Adını Sen Koy 188. Bölüm Özeti 04 Ekim 2017 Çarşamba Analizi

9 yorum
109

Kız Babası Olmak. Salim Amca ve Kızı Zehra Damadı Ömer. 

Ömer ve Ayşe’nin Bir Babaannesi varmış. Bunca yıl Neredeymiş? Neden Çocuklara O Bakmamış ta Şimdi Geliyor? Ökkeş Amca da Dönecekmiş.  

Salim amca, Zehra’nın Ömer ile evlendiğini öğrenince kalbi buna dayanamadı ve kalp spazmı geçirdi. Hastaneye kaldırıldı. Zehra da Ömer ile birlikte babasını her yerde aradı bulamadı. Ömer de Zehra dan habersiz araştırma yaptı ve Salim amcanın hastanede olduğunu öğrendi. Birlikte hastaneye gittiler.

Bir gece hastanede kalan Salim amcaya Zehra odada Ömer de koridorda bekleyerek refakat ettiler. Ömer bu zor zamanda eşi Zehra yı biran olsun yalnız bırakmadı. Salim amca kendine gelip hastaneden ayrılacağı vakit çıkış işlemlerini Ömer yaptı.

Ve Ömer odaya gelip geçmiş olsun dedi el pençe divan durarak babasına, Salim amca hiç yüzüne bile bakmadan konuşmadan Zehra yı da yanına alarak hastaneden ayrıldı. Onlar mahalledeki evlerine taksi ile dönerken. Ömer de kendi arabası ile onları takip ederek mahalleye geldi ve her anını gördü Zehra’nın.

Salim amca arabadan inince kendisine yardım etmek isteyen kızına gerekmez diyerek tepki gösterdi. Eve girerken de dengesini kaybetti düşecek gibi oldu Salim amca Zehra yardım etmek istese de babası izin vermedi. Zehra kapıyı açtı buyur geç babacım diyerek eve girdiler.

Ömer de ne eve, ne işe şirkete gitmedi hep Zehra’nın evinin orada Zehra için arabada bekledi aşık Ömer.

Salim amca Zehra ya çok kırgın, kızgın. Bu tavrı ve davranışı daha öncesinde kızı Yasemin’e de yapmıştı. Koray ile kaçtı söylentisi çıktığında oysa kaçmamış kaçırılmıştı Yasemin.

Salim amca iyi hoş amma velakin başkalarına öğütler, nasihatler verirken çok iyi anlayışlı mülayim iyi bir baba, iyi bir büyük tablosu çizerken. İş kendi özeline ailesine çocuklarına gelince bu anlayış, hoş görü, ortadan kayboluyor. Bu da hocanın dediğini yap yaptığını yapma atasözünü hatırlatıyor insana.

Bu da Salim karakterinin kötü bir yanı gibi gözükse de aslında kızlarını çok seven ve kendince korumak isteyen bir baba olduğu için.

Salim amca Yasemin’in olayında Koray’a okkalısından bir tokat atmıştı. Ama Ömer’e bu tokadı atmadı atamadı. Yasemin ile konuşmamıştı günlerce ve Yasemin’i köye halasının yanına göndermeye karar vermiş bunu uygulamaya koyduğunda Zehra da Şükran teyze de engel olmuşlardı.

 Salim amca Yasemin için yapamadığını şimdi Zehra için yapmayı düşünüyor. Salim amca konuşmuyor Zehra ile ve düşünüyor, kafasında planlar kuruyor ve en kısa zamanda bu kafasında kurduğu planları kimseye söylemeden uygulamaya koyacak.

Peki kim engel olacak ona? Şükran teyze mi? Leyla da yok ki konuşsun anlatsın olup bitenleri ve destek olsun Zehra ya. Zehra en çok dosta ihtiyaç duyduğu anda Leylası yok yanında. Aynı şekilde Ömer de aynı durumda Demir olsaydı ne güzel olurdu. 

Onlar araya girer ve işi tatlıya bağlarlardı ama yoklar. Ne yazık ki yoklar. Olmaları gerekirdi çünkü; bu olayın her aşamasını bilen ve çiftimize destek olan insanlardı onlar.

Ayşe abisini aradı. Ömer de her şeyin yolunda olduğunu, birkaç gün daha baş başa kalmak istediğini söyledi.

Bakalım Ömer ne zaman Ayşe ye Zehra’nın bir ailesi olduğunu söyleyecek? Peki Ömer Ayşe ye Zehra hakkında bu gerçeği söylediğinde Ayşe demeyecek mi Zehra yı babasından isteyelim. Diyecek bence ve ailecek Zehra yı istemeye gidecekler de.

Salim amca öğrenmeyecek mi? Ayşe’nin hastalığını ve Zehra’nın Ayşe için ve kendisi için yaptığı bu evliliği? Elbet öğrenecek. O zaman Salim amca Ayşe ile bu konu hakkında konuşmayacak mı?   Hele Ömer’in bir yanlış anlama ile bu evliliğe doğru yol aldığında öfkesi şimdikinden kat be kat olacaktır Salim amcanın.

Sessiz duran atın çiftesi pek olur derler. Yani; sessiz ve uysal görünen nice insanlar vardır ki, derin ve tehlikeli sular gibidir. Düşünce ve duygularını açığa vurmaya+n bu gibi insanlardan, derin sulardan sakınır gibi sakınmak gerekir. Şuan Salim amcadan gerçekten korkmak gerek.

Salim amca salonda sessizce oturuyor. Zehra önce terliklerini getirdi. Açsan yemek hazırlayayım dedi. Banyo yapmak ister misin diye sordu. Salim amca da bir şey istemediğini söyledi.

Salim amca şimdi konuşmuyor ancak kafasının içinde cebelleşiyor Salim amca. Bundan sonrası için sessizce planlar yapıyor ve bu planları nasıl uygulayacağını en ince ayrıntısına kadar planlıyor kafasında.

Ömer ise arabasından inip Zehra’nın evinin kapısına kadar geldi tam zile basıp içeri girmek konuşmak istedi ama yapamadı Ömer. Bir kere daha eli zile gitti vazgeçti Ömer.

Zile basmak kolaydı kapı açılacak belki Zehra açacaktı kapıyı, belki de babası o an ne diyecek ti Ömer? Çok düşündü. Geri dönüp arabaya giderken vazgeçti Zehra için geri dönüp zile basmak ve konuşmak istedi ama yine yapamadı Ömer.

READ  Adını Sen Koy 188. Bölüm Özeti Adını Sen Koy 4 Ekim Özeti

Yine vazgeçti. Ömer’in ayağı bir ileri, bir geri gidiyor Zehra yı bu durumda yalnız bırakmak istemiyordu. Ama cesaret edip de zile basamıyordu.

Çünkü; mevcut durum yeterince karışıktı ve Ömer bu durumu daha da karıştırmak ve içinden çıkılmaz bir hale getirmek istemediği için vazgeçip ayrıldı oradan arabada beklemeye devam etti.

Zehra da babasının kendisine bu şekilde davranmasından dolayı çok üzgün o nedenle mutfağa geçip sessizce ağladı Zehra.

Salim amca Zehra ya kendisinden habersiz evlendiği için kızarken, acaba yıllarca Sevim’in gerçek annesi olmadığı halde gerçek annesi gibi bilmesine ve öz annesinden hiç bahsetmemesine ne diyecek acaba?

Ve Sevim’in onca zaman Zehra ya yaptıklarına Yener ile evlendirme çabalarına, Zehra babasının kendisinden bir şeyler sakladığını öğrendiğinde Salim amca hiç düşündü mü acaba Zehra ne yapacak? Ne tepki verecek diye? 

Salim amca sende Zehra dan gerçek annesini sakladın.

Zehra’nın senden sakladığı sır ortaya çıktı. Gün gelecek senin Zehra dan sakladığın sır da ortaya çıkacak bilmem farkında mısın Salim amca? Hiçbir sır gizli kalmaz. Zehra da sana senin şuan ona davrandığın gibi davranırsa hiç kızma olur mu? 

Ömer Zehra ya mesaj yazdı “seni çok merak ediyorum nasılsın? Her şey yolunda mı? Babanla konuşabildiniz mi? “ diye ama göndermeden sildi. Ömer de ne yapacağını bilemez durumda.

Zehra babası ile konuşmak istedi. 1 dakika da olsa beni dinlesen sana her şeyi açıklayacağım dedi ama Salim amca kızını dinlemek yerine ben duyacağımı duydum diyerek odadan ayrıldı.

İş mi şimdi senin bu yaptığın Salim amca? Al kızını karşına oturttur ve konuşmasına izin ver o anlatsın sen dinle, konuşmasan da olur, yeter ki kızını dinle. Önceden Ömer dinlemezdi Zehra yı, şimdi babası dinlemiyor. Konuşmadan, anlamadan, dinlemeden, tek taraflı sorun çözülemez. 

Gün gelecek Zehra gerçek annesinin Sevim olmadığını öğrenecek, o zaman da Zehra seni dinlemek istemeyecek ektiğini biçeceksin Salim amca. O sebeple iyi bir örnek olmak için kızını dinle.

Sabah da emlakçı dükkanında, Kerem’in ona söylediği “ Sabah mısın? akşam mısın? bilmiyorum ama benim için konuştuğunu bilmeyen, densiz, pasaklı, tuhaf bir yaratıktan başka bir şey değilsin “ sözlerini hatırladığı anda, dükkana benim kedime benzeyen kedi girdi. Sabah abla boş ver o densizi der gibi miyav miyav dükkanı turladı.

Ben olacaktım orada alırdım onu kucağıma bir güzel sarılırdım, öperdim yanaklarından oh mis, ne tatlı şeysin sen öyle der severdim o kediciği 🙂 Allah dan kedim varda onun yerine kendi kedimi öptüm canım benim ya pamuğum benim, pamuk pamuk 🙂

Sabah da kediciğe su verdi ve kedilerden ne kadar korksam da sana alıştım dedi. Alışıyor insan Sabahcım hele birde sevdirsin kendini yaramaz, sen gör bak hiç kucağından inmiyor kerata 🙂 öyle ki bilgisayarın modemini kapatıp interneti kesecek benimle ilgilen diyecek kadar zeki benim kedim bunu nasıl yaptı anlamadım ama yaptı ya

ramaz zeki kedim benim 🙂

Sabah emlakçı dükkanının adını Sabah emlak yaptı. Bisikletini Kerem’in evinin önünde unutmuş. Almaya gittiğinde kötü bir manzara ile karşılaştı Sabah. Bisikleti Kerem’in spor arabasının altında neredeyse parçalanmak üzere. Ve bisikletini arabanın altından çıkardı ön teker sizlere ömür.

Sabah da bisikletimi yaptır, elim ayağım o benim dese de, Kerem yaptırmaya tenezzül bile etmedi. Bu alan benim alanım sen gelip bisikletini koydun hatalı olan sensin bak başının çaresine dedi ve sevgilisi ile arabasıyla gitti.

Zübbe çapkın Kerem. Bu 3 oldu suç oldu Kerem efendi. Sen iyi bir dersi hak ediyorsun. Sabah sende onun arabasının tekerini patlat da yolda kalsın zengin zübbe.

Sabah da plakasından hatırladı bu adamı. İlkinde su sıçratmıştı. İkincisinde bisikletine çarpmıştı arabasıyla da durmamıştı hiç birinde.

Zehra babası için çorba pişirmiş yemesi için tepsi ile salona getirdi ve ilaçlarını almak için eczaneye gitti. Salim amca hem çok kırgın kızgın Zehra ya, hem de onun kendisine bu kadar ilgi göstermesinden, kendisi için yaptığı bu fedakarlıktan dolayı vicdan azabı da duyuyor içinde.

Zehra eczaneye giderken yolda Ömer ile karşılaştı. Ömer Zehra ya seni böyle bir durumda yalnız bırakamazdım. Hastaneden de konuşamadan ayrıldın diyerek babasının durumunu sordu. Konuşabildin mi diye sorunca, Zehra gözlerinden akan yaşa engel olamadı. Konuşamadığını babasının yüzüne bile bakmadığını söyledi ağlayarak.

Ömer de çok mu sulu göz oldun sen? sokak ortasında yapma, sonra bu adam bu güzel kızı neden üzüyor diyecekler dediğinde Zehra gülümsedi. Ömer bunu zaten Zehra biraz olsun gülümsesin morali yerine gelsin diye söylemişti.

READ  Adını Sen Koy 188 189 ve 190. Bölüm Fragmanı Yayınlandı

Ama Ömer beycim şunu sakın unutma, bir zamanlar sende ağlatmıştın Zehra yı. Sen şimdilik unutmuş olabilirsin ama biz seyirciler bunu unutmadık haberin olsun.

Zehra babasından çekindiği için babam seni görmesin dediğinde, Ömer de baban iyi olana kadar beni görmeyecek dedi.

Koskoca konak da sadece 3 kişi var Ayşe, hala ve Hediye abla. Nihat işlerin yoğunluğundan şirketteymiş, Zehra Ömer malum sebeplerden dolayı dışarda. Ökkeş amca telefonla arayıp konuştu Hediye abla ile ve işlerini biran önce bitir de dön dedi Hediye abla. Ökkeş amca döner mi bilinmez? Dönse iyi olur seviyordum ben onu 🙂

Zehra babasının ilaçlarını alıp döndüğünde Ömer hala arabasında bekliyordu. Zehra yı biraz daha görmek istemiş onun için beklemiş. Ayşe ye birlikte olduğumuzu söyledim haberin olsun dedi.

Zehra, Ömer’e, biz babamdan dolayı bir daha ne zaman görüşürüz bilmiyorum deyince, Ömer de; sorun değil, şunu sakın unutma ben hep senin yanındayım her an her saniye, uygun olursan ara beni birkaç dakika da olsa görüşürüz dedi.

Ayrı kalmak istemiyor Ömer. Eskiden yüzünü dahi görmek istemiyorum senin diyen, sözleşme bitince ayrılacağız diyen ikili bir yıl geçmiş sözleşmenin üzerinden ve ayrılmak istemiyorlar birbirlerinden. Nede çok yol kat etmişsiniz siz böyle.

 Ömer Zehra ya dikkat et kendine çok yorgun görünüyorsun, yarım saat de olsa uyumaya çalış dedi. Zehra da sevgi ile bakarak Ömer’e sende dikkat et kendine yemeğini aksatma dedi.

Ömer de ben hep yanındayım unutma dedi ayrıldılar.

Salim amca çorbasını içmemiş hiç konuşmadan Zehra’nın aldığı ilaçları alarak iş yerine gitti. Zehra ne kadar gitme dese de sözünü dinletemedi.

Ömer de arabada giderken Nihat arayıp toplantıyı haber verdi. Ömer de toplantıya gelemeyeceğini gerekirse iptal etmesini söyledi.

Ömer evi de, işi de unuttu. Aşk böyle bir şey mi? her şeyi unutturur mu insana? Sevdiğinden başka bir şeyi görmez mi gözü? Bakışları bile değişir mi aşık olunca insanın? Bunları soruyorum çünkü ben hiç aşık olmadım. Aşk nedir? Neler yaşatır insana bilmiyorum 🙂

Zehra ya mesaj yazdı her şey yolunda mı? diye. Zehra da pek değil yazınca Ömer aradı ve konuştular bir süre. Zehra ağlayarak babasının yüzüne bile bakmadığını çekip gittiğini ama nereye gittiğini bilmediğini söyledi.

Zehra babasının kendisini affetmeyeceğini söyledi. Affeder Zehra affeder. Sadece sana kırgın 1 yıl boyunca ona bir fırsatını bulup da anlatmadığın için. Evinden telin ile duvağın ile gelinliğinle senin mürvetini göremeden gitmiş olmana evlenmiş olmana kırgın baban.

Sabah Kerem’in evindeyken Kerem’in telefonu çaldı evde unutmuş telefonunu ve Sabah da Kerem’in kız arkadaşlarına mesaj çekerek 3 kızı aynı anda evde bir araya getirdi bunu da Keremden habersiz yaptı. Oh olsun Kerem’e bir sürü kıza sen mavi boncuk dağıt aynı anda idare et. Böyle foyan ortaya çıkar her birinden birer dayak yiyerek günü bitirdi Kerem.

Konakta da Cevriye hala, Ayşe ve Hediye abla havuz başında yemek yiyorlar. Oh be içim açıldı yeşil renk, güneş  ve güzel bir manzara böyle bir havuz başı olacak içerde vakit geçirilecek olacak iş mi. Sevdim bunu arada yapın böyle havuz keyfi.

Kendi aralarında konuşurlarken, Cevriye hala konak çok sessiz deyince, Ayşe de konak yakında hareketlenecek babaannem gelecek dedi. Hayda nereden çıktı bu babaanne? Hani Ömer ve Ayşe yi Müzeyyen hanım büyütmüştü? Babaanneleri vardı da o neden bakmamış bu küçük çocuklara da yıllar sonra 180 bölümde adı geçmeyen babaanne ortaya çıkıyor? anlamadım ya hadi hayırlısı bakalım.

Hediye abla Ökkeş de yakında dönecek dedi. Ökkeş amcanın dönecek olmasına sevindim.

Ömer ve Zehra her zaman ki buluştukları yerde sahil kenarında buluştular. Ve Zehra babasının onu affetmeyeceğinden, bugüne kadar hiç bu şekilde bana sırtını dönmemişti dedi. Ömer de affedecek ama üzerinden zaman geçmesi gerek dedi.

Ömer haklı Zehra, bir yara bile öyle hemen iyileşmezken, babanın bu yüreğindeki yara hemen nasıl iyileşsin zaman her şeyin ilacı bırak üzerinden biraz zaman geçsin. Zamanla her şey yoluna girecek.

Zehra Ömer’e gece çok düşündüğünü, ben babamın rızası olmadan onun onayını almadan seninle görüşemem dedi. Bunu söylerken de gözleri yaşlıydı. Canı acıyordu Zehra’nın bir yanda babası bir yanda hayat arkadaşı, eşi Ömer durmakta ve Zehra çok sevdiği eşine kavuşmak için babasının rızasını istiyordu. 

READ  Adını Sen Koy 188. Bölüm Özeti Adını Sen Koy 4 Ekim Özeti

  

Zehra akşam yemeği hazırlamış sofra kurmuş. Salim amca o sofraya oturmadı. Zehra da babasının gitmesine izin vermedi ve elini öperek ben senin başını öne eğecek hiçbir şey yapmadım, bağrına bastığın o Zehra yım dedi ağlayarak.

Döv, söv ama konuş benimle, affet beni baba ne olur dedi ama Salim amca tek bir kelime dahi etmedi. Konuşmadı kızı ile ve banyoya giderek sessizce ağladı. Ağladığı duyulmasın diye de eli ile ağzını kapattı.

Salim amca kızı Zehra’nın kendisi için nasıl bir fedakarlık yaptığının farkında ve elinden bir şey gelmediği içinde bu fedakar kızının telli duvaklı göremediği için, bu şekilde evlenmiş olmasına hem de kendisi için bu evliliği yapmış olmasına çok üzgün Salim amca. Zehra’nın ne kadar fedakar biri olduğunun farkında.

Ömer de şirkette ve Zehra’nın kendisine babamın izni olmadan seninle görüşemem sözlerini düşünüp, buna izin vermeyeceğim, seni benden hiç kimse koparamayacak dedi.

**********  

Baba ve Kızı ile İlgili Çok Beğendiğim Bir Yazıdır Bu Sizlerle Paylaşmak İstedim.

0 yaşında
Baba :

Ne kadar da güzel. Şimdi bu küçücük şey benim kızım mı? Gözleri de bana ne kadar çok benziyor.
Kızı :
Bu gözlerini benden hiç ayırmayan adam babam olsa gerek.
***

5 yaşında
Baba :
Prensesim benim, güzel kızım. Söyle bakalım baban sana ne alsın?
Kızı :
En çok babamı seviyorum. Babam, niye annemle uyuyor?
Hep benimle uyusun, başkasını sevmesin.

***

10 yaşında
Baba :
Gittikçe yaramaz oluyor, kime çekti bu kız?
Kızı :
Ben babama aşığım. Büyüyünce babam gibi erkekle evleneceğim. Babam bu ay harçlığımı arttırır mı?
***
15 yaşında

Baba :
Ne kadar da çabuk büyüdü. Eve de gittikçe geç kalmaya başladı, bu gidişle başına kötü bir şey gelecek… Sanırım daha sert konuşmalıyım.
Kızı :
Babam yüzünden arkadaşlarımla istediğim kadar vakit geçiremiyorum. Bana baskı uygulamasından nefret ediyorum. Ne zaman özgür olacağım?
***
20 yaşında
Baba :
Artık sözümü dinlemiyor, benden giderek uzaklaşıyor. Kendi parasını da kazanmaya başladı ya, bana ihtiyacı kalmadı tabii. Uzun zamandır tatlı bir-iki laf geçmedi aramızda zaten.
Evi de sürekli erkekler arıyor. Galiba kızım elden gidiyor.
Kızı :
Her dediğime alınıyor, beni bir türlü anlamıyor. Hele geçen gün giydiğim mini eteğe karışmasına ne demeli? Evden ayrılıp, kendi hayatımı kurmalıyım. Çocuk muamelesi görmekten bıktım artık!
***
25 yaşında
Baba :
Bir gün bunun olacağını biliyordum. İşte evleniyor. Zaten aramız eskisi gibi değildi. Şimdi bir de kocası var. Prensesim beni terk ediyor.
Kızı :
Böyle bir günde bile o mutsuz ifadeyi takınmasının ne lüzumu var ki? Biliyorum, onu bir türlü içine sindiremedi. Bu yüzden yapıyor. Kendi hayalindeki damat değil ya! Sanki birlikte yaşayacak olan o.
***
30 yaşında
Baba :
Çok az görüşüyoruz. Daha sık bir araya gelsek ne iyi olur. Hem torunlarımı da özlüyorum. Kendi arkadaş çevrelerinden fırsat bulup da bize gelemiyorlar ki.
Kızı :
Babamları da çok ihmal ediyorum galiba. Yine telefonda çok üzgün geldi sesi. Hafta sonu onlara sürpriz yapmak en iyisi.

***

40 yaşında
Baba :
Kızım, benim entellektüel düzeyimi yeterli bulmuyor. Ona göre çağın gerisinde düşünüyormuşum. Oysa küçükken derslerine hep ben yardım ederdim. Anlayamadığı bütün problemleri bana sorardı. Şimdi beni beğenmiyor. Bir daha onunla asla politik tartışmalara girmeyeceğim.
Kızı :
Babam giderek daha da çocuk gibi davranıyor. Sürekli bir şeylerden yakınıyor. Gerçi son zamanlarda sağlığı da iyi değil ama. Ya ona bir şey olursa? Zaten hiçbir zaman dilediği gibi bir evlat da olamadım.
***
45 yaşında
Baba :
Kızımın mutlu bir yuvası olması ne güzel. Gözüm arkada gitmeyecegim. Her şeyi kendi başardı. Onunla gurur duyuyorum.
Kızı :
Babam için çok endişeleniyorum. Onu kaybetmeye hazır değilim. İlaçlarını da hep ihmal ediyor zaten. Allah’ım onu benden alma!
***
50 yaşında
Baba :
Dünyada mutlu kal kızım !
Kızı :
Seni çok özleyeceğim ve arayacağım babacığım. Şimdi ben kime danışacağım, kim yardım edecek bana? Ne olur gittiğin yerde çok mutlu ol. Ve hep yanımda olduğunu hissettir, Ne bileyim ben, arada sırada işaretler yolla mesela. Ah babacığım! Sensiz nasıl yaşayacağım?
***
55 yaşında
Kadın :
Sen gideli, seni daha iyi anlıyorum babacığım. Keşke seni hiç üzmeseydim demeyeceğim, Çünkü “keşke”lerin hiçbir şeyi değiştiremeyeceğini biliyorum. Yine de beni duyuyorsan, lütfen seni üzdüğüm her gün için çok ama çok pişman olduğumu bil olur mu.

***

Sevdiklerinizin değerini, kıymetini onları kaybetmeden, hayattayken bilin, çünkü; hayat tahmin edemeyeceğiniz derece de, gerçekten çok kısa. 

Related Post

Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

Etiketler:
Eklenme Tarihi: 6 Ekim 2017

Konu hakkında yorumunuzu yazın

Adını Sen Koy 188. Bölüm Özeti 04 Ekim 2017 Çarşamba Analizi (9 Yorum)

  1. Iyi aksamlar aslicim her zaman cok guzel analizler yazdin ama bu cok baska bir guzel olmuş canım elerine salik cok beyendim baba hakin da yazdiglarin okuyunca gozlerim doldu cok duyqulan dim keski suan beni baba da yanim da olsaydi okadar cok ozledimki babami her sey ici cok tesekurler canım rabbim sen de razı olsu iyki varsin bir kac gundur yoksun site de nasilsin iysidir insallah cok ozleti kendini nolur don artıq

  2. Aslim yine her kesin kalbine dokunacak bir analiz. Yuregine saglik. Baba kizla ilgili yazi coook guzeldi tesekkur ederim. Gelelim omere. Omerin sokakta zehraya dedigi kelime beni gercekten sinir etti. Zehrayi 6ay boyunca her gun aglatti simdi soyledigine bak. Onceden o goz yaslari icin sahte diyordu ne cabuk unuttu zorba. Su babaanneye simdiden kanim isinmadi. Yuzu mahkeme duvari gibi. Tam omer kervanciogluna yakisir babaanne. Bende omer kime cekmis diyordum.Sabah ve kereme gelince onlar icin soylenecek bir sey yok. Yeyip bitirsinler bir birini. Zaten onlari gorunce mutfaga giriyorum.

    • Babaanne sert otoriter duruyor. Ömer gibi sonradan gülecek herhalde. 180 bölüm adı geçmedi. şimdi ortaya çıkıyor. Ne alakaysa artık izleyip göreceğiz.
      Ekip değişince her şeyi unuttular. Nerdeyse bambaşka bir dizi olmaya başladı dizi.

  3. Asli ellerine saglik.
    Çok güzel olmus analiz.
    Hele sondaki o siyah yazi.
    Gözlerim doldu su an agliyorum. Çok duygulandim. Bir an babam olmazsa ben ne yaparim?
    Sorusu geldi aklima. Hâlâ cevap veremiyorum.

    • Teşekkür ederim Ayancım Rabbim babana ve tüm babalara hayırlı uzun ömürler sağlıklar versin inşallah. Ölenlere de rahmet eylesin.

      • Canim benim tesekkür ederim.
        Senin de baban rahatsizlanmis. ALLAH acil sifalar versin. Çabuk iyilesir INSAALLAH.

  4. Gercekden cok gezel yazmislar oxyurken cox dugulandim heta gozlerimde yas axdi allah kimseyi babasiz burakmasin ellerinize saglik