Adını Sen Koy 203. Bölüm Analizi 25 ekim Özeti

Adını Sen Koy 203. Bölüm 25 Ekim 2017 Çarşamba

Aşk, Emek İster, Sabır İster, Yürek İster, Bilek İster. Sevdim Demekle Olmaz Denenmek, Sınanmak İster. Ne Kadar Kararlısın, Azimlisin, Sözünün Erisin Görmek İster, Bilmek İster. Hayat Bir Okuldur. Okulda Sınav İster. Hayat Okulunda Aşk da En Büyük Sınavlardan Biridir.
Kader ise Hepsinden Büyüktür.

Ömer ve Zehra köye Hatice halanın evine gitmişler onun elini öperek, rızasını da alarak döneceklerdi. Ancak hala işi biraz yokuşa sürdü. Ömer’i sınava tabi tuttu. Hatice hala her adımında Ömer’i takip ediyor onu gözlemliyor, tanımaya çalışıyordu. Emanet edeceği Zehra yı ne kadar koruyacak, kollayacak, bakacaktı onu anlamaya çalıştı hala.

Ve Ömer’e yapması için işler verdi. Önce odunları kırmasını istedi olmadı, çünkü; yaş odunları kırmıştı Ömer ve onlar şimdi yanmazlardı. Sonra su taşımasını istedi, Olmadı Ömer suyu başkasına taşıttı. Ahır duvarını tamir etmesini istedi, olmadı Ömer onu da kendisi yapmamış, arabası ile bir usta bulup getirmiş ona yaptırmış, parasını da ödemişti.

Ömer bu işleri yapmadıktan sonra sınavın bir manası kalmamıştı. İşi başkası yapacak olduktan sonra Hatice hala Ömer olmadan da bu işleri adam tutup bir başkasına yaptırabilirdi.
Maksat Ömer’in yapmasıydı ki, Hala görecekti, Ömer ne kadar sabırlı, iş bilir, iş bitirir, güvenilir, söz tutar, görecekti bunları göremedi.
İstediklerini Ömer de göremeyen hala son sözünü söyledi. Sana ne elimi öptürürüm, nede kız veririm. Zehra yı vermek, bırak en ufak bir işimi bile emanet etmem dedi.

Ömer haladan bu sözleri duyunca üzüldü. Nerede hata yaptığını sorsa da bir cevap alamadı. Konuşmak için arkasından gitmek isterken Zehra Ömer’i durdurdu.
Zehra halası ile konuşmak için odaya yanına gitti. Ama hala konuşmak istemediğini söyleyerek kararını verdiğini söyledi.
Zehra da en azından nerede hata yaptık onu söylesen, deyince,
halada senin bir kabahatin yok, o koca namzetine yani koca adayına söyledim lafımı dedi.

Zehra, boynu bükük bir şekilde odadan çıkınca hala arkasından, ah benim saf kızım bende olmasam şu beş kuruşluk adama güvenip peşinden gideceksin dedi.
Hatice hala, senin bilmediğin derin mevzular var, bir onlar birbirlerini çok seviyorlar, iki onlar resmiyet de evliler zaten. Bir bilsen olanları ama bilmiyorsun işte bilmiyorsun da en azından Zehra’nın halinden anla be hala aşık kız.

Zehra üzgün bir şekilde Ömer’in yanına gitti. Elini öpmemize izin vermiyor dedi. Öyle üzgün ki Zehra her an ağlayabilir. Öylece kestirip attı dediğin de Ömer de; bunun bir nedeni olmalı? Derken daha önce Ömer’e kova ile su taşımasında yardımcı olan delikanlı ile annesi geldi. İneğinin doğum yapmasında yardımcı olduğu için teşekküre gelmiş.
Gelirken de bir tepsi börek getirmiş. Bayanlar içeri geçti. Ömer ile o genç başbaşa kaldı ve aralarında konuşmaya başladılar.

Ahır duvarının yapılmış olması gencin dikkatini çekti. Hatice teyze kaç zamandır dertleniyordu buraya deyince, Ömer de Hatice hala beğenmedi deyince, genç niye beğenmemiş ki güzel yapmışsın dediğinde.

Ömer ben yapmadım, iyi olsun diye ustaya yaptırdım deyince, genç Ömer’in gözünü açacak olan şu sözleri söyledi. Hala sana sen yap dedi ve sen başkasına yaptırdın öylemi? Eline sopayı almadığına şükret sen dedi.

İşte o an anladı Ömer nerede hata yaptığını. Hatice halanın ona verdiği işleri onun yapması gerekirken başkasına yaptırması büyük hatasıydı Ömer’in ve Ömer genç delikanlı sayesinde anladı bunu.

Birlikte bahçede sofraya oturdular komşu teyzenin getirdiği böreği çayla yediler. Teyzemiz Zehra yı çok severmiş, onu öve öve bitiremedi. Zehra daha 13 – 14 yaşlarında iken komşu hastalanmış da onun evine bakmaya gitmiş, çorbasını yapmış, evini derleyip toparlamış.
Bunları anlatırken Ömer gülümseyerek dinledi bu anlatılanları.

Komşuluklar böyledir. Köy hayatında herkes birbirinin yardımına koşar. Gece demez gündüz demez derdine derman olur. Şehirdeki insanlar gibi değildir insanlar. Bende arada köyde yaşadığım için iyi bilirim o ortamı, hem şehir hayatını, hem de köy ortamını iyi bilirim 🙂
Şehir hayatı gibi soğuk değildir köy hayatı. Hep o güzel ortamlarda çekim yapsalar ne güzel olur. Arada Ömer ve Zehra dağ evine ve böyle köy evlerine gitseler nede güzel olur.

Nurhan teyze Ömer’i bir güzel sorguya çekti. Tanımak ve Zehra yı kime emanet ettiklerini bilmek istedi. Ömer’e nereli olduğunu sordu. İstanbulluyum dedi Ömer.
Ne iş yaparsın? Sigortan var mı? Ömer; işim var, sigortam da var sayılır dedi.
Nurhan teyzecim sen bir bilsen Ömer’in şirketi var şirkette patron o.

Kazancın nasıl? bir evi çevirmeye yetiyor mu bari diye sorunca Zehra güldü de halası ona bakınca ciddi olmaya çalıştı. J Nurhan teyze, Ömer’in arabaları, şirketi, konakları, dağ evi var. Emrinde çalışan insanlar var, maşallah. Kendisine yetiyor da artıyor bile. Birde huzuru, evinde sağlıkla yaşayacağı eşi kardeşi ailesi olsa cennet hayatı olacak da dirlik vermiyorlar ki çekemeyen kıskanç insanlar.

Ömer, iyi çok şükür dedi.
Askerlikte yaptın inşallah derken ben yüzümde tatlı bir tebessümle izledim bu teyze ile Ömer’in arasında geçen konuşmayı. Ömer, yaptım çok oldu dedi. Nurhan teyzenin oğlu da Ömer den yana olarak köy işlerinde de çok iyi dedi.
Ömer’in yüzünde tatlı bir gülümseme J
Çok candan, içten güler yüzlü, samimiydi Nurhan teyze, oğlu da öyle akça pakça temiz insanlardı. Sevdim ben onları 🙂

Hadi hayırlısı, Ömer komşu sınavından da başarı ile geçti. Nurhan teyze Hatice halaya mumla arasan bulamazsın, her bir şeyi tamam, boylu poslu, yakışıklı da maşallah dedi. böyle damadı olana zeval gelmez dedi. hadi inşallah böyle damat tüm bekar kızların başına inşallah amin.

Teyzem çok sevdi Ömer’i Allah ayırmasın tamamına erdirsin inşallah dedi. her iki gencin de hoşuna gitti birde Hatice haladan da böyle güzel onay alıp elini öpebilselerdi dünyalar onların olacaktı.

Şükran teyze de Salim amcanın yanına eve gitti kapı önünde konuştular. Hatice halanın inadının tutmasından korkuyor Şükran teyze. Ömer’in halaya kendisini sevdirmesini elini öpüp biran önce dönmelerini istiyor. Nede olsa düğün dernek işleri çok yetişecek bir sürü iş var.

Bir gün daha bitmiş, Ömer ve Zehra’nın köydeki ikinci geceleri olmuştu ve Zehra halasının fikrinin değişmeyeceğini düşündüğü için dönmek istediğini söyledi Ömer’e.
Ömer de; bu gece de burada kalalım. Ben sana her şeyi yoluna sokacağımı söylemiştim unuttun mu diyerek her şeyi yoluna sokmadan gitmek istemediğini söyledi.

Zehra içeri bulaşıkları yıkamaya gidince dönüşte kahve yapıp getirmiş. Ancak Ömer açık alanda masanın üzerine kolu üzerinde uyuya kalmış kıyamam paşama ne de güzel uyuyor.
Zehra da kıyamadı yârine ve üzerini örttü. Hatice hala da geldi uyandır burada uyumasın deyince, Zehra uyandırmasam dediğinde hastamı edeceksin adamı yerinde uyusun uyandır diyerek gitti.

Zehra da Ömer’i ismini söylemeden uyandırdı ve bir süre bakıştılar göz göze. Sonra Ömer üzgün olan Zehra yı teselli etti. Merak etme ben ne yapacağımı biliyorum, çok yorgun görünüyorsun git dinlen dedi.

Zehra hem bedenen, hem de ruhen yorgun. Beden yorgunluğu belki dinlenerek geçer de, ruhun yorgunluğu sorunlar halledilmeden geçmez. Zehra hasta olacak bu gidişle, bu ruhundaki yara sevdiğine kavuşamıyor olma nedeni ile.

Bir gün daha başlamış, Hatice hala ile Zehra erkenden uyanmışlardı. Zehra, hala yorgun benzi soluk. Hatice hala kahvaltı için gözleme yapalım mı? dedi. Zehra da olur ben fırını yakayım diyerek dışarı çıktı.
Hatice halada bu arada hayvanların yemini vereyim dedi. Ömer’i uyandırayım mı diye düşündü sonra vazgeçti. Nede olsa daha önce ona verdiği hiçbir işi yapmamıştı Ömer.

Ve sürpriz Ömer herkeslerden önce kalkmış, sobayı yakmış, hayvanların yemini vermiş. Arkada boş duran muşambayı da kuru odunların üzerine örttü hala da bu olanlara şaşırdı ses etmedi ama yaptıkları da hoşuna gitti. Aklı sıra gözümü boyayacak dese de.

Hala, Zehra yı da alarak tarlaya gittiler. Kahvaltıyı orada yapacaklar.

Konakta da Cevriye hala Zehralar geldi mi diye odalarına baktı gelen olmamış hemen Ömer’i aradı ne zaman geliyorsunuz? Evdekilere yalan söyleye söyleye burnum uzadı dedi 😀 pinokyo Cevriye hala 😀

Cevriye hala bu telefon konuşmasından pek memnun kalmadı. Bu Ömer, araya reklam ala ala, dura dura konuşur da, bu kez biraz farklı konuştu diyerek endişelendi. Halanın bu evliliğe onay vermeyişini sezdi herhalde.
İçi içine sığmayan hala mahalleye Salim amcanın evine konuşmaya gitti. Çocuklar gelmedi. Neden gelmedi diye. Salim amca da halam bırakmamıştır nede olsa eski toprak dedi.

Zehra tarlada toprakla ilgilenirken dalıp gitmişti. Hala da fark etti bunu ve nedenini sordu.
Zehra da, Ömer’e neden böyle davrandığını merak ediyorum? Tanısan çok seversin dediğinde, Hala; böyle adamlardan bela dışında bir şey gelmez dedi.
Zehra da, o öyle biri değil, tanımadığın için böyle söylüyorsun, ailesi de çok iyi beni de çok seviyorlar dedi.

Hatice halada, Zehranın saçını okşayarak sevmezler kızım sevmezler, sever gibi görünüp bozuk para gibi harcarlar dedi.
Belli ki halanın çok canı yanmış zengin insanlardan.

Zehra ya vazgeç bu sevdadan davul bile dengi dengine derken Zehra ağladı Ömer için ona kavuşamamak Zehra yı üzdü.
Ağlayarak ama hala dedi sustu Zehra.

VE O AN HALA GEÇMİŞTE KARŞISINDA YİNE BÖYLE AĞLAYAN GÖZYAŞI DÖKEN
“AMA HALA BEN ONU SEVİYORUM ” DİYEN BİRİNİ HATIRLADI.

Tarih tekerrürden ibaretti. Ve geçmiş şuan yeniden yaşanıyordu. Zehra’nın annesi de geçmişte böyle birini sevmiş ve ama hala ben onu seviyorum demişti. O anları hatırlayan hala daha fazla dayanamadı ve bayıldı bir anda.

Bu da demek oluyor ki, Salim amca Zehra’nın dayısı. Bunca zaman baba diye bildiği Salim amca aslında Zehra’nın dayısı. Vay be. Hatice hala da Salim amca ile Zehra’nın annesinin halası.

Zehra biran da karşısında bayılan halası için çok korktu. Hemen Ömer’i telefonla arayarak tarlaya gelmesini istedi. Ömer de konum atmasını istedi araba ile yanlarına gitti. Hatice halayı alarak araba ile hastaneye giderken yolda kendine geldi hala ve hastaneye gitmek istemediğini söyledi.

Kerem ve Sabah cephesindeyse olaylar bu kez emlakçı da devam ediyor. Önce evdi şimdi dükkan. Bir Zehra Ömer olayları sonrada bu ikili gösteriliyor. Dizi bu iki çift arasında gelgitle devam ediyor.
Hadi hayırlısı bakalım nerden nereye nasıl bağlayacaklar bu ikiliyi birbirine? Sabah Zehra ile arkadaş. Kerem ne olacak bakalım?

Kerem Sabah mafya adamlarına yakalanmasın diye dükkan kapısını içerden kilitledi ve anahtarı da cebine koydu ben bilmiyorum görmedim diye de yalan söyledi. Sabah da çilingirci tanıdığını aradı köydeymiş, başkasını aradı o da açmadı içerde mahsur kaldılar ikisi.

Kerem’in de istediği buydu. Sabah’a o adamlar zarar vermesin diye yaptı bunu. Gece olunca da Sabah’ın arkadaki odasına geçen ve duvardaki haritasından gittiği ve gitmek istediği yerleri gördü. Ve yatağın üzerinde otururken Sabah’ın sakladığı içinde kaset olan cüzdanı buldu tam açacakken Sabah geldi ve elinden alıp odadan kovdu Kerem’i.

Kerem de ön tarafa geçti sandalyede uyumaya çalıştı. Koltuk da uyumuş. Sabah olunca, Sabah kapının anahtarını Kerem’in cebinden düşerken gördü ve onu uyandırdı zorla kapı dışarı ederken Salim amcanın geldiğini görünce arka odaya sakladı Kerem’i.
Salim amca ile bir süre konuşup dükkandan ayrıldılar Kerem dükkan da kaldı.

Şükran teyze emlakçı dükkanına gelmiş, gelirken de börek getirmiş, Kerem ile tanıştılar sohbet ettiler. Güldüler eğlendiler. Kerem kendisini Sabah’ın okuldan bir arkadaşı olarak tanıttı kendini.

Sabah da geldi dükkana ve Şükran teyze ile Kerem’i görünce çok şaşırdı. Bir de Salim amca ile tanışmak istediğini söyledi Kerem tam oldu.

Sabah Şükran teyze gidince Kerem’e dükkandan gitmesini söyledi baya tartıştılar. Kerem gitmek istemediğini söyleyince, Sabah Kerem’in üzerine kapıyı kilitleyerek gitti.

Ömer ve Zehra araba ile bayılan halayı hastaneye götürürlerken yolda Ömer ne olduğunu anlamaya çalıştı nede olsa Ömer bir cankurtarandı. Herhangi bir hastalığı varmıydı?
Bayılmadan önce onu üzecek şeylerden konuştunuz mu diye sorarken, hala kendine geldi ve hastaneye gitmek istemediğini eve gitmek istediğini söyledi.

Ömer de araba ile eve getirdi halayı ve arabadan inerken yardımcı olmak için elini uzattı ama hala kendisine uzanan yardım elini tutmayı kabul etmedi.

Evine girdi girerken de bu bayılma kafamda bir çok şeyi yerine oturttu dedi. Ömer bir şey anlamadı. Zehra da evlenmemizi istemiyor hemde hiç deyince, Ömer de iyi de neden istemiyor evlenmemizi diye sordu?

Zehra da, bilmiyorum? Sır gibi konuşuyor, sanırım senin beni üzeceğini düşünüyor deyince Ömer anlaşıldı diyerek hala ile konuşmak için eve geçti. Zehra da dışarda fena halde kötü nefes alıyor.

Ömer hala ile konuşmak için eve geçti geçmesine de, o eve geçmeden önce Hatice hala sandıktan duvardan indirip sakladığı resmi aldı eline, adı Seher miş resmin sahibi Zehra’nın annesi.

Ve bir zamanlar o da zengin birini sevmiş, gönül vermiş. Çok acı çekmiş, halanın konuşmasından bu anlaşılıyor.
Seher, kızım, senin kızında aynı sen, senin gibi kırılgan bir gelincik sanki. Öyle saf, öyle güzel ki, almış birini getirmiş evleneceğim diyor. O da zengin. Paradan puldan başka bir şey görmez gözleri onların.
Vicdanları pul, insafları kurumuştur dedi. senin yaşadıklarını Zehram yaşamayacak.

Hala resimdeki Seher ile Zehra’nın annesi ile konuşurken Ömer geldi kapıya ve halanın bundan sonraki söylediği bütün sözleri kendi kulakları ile duydu. Gözleri ile gördü. Yemin billah olsun ki kızın senin ile aynı kaderi paylaşmayacak.

Ben seni kaybettim onu da kaybedemem. Ben nefes aldıkça bu evliliğe izin vermem sen rahat uyu Seher’im, rahat uyu kuzum, rahat uyu yavrum dedi.

Bu bölüm sonu çok duygusaldı. Seher için üzüldüm. Zehra ve Ömer içinde Ve aklıma aşağıdaki şiir geldi ekledim. Duygusallık kat be kat artmış durumda. Kader sen ne zaman gülecek güldüreceksin?

ÇOK YORULDUM BE ANNE

Sitemim ne Yaradana nede başka birine
Sitemim kendime kaderime anne.
Çok yoruldum be anne
Keşke doğurmasaydın anne keşke!

Hani derler ya evladının kaderi anneye benzer diye
Ben bu kaderi sevmedim anne.

Seni de mi ben gibi üzdüler seni de mi ağlattılar seni de mi yordular ?
Hep içime atıyorum konuşsam bile anlamıyorlar,
Sen hep ondan mı suskunsun anne?
Hadi susma konuş benimle, ben seni anlarım belki de.
Yok yok yorma kendini sanırım dinleyecek gücüm yok anne.
Yürek yorgun olunca tek kelime bile ağır geliyor bedene.
Bu hayatın düzeni nerede ?
Adalet istiyorum

İyiler ağlamalı kötüler mutlu olmalı
Ya da
İyiler mutlu olmalı kötüler yok olmalı
Doğru olan hangisiydi anne ?
Adalet istiyorum adalet nerede ?

Sen hep dersin ki ” Sen doğru dur bırak eğri sansınlar,
Sen iyi ol da bırak onlar yaptıklarından utansınlar”
Utanmıyorlar be anne utanmıyorlar.
Hani yazmıştım ya bir gün ben insanlara yara olmadım hiç
Hep merhem oldum açılmış yaralarına

Düşerlerken ellerinden tutmaktan korkmadım onlarla düşerim diye
Ama insanlar çok acımasız be anne
Adalet istiyorum adalet nerede ?
Bu sabah ilk kez umutsuz başladım güne,
Hayatında hiç isyan etmeyen beni bile isyan ettirdiler anne
Sitemim ne Yaradana ne başka birine
Sitemim doğduğum güne sitemim kaderime anne
ÇOK YORULDUM BE ANNE.
Berra SU

Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

Etiketler: , , ,
Eklenme Tarihi: 27 Ekim 2017

Konu hakkında yorumunuzu yazın


Adını Sen Koy 203. Bölüm Analizi 25 ekim Özeti (8 Yorum)

    • Ülkercim canım benim iyi ki sende varsın canım benim.
      Seni seviyorum canım 🙂
      ❤❤❤❤ Ülkercim ❤❤❤❤

  1. Iy gunler arkadaşlar
    Aslim gercekden iyki varsyn cok teşekkur ederim hakkyny helal et ALLAM kolaylyk versin cok uzuldum Zehramyn caresizligine taby halada kendinje hakly henuz Omerimi tanamyyor tanasa mutluka rza olajak cunki bizim aşyk ozge zenginlere benzemiyo
    Cevriye pinokiyo cok guldum yaa allam iyiligini versin canym ASLIM

    • İyi akşamlar canım Gozelcim. İyi ki sende varsın canım benim kendine dikkat et. seni çok ama çok seviyorum

      Hatice hala Ömer’i tanıdı sevdi ve onay verdi evleniyorlar Ömer ve Zehra.
      Cevriye hala sağ olsun 🙂
      ❤❤❤❤ Gozelcim ❤❤❤❤

  2. Merhaba Aslıcım.Ülker dogru dedi.İyi ki varsın.İyi ki seni tanimişız.Biz seni çok sevdik.Hep böyle kal Gönlü güzel kızım.

    • Canım ablam benim bende iyi ki sizleri tanıdım bu dizi sayesinde ve seni çok ama çok seviyorum Hanım ablacım kendine çok dikkat et lütfen ve Polad amcama çok çok selamlar. İyi ki varsın ablacım

      ❤❤❤❤Hanım ablam, Polad amcam❤❤❤❤

  3. Merhaba aslicim senin yazdigin analizlerin cok guzel ellerine saglik bazen oluyorki diziyi izliyemiyorum senin yazdiklarini okuyorum o icine kattigin yorumlari siirleri cok guzel yazdiklarini okudugumda diziyi izlemis gibi oluyorum cok sagol yasin kac bilmiyorum belki cocugumun yasindasin

    • Merhaba hazalim çok teşekkür ederim. ne mutlu bana size ve diğer diziyi seyredemeyen arkadaşlarıma diziyi izlemiş hissi verebiliyorsam.

      evet analizlerin içerisine bazen başkalarına ait, bazende kendi yazılarımı ekliyorum, sonda da klip ler ekliyorum klipleri videoları seyredemeyenler içinde o klipte yer alan sözleri sona, bazende aralara yazıyorum, bunları beğenmenize de sevindim kendinize iyi bakın görüşürüz inşallah.

      ❤❤❤❤ hazalim ❤❤❤❤