Adını Sen Koy 167. Bölüm Analizi 9 Mayıs Özeti

Beni Düşmanımın Kötülüğü Değil, Dostumun Sinsiliği Korkutur. Gül Gibi Görünüp Diken Gibi Batandan, Dost Gibi Görünüp Yılan Gibi Sokandan Sana Sığınırım Allah’ım.

Ömer, Alev’i araştırmaya başlamış ve onun kayıtlarını kargo ile eve gönderilmesini istemişti. Kargo ile konuşurken Alev duydu Ömer’in konuşmasını ve eve gelen kuryeden de paketi Alev aldı.

Ama Ömer Alevden gelen kuryenin getirdiği paketin kendisine ait olduğunu söyleyerek aldı. Çalışma odasına geçti paketi açtı Ömer. Ve Ömer Alev’in kendisinden  bir şeyler sakladığını düşünüyor. Mert geldi çalışma odasına ve Ömer’in canının sıkıldığını anladığını, kendisinden bir şeyleri saklayarak kalmamı sağlayamazsın dedi. <

Ömer de, Mert’e Alev’i Hilmi Yılmaz ile gördüğünü söyledi.

Alev de gelen pakette kendisinin yaptıklarının ortaya çıkaracak bir şeyler olduğunu bildiği için bir şeyler yapmak istedi. Karda yürüyüp izini yine belli etmeme derdinde Alev.  

Hemen Hilmi’yi aradı Alev ve olanları anlattı Hilmi’ye ve Hilmi de damarına basıp, düşmanının ailesinin içine kadar sızdığını öğrendi demek deyince, Alev asla öğrenmeyecek dedi telefonu kapattı. Yine işbirliği devam ediyor Alev Hilmi arasında ancak bu kez Ömer’i kandırma şeklinde olacak.

Elbet bir gün bu yaptıklarını öğrenecek Ömer, o zaman hiç kaçışın vede kurtuluşun olmayacak kapı dışarı edileceksin Alev. Ama Ömer den önce Hilmi senin icabına bakarsa o ayrı tabi kesin çözüm olmuş olur. Kökten sorunu halletmiş olur Hilmi de daha ona lazımsın sen.

Ömer, Alev’in kendisinden bir şeyler sakladığından emin ancak bunu kanıtlayamıyor, gördüğü de bir şey ifade etmiyor kanıt yok elinde o kanıtı bulma çabasında Ömer ama yok.

Alev’in Hilmi ile olan o kadar telefon konuşması buhar olup uçmadı ya neden kayıtlarda yok anlamadım ben?

Mert, Ömer’e eğer dediğin gibiyse ne yapacaksın diye sorduğunda konuşmayı Alev de duydu kapının dışında dinleyerek, Ömer elindeki kalemi masaya kararlı bir şekilde vurarak; Alev Hilmi Yılmaz ile iş birliği içerisindelerse, bu evden de, hayatımızdan da sonsuza kadar çıkar.

Ömer senin haberin yok, ama biz seyirciler şahidiz, ben şahidim Alev Hilmi ile işbirliği içerisinde o sebeple hemen onu o evden de, hayatından da çıkar postala gitsin. Aç gözünü paşam hadi uyan o tatlı uykundan da, gör gözünün önündeki dost gibi görünen düşmanını Alev’i. Hadi paşam hadi yakışıklım hadi.

Alev de bunu duyar duymaz bişi yapmam lazım diyor, git kendini havuza at orada boğul kurtulalım senden yeter bir rahat, huzur ver insanlara. Yada git Amerika’ya Ömer hani sen Alev’i Amerika’ya gönderiyordun bir ara ne oldu? gönder gitsin gelmesin bir daha.

Mehtap, kuyumcuya aşık oldu da kıskanmaya bile başladı. Çikolata  gibi adam, turşu gibi kadınlarla gezecek değil ya diyor 😀 iyi Mehtap bu adama sardı Zehra yı unuttu hatırlamasında mümkünse. Hatta o adamla evlen git sen Mehtap.

Beton’a zor olacak da ne yapalım. Mehtap kuyumcuya güzel görünmek için kuaföre gitti.

Ömer, Mert’in gitmesini istemiyor ne dediyse ikna edemedi Ömer. Zehra geldi Mert çıktı. Zehra ince uçlu kalemlerini bulamıyormuş da, çalışma odasında olabileceğini düşünüp aramak istedi, Zehra kendinden emin kalemleri çalışma odasında bir yerlerde, Ömer de olmadığından emin.

Zehra çekmecelere baktı bulamadı Ömer haklı çıkıyordu ki, Zehra Hediye abla bulduğu bütün kalemleri buraya koyuyor dedi. Ömer bilmiyormuş bunu, Zehra çok emin evet öyle yapıyor dedi, bir çekmeceye daha bakmak istedi Zehra, Ömer de geldi yanına birlikte açtılar çekmeceyi, yine o  derin manalı bakışmalar oldu sevgiyle ve çekmece bu sevginin ağırlığına dayanamadı yere düştü.  Zehra da o çok aradığı kalemlerini buldu. Ben sana söylemiştim, biliyordum burada olduklarını dedi. Ömer de tık yok. Zehra haklı nedesin Ömer şimdi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Adını Sen Koy 52. Bölümde Neler Yaşandı? (Analiz)

Çekmece yerine kondu, herkes yoluna gidecek ama ne mümkün ikisi de aynı yöne aynı anda gidince çakışıyorlar olmuyor. Biriniz dursun diğeri hareket etsin yoksa kalırsınız öyle.

Ne zor bir durumdur o benimde başıma gelir. Sonra sabit kalır beklerim karşımdaki gitsin diye, olmadı kolundan tutar kenara çekerim son çare napıyım komik ama yapacak bir şey yok o an 🙂

Ömer Alev’in gittiğini camdan görünce hemen peşine düştü. Nereye gittiğini öğrenecek Ömer.

Zehra, Mert ile terasta konuşuyorlar. Mert Zehra’nın kendisine dün bir şeyler söylemek istediğini, yarım kaldığını, duymak istediğini söyleyince, Zehra; bizim için gitmeyi düşünüyordun ya, işte tamda bu yüzden kalmalısın dedi.

Mert anlamadı, Zehra da devam etti, sen gitmez isen sizi kimse yıkamaz, şimdi gidersen, onca emeğiniz, çaba verdikleriniz yıkılır, işte o zaman babanı haklı çıkarır, kazanmasını sağlarsın dedi. Bir yerde haklıydı bu söylediklerinde Zehra.

Hilmi Oğlunu Ömer den, iş ortaklığından ayırmak istiyor ama bu yok etme planını daha oğlu gelemeden Alev ile yapmaya başlamıştı Hilmi. Mert gidince bir şey değişmeyecek Hilmi aynen devam edecek. En azından burada olurda Ömer’i öldürmesine engel olur. Çünkü, Hilmi’nin zayıf noktası oğlu ona asla hayır diyemiyor.

Zehra da bunu biliyor ve Mert’e sen burada olduğun sürece ona dokunmaya asla cesaret edemez dedi. Mert de anladı ve kendisinin Ömer’in hayat sigortasısın diyorsun dedi. Zehra da onayladı evet diyerek. Mert Ömer’in hayat sigortası Hilmi ye karşı.

Ben; Benden olgun insan isterim karşımda, Benden dürüst, En ufak dalgada, Arkasını dönmeyecek kadar olgun. Arkamı döndüğümde, Sırtımdan vurmayacak kadar güvenilir.Bir o kadar cesaretli olmalı. Yağmurdan ıslanıp, fırtınadan kaçmamalı. Ayağı taşa takılınca kayadan korkmamalı. İşine gelince sevip, Zoru görünce bırakmamalı. Can Yücel.

Nihat yine kaş yapayım derken göz çıkarıyordu. Ayşe’ye sevdiği çikolatalardan alıp verecekti onu da eline yüzüne bulaştırdı. Yine yanlış çikolata almış, aldırmış neyse çikolata lezzetliydi de ucuz yırttı Nihat.

Müzeyyen annede de durdu durdu evde hiçbir şeye karışmazken şimdi her şeye el atar oldu. ne oldu ne değişti? Bahar geldi fideler ona sorulmadan yapılmış, dikilmiş, kaynanalık yapmaya ne gerek vardı? Bahçeyi eski haline getirecekmiş Ökkeş amca.

O dikilen çiçeklere yazık günah, canlı bir çiçeği nasıl öldürebiliyorsun Müzeyyen hanım, bu baharda bahçe bırakında Zehra’nın istediği gibi dizayn edilmiş olsun, hem eşi Ömer de izin verdi. Onlarda o evde yaşadıklarına göre, bir büyük olarak sizin anlayış göstermeniz gerekirdi. Ne demek eski haline getirin, sonra siz tekrardan dikeceksiniz kendi zevkinize göre öyle değil mi? yazık günah Ökkeş amcanın emeklerine de o çiçeklere de. İsraf başka bir şey değil.

Müzeyyen hanım, salona geçince Ökkeşin de bir suçu yok, Ömer istemiş dedi. Madem öyle bıraksaydınız da öyle son haliyle kalsaydı bahçe.

Zehra’da olanlardan habersiz çay yapmış, istermisiniz diye sorunca, kibarca içmeyeceğini söyledi Müzeyyen hanım ve Hediye abla gelip de bahçeye çıkmak Ökkeş amcaya bahçede yardım etmek istediğini söyleyince, bunu duyan Zehra Ökkeş amcanın bahçede işi kalmadığını söyledi.

Bunun üzerine Müzeyyen hanım, Ökkeş amcanın bahçeyi eski haline getirdiğini söyledi. bu olanlardan yine Ömer’in haberi yok. Oysa Ömer izin vermişti o çiçeklerin dikilmesine, Zehra istediği gibi dikmişti mutluda olmuştu. Küçücük bir çiçek dikmeden mutluluğu bile çok gördünüz Zehra ya çok yazık.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Adını Sen Koy 286. – 290. Bölüm Özeti ve Fragmanı ( 19 Şubat – 23 Şubat Tüyoları )

Müzeyyen hanım, bir de Zehra ya demez mi, ben eski alışkanlıklarına bağlı bir insanım düzenimiz bozulsun istemedim demez mi? çiçeğin ömrü kaç günlük solup gidecek zaten ne düzeni, bırakın bu baharda düzen farklı olsun bahçede, neredeyse Zehra yı kıskandınız da ondan böyle davranıyorsunuz diyeceğim. Koskocaman insansınız anlayış gösterseydiniz ne olurdu sanki, bu baharda o çiçekler öyle renk katsaydı bahçenize ne olurdu incileriniz mi dökülürdü Müzeyyen hanım?

Birde Zehra özür diledi helal sana Zehra başkası olsa senin yaptığını yapmazdı. Kırılmış diyor birde bırak Zehra fazla düşünme. Sen iyilik edeyim dedikçe onlara kötülük oluyor elleme de karışmada boşver.

Beton Mehtap’a aşık ya aklı sıra çiçekler alıyor, anlasın diye ama nerde Mehtap Betonun aldıklarını kuyumcu aldı zannediyor. Mehtap fena aşık olmuş bu kuyumcuya.

Ömer de Alev’in peşinden bankaya geldi, şirketten Alev’in banka hesabındaki akışını sordu ve bütün parasını çektiğini öğrendi Ömer.

Arabadan inip yanına gitti Alev’in ve o kadar parayı ne yapacaksın diye sordu. Alev Hilmi ile çoktan planını yapmış Ömer’i ağına düşürmek için bekliyordu. Bizim saf Ömer de bir balık gibi ağa düştü. Yapma Ömer aç gözünü artık uyan şu uyuduğun derin uykudan hadi ama bu kadar da saf olma Ömer.

Alev ayak üstü kırk tane yalan söyledi, benim hemen gitmem lazım yoksa sana zarar verecekler dedi. Ömer de buna inandı. Ömer yumuşadı benimle gelecek her şeyi anlatacaksın dedi. Arabaya bindirdi Alev’i.

Ömer, Alev’e seni Hilmi Yılmazla dün gördüm bugünde geldin bankadan bütün paranı çektin senin ne işin var o adamla diye sordu. Alev de kendini acındırdı, beni neyle suçladığının farkında mısın?

Ömer de bana bunun açıklamasını yap dedi. Hilmi’nin adamı aradı Alev’i Ömer’e oynanan uyun perdesi açıldı.

Alev açtı telefonu sesi de hoparlöre verdi tüm konuşmayı Ömer duydu. Hilmi ise seyrediyor keyifle

offf off Ömer düştün yine bir tuzağa, asıl suçlu karşında oturan Alev yine yaptı yapacağını, zeytin yağ gibi üste çıkmayı başardı. Suçluyken mağdur oldu iki dakika da Ömer de inandı. Telefondaki adam iyice konuştuktan sonra, ya istediğimizi yapacaksın yada hepiniz ölürsünüz demedi mi dedi. Tekrar arayacağım o zamana kadar düşün dedi kapattı.

Ömer, Hilmi seni tehdit mi ediyor diye sorunca, Alev de; evet, seninle ilgili bilgi sızdırmamı istedi yoksa konaktakilerle seni öldüreceğini söyledi dedi. Buluştum, yakamızı bırakmasını söyledim ama bırakmadı dedi.

Ömer de bütün bunları bana neden söylemedin deyince, Alev de seni öldürmesinden korktum dedi. Onunla işbirliği yaptığını dürüstçe söylesene Alev ayak üstü kırk tane yalan atıyorsun.

Ömer Alev’e inandı ne bana nede aileme Hilmi bir şey yapamaz dedi birlikte konağa döndüler.

Ömer çalışma odasında olan Mert’e Alev masum araştırmamıza gerek yok dedi. Alev de odasında balkondayken Hilmi aradı onu, sizin beni tehdit ettiğinizi düşünüyor, ikna oldu dedi. Zehra içinde sıra küçük yılanı ezmeye geldi, teyzem bahçe olayına baya bozuldu onu gerecek bir şey bulmalıyım dedi. İlla Zehra ile uğraşacak Alev, yoksa işi rast gitmez gıcık Alev ne olacak.

 

Mert, Ömer’e Alev masumsa ne yapmayı düşünüyorsun dediğinde Ömer, Hilmi’nin köstebeği hala içimizde onu hemen bulmalıyız dedi. Alev köstebek de sen gözünü açıp da göremiyorsun ki Ömer.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Adını Sen Koy 357. Bölüm Analizi ("ASLI") 29 Mayıs 2018 Salı ( SON 9 BÖLÜM )

Mert’i kalmaya Zehra’nın ikna ettiğini Ömer öğrendi. Zehra, Müzeyyen hanım için hediye almak istiyor bunun içinde Hediye abladan yardım istedi. Sık sade tabloları sever dedi.

Bunu da Alev duydu. Zehra ya bilerek hata yaptırarak evde hırgür kavga çıksın istiyor Alev. Müzeyyen hanımın salondaki tabloya olan ilgisi alakası Alev’in hemen dikkatini çekti. Bu tabloyu kullanacak Alev.

Alev Zehra ya bir oyun oynadı, sanki biriyle telefonda konuşuyor gibi yaparak, teyzesinin salondaki tablodan çok sıkıldığını söyledi, bunu da Zehra duydu. O tablo yerine yeni bir tablo alacak.

Zehra, nasıl olurda Alev’in bu sözlerine inanırsın sen? Ömer bir saf, sen bir saf, iki saf bulmuşsunuz birbirinizi, birde çok iyi niyetlisiniz kötü insanların hedefi oluyorsunuz hemen.

Akşam olmuş yatma vakti gelmişti. Zehra her akşam yaptığı gibi hem kendine, hemde Ömer’e gece içmek isterse diye bardağına su koyuyor her akşam düzenli yapıyor bunu Zehra. ve Ömer Mert’e ne söylediğini merak etti. Sordu ilk başta cevap vermek istemedi Zehra sonra da; ben bir şey söylemedim sadece dostluğunuzu hatırlattım dedi. Ömer de sağ ol dedi.

Saate bakmaksızın kapısını çalabileceği bir dostu olmalı insanın. “Nereden çıktın bu vakitte” dememeli, bir gece yarısı telaşla yataktan fırladığında; “Gözünün dilini” bilmeli; dinlemeli sormadan, söylemeden anlamalı. Arka bahçede varlığını sezdirmeden, mütemadiyen dikilen vefalı bir ağaç gibi köklenmeli hayatında; sen, her daim onun orada durduğunu hissetmelisin. İhtiyaç duyduğunda gidip müşfik gövdesine yaslanabilmeli, kovuklarına saklanabilmelisin. Kucaklamalı seni güvenli kolları, dalları bitkin başına omuz, yaprakları kanayan ruhuna merhem olmalı.
En mahrem sırlarını verebilmeli, en derin yaralarını açıp gösterebilmelisin; gölgesinde serinlemelisin sorgusuz sualsiz. Onca dalkavuk arasında bir tek o, sözünü eğip bükmeden söylemeli, yanlış anlaşılmayacağını bilmeli. Alkışlandığında değil sadece, asıl yuhalandığında yanında durup koluna girebilmeli.Övmeli alem içinde, baş başayken sövmeli ve sen öyle güvenmelisin ki ona, övdüğünde de sövdüğünde de bunun iyilikten olduğunu bilmelisin, “hak ettim” diyebilmelisin. Teklifsiz kefili olmalı hatalarının; günahlarının yegane şahidi. Seni senden iyi bilen, sana senden çok güvenen bir sırdaş.
Gözbebekleri bulutlandığında yaklaşan fırtınayı sezebilmelisin. Ve sen ağladığında, onun gözünden gelmeli yaş. Can Dündar.

Zehra da Ökkeş amca ile erkenden kalkmış Müzeyyen hanım için tablo almış gelmiş. Eski tablonun yerine yenisini takmış Zehra. Ve Ömer uykudan uyanıp da Zehra yı göremeyince beni neden uyandırmadı diye düşünürken Zehra banyodan çıkıp geldi, Ökkeş amca ile dışarı çıkıp geldiklerini, bir sürprizi olduğunu söyledi, Ömer de kendisine bir şey mi aldı acaba diye soruyor kendine. Ömer Zehra dan bir hediye bekliyor.

Mehtap sonunda Betonun kendisine aşık olduğunu anladı hele şükür.

Müzeyyen annede tablom nerede diye bağırıyor. Ayşe geldi, annem için o tablonun manevi değeri vardır dedi, Müzeyyen anne Zehra ya keşke bana sorsaydın, hiç lüzum görmedin galiba derken Ömer geldi duydu bu konuşmaları, Müzeyyen hanım; bu yaptığın hiç ama hiç doğru değil derken Ömer; anne dedi, Alev geldi, yine Zehra ya yüklenmeye başlayınca,

Ömer dayanamadı ve Alev’e; Zehra’nın elini tutarak Zehra benim eşim ve biz bu evde birlikte yaşıyoruz, yaşamaya devam ettiğimiz sürece de istediğini yapar. Kimseye bir şey söylemek zorunda değil dedi.

Müzeyyen anne buna biraz kırılsa da, darılsa da Ömer’in Zehra yı sahiplenmesi, koruması bir eş olarak elinden tutup benim eşim demesi çok güzeldi Aferim Ömer sana eşine sahip çıkıp kimselere ezdirmediğin için.

Adını Sen Koy 167. Bölüm Analizi 9 Mayıs Özeti (13 Yorum)

  1. Arkadaşlar bu gece Beraat Kandili herkesin kandili mübarek olsun. Hayırlara vesile olur inşallah. Bu gece öyle özel bir geceki, bir yıl boyunca başımıza gelecek işler bu gece belirlenecek, doğacaklar, ölecekler, hepsi bu gece belirlenecek. Rabbimiz hakkımızda hayırlısını, nasip etsin inşallah.

  2. Şu Müzeyyene bak sen daha dün​ kuzu gibi oturuyordu bir anda noldu buna ya , bi de Ökkeşle Hediyeyi azarladı , neden beklemedin hani beraber yapacaktık diye ee tabi alev de ateşi harladı da harladı… Bir de ben şuna şaşırıyorum koskoca Amerika’da okumuş Ömer şu alevin yaptıklarını anlamıyor görmüyor Zehra desen görse anlatmaz kimseye , karı koca ikisi de salak
    Hayır yani ben bu diziyi izledikçe kendimi de salak yerine konulmuş gibi hissediyorum

    • Aslınur, ben Müzeyyen hanım birden nasıl böyle oldu anlamadım ama hiç iyi olmadı. Zehra ya yüklenecekler anlaşılan Alev bir yandan, Müzeyyen hanımda eklendi buna, onu böyle dolduran Alev. ama Zehra’nın ne kötülüğünü gördü ki, Alev’e inandı birden bire.
      Ömer Alevden şüpheleniyor da Alev çok ustaca üste çıkmayı beceriyor.

  3. Bu neki daha fazla uzulsun şu mezeyyen. Bir gunde alev kadar nefret etdim o kadindan. Kibarcik yilan muzeyyen.
    ASLICIM nasilsin? Niye bize yazmiyorsun, seni cok ozledik canim. Analizin cikmasi beni biraz olsun rahatlatiyor ama yinede sen bize yazmani sabirsizlikla bekliyorum

    • Cani Asli yazmisdi gormemissin her halde . Asli tedavi görüyor gündüzleri hastanede oluyor . Dediki dizinin saattinde evde oluyorum . Ve analizi oyle yazıyorum

      • Teşekkur ederim Aylincim. Ben o sayfaya en son dun gece girmişdim bu gun bakmamişim. Sen soyledikden sonra gordum. Aslicima Allah acil şifalar versin!

        • Teşekkür ederim Lalecim, gelir gelmez hemen bilgisayarı açıp sayfalara bakıp cevap yazmaya başladım. öyle alışmışım ve sevmişim ki sizleri bir gün bana çok uzun zaman gibi geliyor

  4. Alev yine Omerin gözünü boyamaya başardı . Omer yine Aleve inanmayi seçti . Benim anlamadığı Omer Zehranin yaptıklarını hep yanlış anlarken ,Neden Aleve Gözü kapalı inanıyor ? Alev yalnız Omeri deyilki Aysenide Muzeyyenide dolduruşa getiriyor . Ama ben önceki yorumumdada söyledim içinde kötülük olmayan kimsenin doldurusu ve yönlendirmesiyle birinin kalbini kirmaz . Demeki Müzeyyen hanımın içinde daha oncden bir kızgınlık varmış Zehraya karşı ve alev bunu körükledi . MUZEYYEN hanim Alevin Omere karşı olan ilgisini ve Aynı zamanda Zehraya olan nefretini bilen tek kişi ve koskoca kadın nasıl anlamaz ki Alev Zehranin hakkında konuşurken yalan yalnış şeyler söyleye bilir . Hemde Konaga hanim olmaya pek merakliymis . Omer karısını çok guzel savundu . Aleve karşı . Ama Müzeyyen hanim hemen yüzü mimikleri değişti . Dün inistaqramda okudumki Omer karımı koruyacağız derken alevden Annesini kalbini kirmamaliydi . Omer daha annesine bir sey soylemediki. Alev Zehranin ustune gidince Aleve karsi cikdi . Ama peki ya Müzeyyen hanim Zehranin konusmasina dahi izin vermedi . Ama neyse bunların derdi bitmez . Bu arada Omer Zehrayi savunurken Zehranin elini sıkıca tutması harikaydı .

    • Ömer annesine hiç bir söz söylemedi ki, ne söyledi ise Alev’e söyledi. Müzeyyen hanım bugüne kadar hiç sesi soluğu çıkmayan insan bir çiçek konusunda bu kadar tavır yapması çok yanlıştı bana göre, bir büyük olarak anlayış göstermeliydi. bahçe o kadar büyük ki, diğer bir köşesi de ona ait olabilirdi. ben dikilen çiçeklerin sökülmesine üzüldüm. bu olmamalıydı.
      Ömer’in Zehrayı savunması çok güzeldi bende sevdim, Ömer’in sökülen çiçeklerden haberi yok olsa ne der acaba?