yüzünden kaçıyor Sabah. 

Kerem’e kendi yüzünden bir şey olmasını istemediği içinde bir şey anlatmadı.

Keremde gitmesine engel olmak istedi. Bir sorun varsa birlikte çözelim diye. Ama Sabah anlatmadan gitti. Arkasından da Kerem dükkanı kilitleyip çıktı. Sabah peşindeki adamları görünce gidecek yeri de olmayınca dükkana geri döndü. 

Ama dükkan kilitli Kerem de içerde değildi. Kerem son anda geldi ve Sabah’ın omzuna arkadan dokununca Sabah adamlara yakalandığını düşünüp korktu. Sonra da birlikte içeri girdiler.

Sabah dosyaları yerleştirirken Kerem de çok dağınık çalıştığını söyledi. İşletme okudum ben, senden daha iyisini yaparım diyerek işe el attı ve dosyaları yerleştirdi Kerem.    

Hatice hala elinden geleni yaptı ancak Zehra bir türlü kendine gelemedi. Ömer de dışarda çok endişeli bekleyişini sürdürürken, hala geldi yanına. Ömer korktu Zehra iyi mi? değilse hastaneye gidelim geçen her zaman aleyhimize işliyor belki ciddi bir şeydir dedi.

Hala da Ömer’in içeri girmesine izin verdi. Anlamıştı Zehra’nın gönül yangınını ve neden kendine gelmediğini. Zehra’nın ilacını Ömer’ini onun yanına almak iyi gelecek, kendine gelecekti Zehra. Sonunda anlamıştı bunu, 

Zehra Ömer’i çok seviyor dile getiremiyordu. Sevenleri ayırmak olmazdı onları birleştirdi hala.

Zehra’nın ilacı, gönül yangınının dermanı Ömer gelmiş Zehra’nın yanına oturup iki eli ile Zehranın elini avuçlarının arasına alarak sıkıca elinden tutmuştu. İşte o an bir el, Ömer’in eli, diğer eli Zehra’nın elini tutarken damarlarında dolaşan sevda ateşi ile yanan kan duruldu sakinleşti.

Ömer halaya teşekkür etti. Halada o benim canım ciğerim tabi ki bakacağım ne teşekkürü dedi. ve ekledi madem sen yanındasın ben işlerime bakayım diyerek gençleri başbaşa bıraktı. Biliyordu ki Zehra Ömer ile kendine gelecekti o sebeple rahat olsunlar diye onları başbaşa bıraktı hala.

Ömer Zehra’nın elini iki elinin arasına alarak sıkıca tutarken tüm gücü ile kendine gel Zehra diyordu içinden ve bunu hisseden Zehra da yavaş yavaş kendine geldi gözlerini açtı ilk söylediği şey Ömer oldu 🙂

Sevginin iyileştiremeyeceği hastalık yoktur. Örnek Ayşe, abisinin, Zehra’nın tüm ailenin sevgisi ile iyileşti. Şimdi de Zehra Ömer’in sevgisi ile kendine geldi.

Ömer, Zehra ya iyisin bir şeyin yok, ben yanındayım her zaman ki gibi bir şey yememişsin, halsiz düşmüşsün halan öyle söylüyor dedi.

Zehra kalkmak istedi Ömer engel oldu. iyice dinlenene kadar yat bir şey istersen bana söyle ben getiririm dedi. Zehra da su istedi. Ömer de bardakta kendi eli ile su içirdi Zehraya.

Zehra teşekkür edince, Ömer bana değil, halana teşekkür et, seni o iyileştirdi senin gibi bitkiler hazırladı sana senin kahramanın ben değilim halan dedi. Sen baş kahramansın Ömercim paşam 🙂

Zehra’nın yanı başında bekleyen Ömer, Zehra iyi olana kadar ayağa kalkmasına engel oldu ve bundan sonra yemek yememek yok diyerek beni çok korkuttun dedi.

Evet Ömer Zehra için çok korktu ona bir şey olmasını istemiyor. Sevdiceği Zehra için endişelenen ve onunla yakından ilgilenen Ömer’i görmek güzeldi teşekkürler 🙂

Üzüldüğünde hep bunu yapıyorsun, yemek yemeği unutuyorsun. Bundan sonra üzülmek yok, hiçbir zaman deyince,

Zehra ya ayrı kalırsak dedi. 

İşte Zehra’nın dili de sonunda itiraf etti. Ömer den ayrı kalmak istemiyor Zehra bayılması da o yüzdendi. Her ne kadar açlığında etkisi olsa da asıl neden buydu, yemeği unutması da, üzülmesi de ve Zehra bunu dili ile söyledi sonunda.  İyileşme yolunda Zehra.

 İnsan içindekini dışına dili ile söyleyince rahatlar içindekini dışına attı rahatladı Zehra hadi geçmiş olsun 🙂

Ömer asla ayrı kalmayacağız, ben nefes aldığım müddetçe böyle bir şey olmayacak dedi.

Sevenleri birbirine kavuşturan Hatice hala Zehra için çorba pişirmiş, Ömer den bu çorbayı Zehra ya içirmesini söyledi ve çorbayı bitirmeden de yakasını bırakma diyerek onları baş başa bırakarak odadan çıktı Halamız.

Sen ne iyi bir halasın, gönlün ne güzel senin hala, sevdiğin Zehran zarar görmesin istediğin için bu evlilik olmaz dedin, baktın olacak gibi değil, her iki gençte seviyor birbirini, onlara destek olmaya karar verdin. O gülü açtıracaktın ya da solduracaktın. 

Sen Zehra gülünü Ömer’ini ona vererek yeniden açtırdın yüzü gülüyor Zehra’nın. Ömer’in de öyle. Sağ ol Hatice hala 🙂

Bir keresinde dağ evinde Zehra Ömer’e çorba içirmişti bir kaşık o da 2. Sini üzerine dökmüştü.

Şimdi sıra Ömer de sevdiceğine kendi elleri ile çorba içirdi Ömer.

Zehra halası yanındayken severek içerken halası gidince tadını beğenmediğini söylediği an Ömer Zehra’nın çorba içtiği kaşık ile çorbanın tadına baktı.

Gerçek evli çiftler yapar bunu seven insan yapar sevdiğinin yediğinden yer içtiğinden içer. Ömer de aynen öyle yaptı. Çorbadan içip tadına baktı. Ve bunu içince iyileştirir miydi? Diye sorunca da Zehra hemen ayağa kaldırırdı dedi.

Ömer durur mu bu çorba bitecek diyerek içirdi çorbayı afiyet şifa olsun Zehracım. Hadi yine iyisin sevdiğinin elinden çorba içtin. Zehra babası ile telefonda konuştu sonra da Ömer sevgi ile Zehra’nın üzerini örterek sadece uyu hiçbir şeyi düşünme dedi. kendisi de Zehra’nın ayak ucunda diğer kanepede Zehra yı bekledi öylece.

Ve Ömer sen hastasını iyileştiren çok iyi bir doktorsun 🙂  

Sabah ve Kerem dükkandayken çaycı Ati akşam akşam boşları almaya gelmiş gelirken de çay getirmiş. Nasıl olduysa artık Ati düş sen elindeki tepsideki çayları yere dök kırılsın bardaklar çıkan sese de içerde olan Sabah ve Kerem çok korktular. Dükkanın camını mafya adamları indirdi diye düşündüler.

Ama işin aslı odadan çıkıp ön tarafa gelince anlaşıldı. Ati yapmış bu gürültüyü. Sonra Ati gitti Sabah ile Kerem tartıştı Kerem de çıkıp gitti dükkandan.

Sabah da eşyalarını alıp çıktı gece vakti sokakta tek başına yürürken bir ara caddede adamlarla karşılaştı Sabah ve o adamlardan kaçarken, Kerem beyaz arabası ile yola geldi ve Sabahı arabaya alarak o adamlardan kurtardı.

Ömer ve Zehra’nın köydeki evde 3. Geceleri. Ömer Zehra’nın başında beklerken hala gördü onu ve dışarı ilaç hazırlamaya çıktı. Ömer de arkasından ve Zehra’nın çorbanın çoğunu içtiğini, uyuduğunu söyledi.

Hala da Zehra o çorbanın tadını sevmez içtiyse iyi. Şimdi de bunu içerse bir şeyi kalmaz bunun tadı iyi dedi.

Ömer bütün cesaretini toplayıp, Zehra benim için çok değerli dedi. Hala da, bak oğlum bu kızı sevdiğin belli hiç şüphem yok, inandım ben ama bu iş olmaz. Oluru yok bunun dedi.

Ömer de, Zehra’nın annesi yüzünden mi? siz konuşurken duydum her şeyi biliyorum dedi. 

Halada kendisini dinleyen Ömer’e bana o zaman yalan mı söyledin diye kızınca, Ömer özür diledi sizin rahatsız olacağınızı düşündüğüm için dedi. Hala ikna olmuştu ayakta olan Ömer’e oturmasını söyledi ve Zehra’nın gerçek annesinin Seher olduğunu söyledi.

Yerinde dilenen özür ve yerinde edilen teşekkür kilitli olan kalbin anahtarıdır. Ömer bu iki anahtarı yerinde kullanmış ve Hatice halanın kalbini kendisine açmasını sağlamıştı.

Hatice hala Zehra’nın gerçek annesi Seher hanımın hikayesini baştan sona anlattı. Şehirli zengin birini sevdi onun peşinden gitti. Adam hayırsızdı bu iş olmaz dedim ama dinlemedi. Evleneceklerine o kadar emindi ki ama adam yarı yolda bıraktı karnında sabi ile dedi.

Sonra da Seher’in günden güne eridi, iğne ipliğe döndü, soldu sonrada göçüp gitti bu dünyadan dedi ağlayarak.

Ömer duyduklarından öyle rahatsız oldu ki. Ömer de bir erkekti ama işte insan dan insana fark vardı. Bir tarafta nikahlı eşi iken dokunmaya kıyamayan Ömer. Diğer tarafta evlenme vaadi ile kandırılıp yarı yolda bırakılan bir Seher.

Ömer, Zehra’nın babasını sordu. Halada ben tanımam, kimdir bilmem, vicdansızın teki olduğunu bilirim dedi. Ömer de, o zaman Salim bey de Zehra’nın dayısı dedi.

Hala da doğruladı. Ne ana var, ne baba ortada kaldı yavrum. Salim kucak açtı o büyüttü dedi. gözü gibi bakarak, üzerine titreyerek çok güzel büyüttü dedi. ve Zehra’mın da aynı şeyleri yaşamasına izin vermeyeceğim dedi.

Ömer için bu çok ağır bir yüktü. Erkekti evet ama o seviyordu Zehra yı ve yarı yolda bırakmak gibi bir düşüncesi yoktu.

Gece bütün karanlığı ile bütün sırları içinde barındırarak bitmiş yeni bir sır ortağı eklemişti kendine o da Ömer di. Zehra’nın annesi ile olan geçmiş hikayeyi bilen biri olarak gecenin karanlığından yeni bir güne güneş ile aydınlıkla başladı Ömer.

Zehrası iyileşmiş ayağa kalkmıştı. Yine gözlerine bakıyor, yine sevgi ile konuşabiliyordu onunla Ömer.

Zehra halası ile konuşan Ömer’in neler konuştuğunu çok merak ediyordu. Ömer de pek bir şey konuşmadık diyebildi. Sır küpü olmuştu artık Ömer.

Ve Ömer gitmek daha sonra yine gelmek istiyordu. Ayrılık vakti gelmişti. Zehra halasının elini öptü. Vedalaştı. Hayır duasını aldı. Hatice hala Zehradan sonra Ömer ile vedalaşmak istedi işte o an Ömer’e elini uzattı,

Sen elimi öpmeyecek misin?  onca yolu boşuna mı geldin? diyerek bu evliliğe rıza gösterdiğini, olur dediğini söylemiş oldu.

 

Ömer kendisine uzatılan bu sevgi elini, evlilik rızasını veren bu eli seve seve öptü Ömer. Hatice hala da, Zehram sana emanet, kızımın bir şikayetini duyarsam iki elim kanda da olsa gelir hesabını sorarım dedi.

Ömer de böyle bir şey olmayacak, içiniz rahat olsun diyerek rahatlattı halamızı. Artık aileden biri olan Ömer’e aile yadigarı köstekli bir saat hediye etti Hatice hala. Manevi değeri oldukça büyük damat olarak kabul edilmenin bir ödülüydü bu.

Ömer ilk başta almak istemedi. Hala da adettendir az biraz bize uy ki, pişman etme beni deyince, kendisine verilen hediyeyi aldı Ömer. Zehra’nın yüzünde mutluluktan güller açtı.

Sevginin açamayacağı kapı, üzerinde köprü kuramayacağı nehir, yıkamayacağı duvar yoktur. Ömer sevdası ile sabrı ile kendisini Hatice halaya sevdirmeyi başarmış, gönül kapısını sonunda açtırmayı başarmıştı. 

Sevda nehri üzerinde sevgi ve aşk köprüsü kurmuş, yıkılmaz denilen zor duvarları yıkmış, bütün engelleri aşmış ve Sevdiği kız olan Zehrası ile aile büyüklerinin gönül rızası, hayır duası ile evlenmek için izin almış, damat olmuştu Ömer.

BİR ÖMÜR BENİMLE OL

Karşımda sen varken

En güzel manzara bende

Kalbim atar durur mu hiç aşkın yandıkça bende

Yan yana göz göze en büyük aşıklar biziz

Kimseler ayıramaz sonsuza kadar severiz

Dünya bir yana, sen bir yana, hep kalbimde yanımda ol

Seni öyle çok seviyorum ki, bir ömür benimle ol.

Mithat KÖRLER

Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

Etiketler: , , ,
Eklenme Tarihi: 27 Ekim 2017

Konu hakkında yorumunuzu yazın


Adını Sen Koy 204. Bölüm Analizi 26 ekim Özeti (19 Yorum)

    • Merhaba Betülcüm, evet Perşembe günü yayınlanan bölümün analizi canım.
      Görüşürüz inşallah.

    • Merhaba xanimazerifan
      Teşekkür ederim canım görüşürüz inşallah. Kendine iyi bak canım.

      Çarşamba ve Perşembe günü yayınlanan bölümler benim içinde çok duygusal bölümlerdi. Ömer sonunda Hatice halanın gönlünü fethetmeyi başardı.

  1. Ardarda iki tane tatlımı tatlı analiz. Şimdi gel de bunları yeme. Ay benim çatal bçağım nerde. Yada boş verin. Ben bu tatlını ellerimle bile yutarım.HADİ BANA AEYET OLSUN. YAPANINDA ELİNE SAĞLIK OLSUN:-)

    • Selamlar arkadaslar nasilsiniz? ULKERcim afiyet olsun Asli bitanem nasilsin eline konlune saglik sahane olmus

      • Ülkercm afiyet bal şekr olsun canım.
        Su damlası sağolasın canım.
        bugün evde değildim o sebeple ancak mesajlara cevap verebiliyorum kusura bakmayın.
        Ülkercim su damlam kendinize iyi bakın görüşürüz canlarım.

  2. Merhaba Aslıcım.Bana göre sevgiye sahip biri o kadar zengindir ki daha hiç bir şeye ihtiyacı yoktur.Hatta bu sevgi karşılıksız olsa bile.Çünkü sevgi çok böyük ve eşsiz bir duygudur.Sevgi bir yetenektir,hem de her keste olmayan bir yetenek,bence.
    Canım kızım, ne güzel bir şiir bulmuşsun böyle.Çok teşekkürler analiz için,şiir için.Ellerin,kalbin dert görmesin.İyi günler.Ha onu deyim ki internet bana naz yapıyor.bir az zorluk çekiyorum yazını gönderirken.Gelmesem bilin ki menlik deyil.

    • Merhaba ablacım, sevgi için söylediklerinde çok haklısın ablacım. kainatta büyük bir sevgi ile yaratıldı zaten ve sevgi insanın en güzel en değerli serveti bence. verdikçe çoğalan artan bir servet sevgi.

      Mithat Körlerin şarkısı o, klip olarak eklemiştim onu. klibi seyredemeyenler için sözlerini yazdım.

  3. Ne guzel bolum olmuş sonunda başardyn be oglum cok sevdim bu bolumi Omerin Zehra ile ilgilenmesi hoşuma gidyo
    Aslim sanada bin kere teşekkurler tatlyş kedijigin bile yazdygyn icin cok cok sag ol salamat kal kardeşim

    • Merhaba Gozelcim, bugün evde olmadığım için bilgisayara bakamadım mesajlarınızı ancak şimdi okuyup cevaplıyorum.

      Evet bu bölüm çok güzeldi bende severek izledim bu bölümü.
      Ömer’in Zehra ile ilgilenmesi benimde çok hoşuma gitti.

      Geçmişte 1. sezonda hiç hastalanmayan Zehra hastalansın da Ömer ona baksın diye kaç kere yazdım Allah bilir. sonunda oldu Zehra hastalandı ve Ömer ona baktı. neden istediğime gelince

      1. sezonda o kadar şey yaşadı Zehra hiç hasta olmadı o yüzden en nihayetinde Zehra da bir insandı. Ömer hastalandığında hep Zehra ilgilendi Ömer ile ama Zehra hiç hasta olmadığı için ilgilenmemişti. şimdi eşit oldu iyi oldu.
      Ayrıca, Zehra Ömer’e dağ evinde çorbayı içirememiş üzerine dökmüştü. En azından Ömer Zehra ya dökmeden çorba içirebildi. başında bekledi. güzeldi beğendim ben çekenlere emek verenlere teşekkürler.

      Allah’a emanet ol Gozelcim.

  4. Hayirli cumalar. Aslim her iki analiz icin tesekkurler. Gozel bolumdu sabahla kerem haric. Tam dizinin heyecanli yerinde hop sabahle kerem. Sinir oluyorum. Cevriye hala salimle omerle zehradan once evlenip dugun yaparlar.

    • Hayırlı cumalar canım. Kerem ve Sabah’ın sahnelerinin en heyecenlı yerde araya girmesini bende istemiyorum.

      Bu günkü 205. bölümde Şükran teyze Cevriye halayı kıskandı sanki ben öyle anladım.

      • Asli hanim selam elinize gonlunuze saglik cok guzel cikmis analiz ” sevgininin acmayacagi hic bir kapi yokdur” evet bu sevgi bana hic kapi acmadi ama siz cok guzel yazmissiniz tesekkur ederim

  5. Bu mesajı beni merak etmeyin diye yazıyorum arkadaşlar.

    Ben bugün sizlerle olamadım. Akşam ancak gelebildim eve öyle girdim baktım ve Pazartesi akşamına kadar da olamayacağım.

    analizi bu gece yazar ve gönderirim inşallah.

    yeniden görüşebilmek dileği ile herkes kendine iyi baksın hoşça kalın Allah’a emanet olun güzel arkadaşlarım hepinizi seviyorum.
    Lalecim özledim seni canım.

  6. Bu mesajı beni merak etmeyin diye yazıyorum arkadaşlar.

    Ben bugün sizlerle olamadım. Akşam ancak gelebildim eve öyle girdim baktım ve Pazartesi akşamına kadar da olamayacağım.

    analizi bu gece yazar ve gönderirim inşallah.

    yeniden görüşebilmek dileği ile herkes kendine iyi baksın hoşça kalın Allah’a emanet olun güzel arkadaşlarım hepinizi seviyorum.
    Lalecim özledim seni canım.

    • Gule gule Asli bitanem saglicakla kal bizde seni cok seviyoruz cabuk don Allaha emanet ol bitanem

  7. Evet aslı bana da öyle geldi inşallah senarist ler cevriye hala ile şükran teyze arasında da sorun icad etmezler zaten şu canan mevzuuna uyuz oldum iş cikartmasinlar durduk yere elimde kalacak valla bu senaristler benim…

  8. Evet ömer in zehra ya çorba icirdigi bolum benim de hoşuma gitti zehra çocuk ken o çorba yi hiç sevmezmisti ama ömer çorba nin iyileştirici etkisini duyunca hepsini icirdi zehra ya. ..