Adını Sen Koy 156. Bölüm Analizi 24 Nisan Özeti

Aşkın Tek Sırrı Kaybetme Korkusu. Kimse Elindekinin Kıymetini Bilmez Sahip Olduğu Sürece, Hep Kaybedince Anlar Değerini, İş İşten Geçince. İnsan Sadece Bir Kez Kıymet Bilir. O da Elindekini Kaybedince.

Ömer bilgisayarda gördüğü Zehra klasöründen sonra birden değişti. Zehra’nın Mert için yaptıkları geldi aklına ve Ömer Zehra yı kıskandı. Aslında her şey Ömer içindi ve Ömer bunu bilmiyor olayları kendince yorumluyor yanlış sonuçlara ulaşıyordu Ömer.  Zehra yanına geldiğinde Ömer’e Mert ile kendisi için bir şey hazırladıklarını ve bunu görmesi için salona çağırdığında Ömer sert bir dil ile gelmeyeceğini, Mert’inde aralarında bir şey olmadığını bildiğini, Mert’e ayıp olmayacağını söyledi.

Zehra üzüldü ve odasına çıkıp balkonda hava alırken Hilmi’nin adamları konağın bahçesinden Zehra’nın resimlerini çekti. Ömer ise Zehra’nın peşinden odaya geldi Zehra yı kırdığının, üzdüğünün farkındaydı.

Bir telefon geldi Ömer’e Hilmi’nin adamlarından, telefondan sonra da Zehra’nın resmini gönderdiler Ömer’e. Ve Ömer Mert olayını unuttu sadece şimdi ki yaşanan olaya odaklandı Ömer.

Ömer, Zehra’nın resmi kendi telefonuna geldikten sonra, birilerinin kendilerini izlediklerini düşündü ve hemen balkona çıkıp etrafa baktı, kimseyi göremedi. Zehra’nın içeri geçmesini istedi, bunu isterken de Zehra’nın yanında durarak ona etten bir kalkan olmaya kendince korumaya çalıştı.

Zehra hep itiraz etti, hava almak istiyorum, yalnız kalmak istiyorum, dedikçe Ömer içeri geçmesini, anlatacakları olduğunu söyleyerek içeri geçmesini istedi Zehra’nın ve bu esnada bahçede olan kişi Ömer ile Zehra’nın yanyana resmini çekti.

Ömer en sonunda ikna edebildi Zehra yı ve içeri girdiler beraber. Zehra bir anlam veremedi ve neden böyle davrandığını sordu Ömer’e haklı olarak. Ömer ise hem balkon kapısını kilitledi, hem de perdeyi örttüğü an mesaj geldi Ömer’e. Gelen mesaj da Ömer ile Zehra’nın resmi vardı birde not; karını korumaya bu duvarlar yetmeyecek Ömer Kervancıoğlu.

Açık açık tehdit edildi Ömer bu resimli mesajla. Karısına zarar vereceklerini açık açık beyan ettiler.

Zehra, Ömer’e içeri neden girdikleri sorduğunda. Ömer; Zehra korkmasın endişelenmesin diye, dışarısı serin, eğer dışarda kalırsan hasta olursun diyebildi. Zehra ise; bu cevap karşısında şaşırdı beklemiyordu böyle bir cevabı ve benim için, beni düşündüğün için yani diyebildi. Ve Ömer de sen hasta olursan Ayşe çok üzülür dedi. Konu döndü dolaştı yine Ayşe ye geldi. Açık açık söylesene Ömer, ben senin için endişeleniyorum, seni kaybetmek istemiyorum. Çünkü, ben seni seviyorum desene Ömer.

Ömer’in içinden geçenler; Zehra, sen üzülmeyesin, korkmayasın, endişelenmeyesin diye sana anlatmadığım, anlatamadığım şeyler var. İçimde kopan fırtınaları yüzümdeki o sahte gülümsemeyle örtmeye çalışırken, belki de sen anlıyorsun yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunu.

Ayşe tuttuğu günlüğün arasında Nihat’ın ona eskiden yazıp verdiği sevgi aşk dolu sözlerin olduğu kağıdı buldu okudu ve hüzünlendi Ayşe. Eskiden ne kadar romantik di dedi. Ayşe, Nihat’ın kendisine eskisi kadar ilgi göstermediğini düşünüyor.

Nihat geldi, Asya meyve suyu dökmüş pantolonuna onu değiştirecekmiş Nihat ve Ayşe onların markete gittiklerini anladı. Baba kız anneden habersiz markete gitmişler. Ayşe de neden benimle okula gitmek istemediği anlaşıldı dediğinde Nihat; anne kural koyar, baba da  yıkar dedi.

Nihat, çok çok çok yanlış senin bu yaptığın. Ebevynler yani anne ve babalar bir kural koymuşlar ise, bunu mutlaka birlikte yürütmeliler. Kural koyan tarafın kuralını, bir diğer taraf yıkarsa çocuk için bu hiç de iyi olmaz. Çocuk kuralı koyanı değil, yıkanı tercih eder. Asya’nın seninle birlikte okula gitmek istemesi de bu yüzden. Sen annesinin koyduğu kuralı yok sayıyorsun bu da Asya’nın işine geliyor. Annesini değil seni istiyor. Bu da Ayşe yi üzüyor. Anne ve baba olarak bir karar almış iseniz bunu yıkmadan sonuna kadar beraber götürmelisiniz.

Ayşe, yeni arkadaşın Asya öylemi dedi. Havada bir kıskançlık kokusu var sanki, Ayşe kızı Asya’yı kıskanmış 🙂 Asya’nın kendisini değil de, babasını tercih etmesinden rahatsız üzülüyor.

Nihat da hele bir büyüsün biz onunla kanka olacağız, her yere onunla gideceğim deyince, Ayşe de, büyüyecek değil mi? insan bazı şeyler hep aynı kalsın istiyor ama olmuyor maalesef dedi odadan üzgün ayrıldı.

Ayşe kızı Asya hep çocuk kalsın yanında olsun istiyor. Birde Nihat’ın eskiden ona göstermiş olduğu ilgiyi yeniden görmek, hissetmek istiyor. Ayşecim, bu hayatta bazı şeyler hep aynı değişen ise insanlar ve onların duyguları. Güneş aynı, gece aynı, hava aynı, değişen ise, insanların bunlara bakışı vede hissettiği duyguları. Zaman aynı, saat aynı, 1 gün yine 24 saat, 1 yıl yine 365 gün ve 4 mevsim aynı adı taşıyor. O sebeple yaşarken o an yüreğinde ne hissediyorsan odur hayat.

Nihat da ne demek istedi ki diye soruyor?

Nihatcım, Ayşe bu sözleriyle neler söylemedi ki, senin ona olan ilgini, sevgini Ayşe ye eskiden daha fazla gösterdiğini, şimdi ise eskisi gibi olmadığını onu unuttuğunu düşünüyor.

Nihat Ayşe’nin günlüğünü masanın üzerinde görünce ilk başta okumakta tereddüt etse de sonunda açıp okudu. Asya bugün yine babasıyla gitmek istedi okula, şimdiden birbirlerinin en iyi arkadaşı oldular. Bu cümlede Ayşe ne çok şey anlatmış öyle. Kendisini yalnız hissediyor Asya’nın babasını daha çok sevdiğini düşünüyor.

Ömer konakta üst düzeyde koruma sağlanması için güvenlik şirketiyle konuştu telefonda ve Ökkeş amcadan bütün kilitleri kontrol etmesini istedi. Ömer Zehra için endişeli her an başına bir şey gelecek korkusu yaşıyor bu sebeple hep peşinde.

Ömer ve Zehra odalarındalar ve Ömer Zehra’nın terasa çıkmasına izin vermiyor, hep yanında onu bir an bile olsa yalnız bırakmak istemiyor. Zehra ise içinden, Ömer’in kendisini kontrol ettiğini bunu neden yaptığını düşünüyor. Ömer de içinden Zehra ya sana bir şey olmasına izin vermeyeceğim diyor.

Bu sözleri içinizden değil de dışınızdan söyleseniz de birlikte hareket etseniz ne olur. Ah Ömer Ah sen ki, Zehra ya aramızda bir şey yok de çalışma odanda demediğini bırakma, şimdi de onun başına bir şey gelecek diye endişelen vede kork, bu sebeple yanından ayrılma, içinden de sana bir şey olmasına izin vermeyeceğim diye söyle. Kardeşinden gelen telefonla konuşmak için terasa çıkmasın diye kapının önüne geçmen. Senin ki, aşk değil de ne Ömer bey? Seninki bir aşk kervanı, her an aklında olması da, hiç aklından çıkmaması da bu yüzden. Zehra nereye sen oraya peşinden.        

Ömer artık daha fazla dayanamadı ve Zehra ya, az kalsın bir cinayeti benim üzerime yıkacaklardı. Birileri benimle uğraşıyor, o yüzden çok dikkatli olmalıyız dediğinde, Zehra benimle ne ilgisi var bunun dedi. Ömer de KARIM OLDUĞUN İÇİN  dedi kaldı. Bakıştılar yine.

Zehra, ben senin gerçekten karın mıyım? Ömer de, sen benim karımsın Zehra dese de bakışlarında, sözlerde bir şey yoktu.

Ömer bir kere daha Zehra yı eşi olarak açık ve net bir şekilde söyledi. Kekelemeden, hiç düşünmeden. Bir de Zehra söyleyebilseydi Ömer benim eşim, kocam diyebilseydi.

Şükran teyze, Koray’a senetleri ödediğini söyledi Koray buna sevindi. Bu sevincini Yasemin ile paylaştı o esna da Koray’ı müşteri aradı borcunu ödemek için.

Nihat şirkette Ayşe’nin günlüğünü okuyor. Günlükte, Nihat’ın artık eskisi gibi olmadığı, eskiden yaptığı bir çok şeyi artık yapmadığı yazıyor, ne şiirler, ne romantik sürprizler hepsi eski de kalmış. Eski yi özlüyor Ayşe.

Nihat okuduklarından sonra gerçekten böylemi düşünüyor diye soruyor?

Eh be Nihatcım, çocuk olunca, iş hayatının yoğunluğu derken, eşine geçmişte yaptığın bir çok şeyi yapmazsan elbette öyle düşünür.

Kendisini ihmal edilmiş, az sevdiğini düşünüyor Ayşe’nin yazdıklarından bu anlamlar çıkıyor. İstediği biraz ilgi alaka, küçük sürprizler, geçmişte neler yapıyorsan şimdi de aynısını yapmalısın gönlünü almalısın Ayşe’nin.

Dedim ve Asya’nın okulundan Nihat’ı aradılar okula çağırdılar. Nihat ilk başta geliyorum dedi arkasından annesini arasanız o gelse dedi.

Asya’nın yanına annesi gidecek okula, üzerine meyve suyu dökmüş Asya o sebeple eve gitmek istemiş.

Zehra odasında çizim yaparken düşünüyor Ömer neden böyle davranıyor? Diye. Aklına Yener geliyor. Yoksa neden böyle davransın ki diye düşünüyor Zehra da yanlış düşünüyor Yener değil bu kez farklı bu kez Hilmi Yılmaz. Zehra sen tanışmadın daha o kişiyle.

Ömer Zehra’yı terasa çıkarken görünce, endişelenerek çıkmamanı söylemiştim dedi ve çalışma odasına davet etti Zehra yı, her an gözünün önünde olsun istiyor Ömer. Korkuyor Zehra ya bir şey olacak diye kaybetme korkusunu bu kez çok fazla yaşıyor Ömer.

Zehra gelmek istemedi odanın ışığı daha iyi dedi. Ömer de Ayşe yi bahane etse de olmadı. Zehra çalışma odasına gitmedi.

Kimseyi sevmediğim gibi sevdim seni Zehra, sana dokunamasam da, seni uzaktan sevmek zorunda kalsam da, sevdim ben seni, her ne kadar bunu sana söyleyemesem de seni sevdim ben. Ve şimdi de seni kaybetme korkusu yaşıyorum, oysa ben seni kaybetmek istemiyorum.

Hilmi Yılmaz’ın yeri yurdu da varmış ilk kez kendisini bir masanın başında bir koltuk da otururken gördük.

Hilmi, Ömer’in attığı her adımdan haberdar. Zehra’nın her an yanında olduğunu biliyor. Kedinin fareyle oynadığı gibi oynayacakmış Hilmi Ömer ile. Ve sevdiğini kaybetmenin ne demek olduğunu iliklerinde hissedecek diyor adamına.

Hilmi, Alev’i aradı şirketteydi Alev.

Bugün bana bir şey verecektik deyince Hilmi. Alev, Zehra dedi. Hilmi de onun bugün dışarı çıkmasını sağla dedi. Alev konağa geçti kurtulacağım senden yılan diyerek. Artık sana söyleyecek söz bulamıyorum Alev.

Leyla, Teyzesiyle telefonda konuşurken teyzesinin rahatsızlandığını öğrendi bu esnada Mert geldi odaya ve Leyla ya eve gitmesini orada çalışabileceğini söyledi.

Asya çoktan okuldan gelmiş bahçede Zehra ablası ile beraber. Ağaca uzanmak istiyor  Asya.

Ömer de Zehra yı ararken buldu bahçede Asya ile beraber olduklarını gördü yanlarına gitti. Asya dayısı sayesinde uzanmak istediği ağaca uzandı. Ne varsa bizim prenses Asya da var. Ne yaparsa o yapar yakınlaştırdı yine bizimkileri teşekkürler Asyacım.

Bizimkiler bahçede Asya’nın oyuncaklarıyla piknik yapıyorlar. Asya onlara çay ikram ediyor karşılıklı içiyorlar. Sonra Asya bir oyun oynamak istiyor. Oyuna ilk dayımız başlıyor o gözlerini kapatıyor, Asya da Zehra ablasının yüzünü tutarken gözleri kapalı olan dayısına soruyor, ben Zehra ablamın neresini tutuyorum diye? Dayımız ne kadar tahmin etse de bilemedi.

Sıra Asya da o gözlerini kapattı.

Ömer Zehra’nın dudaklarına dokunmak istese de Zehra hayır diyerek kendi elleriyle saçlarını verdi Ömer’e 🙂

Asya da elini deyince

Ömer hemen Zehra’nın elini tuttu. Asya da bildim bildim diye sevindi 🙂  sonra da gitti arkalarından sarıldı Asya.

Bu kez gözlerini kapatma sırası Ömer de, Zehra Asya’nın burnunu tutunca sesi değişti doğal olarak Asya’nın ve gözleri kapalı olan Ömer Asya’nın bir an hasta olduğunu düşünüp endişelenerek gözlerini açtı.

Oyunu kaybetti. Hastalanmamıştı Asya sadece Zehra burnunu tutmuştu sesi de ondan değişti Asya’nın. Güzel bir sahneydi bu piknik sahnesi az bir zaman da olsa bütün dertlerinden sıyrılmıştı iyi geldi bu oyun Ömer’e.

Çocukla çocuk olmalı insan, oturup zevk alarak oyun oynamalı ve bir büyük olduğunu unutmalı o an insan. Onun dünyasına , göz hizasına inmeli, anlamalı, dinlemeli, çocuk la çocuk olmalı insan. Bolca kahkahalar atmalı doyasıya, eğlenmeli onunla ve onun gibi saf olmalı, temiz olmalı, kirletilmemiş kalbinde sevgiyi bulmalı çocukla çocuk olmalı. Ondan güç almalı insan. Kaç yaşında olursa olsun insan yaşını unutup, sadece o anı yaşamanın tadına varmalı, çocukla çocuk olmalı, bir yanı hep çocuk kalmalı, hayatın tadına varmalı çocukla çocuk olmalı insan.

Asya son bir kez daha oynamak istedi ve gözlerini kapadı. Bu kez Zehra Ömer’i tutacaktı.

Önce ellini tutmak istedi yavaşça yaklaştı vazgeçti, kulağından tuttu.

( Zehra’nın iç dünyasında, Ömer’in ellerinden rahatça tutma isteği geçiyor, istiyor ama yapamıyor ) son anda kulağını tuttu.

Eh buda iyi bir şey nede olsa yaramaz çocukların kulakları çekilir. Bizim Ömer de son zamanlarda çok yaramaz bir çocuk olduğuna göre şöyle bir kulağına dokunmakta fayda var kendine gel Ömer, beni Mert den kıskanma, ben senin için güzel bir sürpriz hazırladım haberin yok, aksi, inatçı olma, demek için bu kulak çekme güzeldi. Anladın mı Ömer bey kendine gel 🙂

Oyun oynamaları biraz daha devam etti. Alev geldi ve onları gördü.

Koray Yasemin ile birlikte emanete verdikleri bileziği alamamış, başkası almış bileziği. O başkası da Beton. Beton almış bileziği. O da gitti Mehtap’a verdi bileziği. Mehtap da gitti Salim amcanın dükkanına koluna takarak bileziği.

O an orada Koray ve Yasemin vardı. Salim amca bileziği fark etmedi ama gençler fark etti.

Demirden mail geldi Leyla ya Demir her şeyi bırakmış anlaşılan dönmeyeceğini yazmış anladığım kadarıyla ve Leyla çok üzgün Zehra yı aradı. Zehra rahat konuşmak için odasın geçti. Ömer de arkasından gitti. Ömer her an takipte Zehra’yı yalnız bırakmıyor.

Zehra Leyla ile konuşurken Ömer’e de telefon gelince çalışma odasına geçti.

Alev, mutfakta Cevriye halanın diyet yaptığını öğrenince, onun hevesini kırmak için elinden geleni yaptı. Kiloları veremeyeceğini söyledi. Allah’dan Cevriye hala azimli kilo vereyim de sen gör dedi arkasından, pes etmedi hala iyi de yaptı.

Zehra Leyla ile konuştuktan sonra onunla buluşmak için evden dışarı çıkacakken Alev ile karşılaştı.

Bu Alev ne ballı kız her istediği kendiliğinden ayağına geliyor, bir şey yapmasına gerek kalmadan Zehra yı dışarı gönderdi. Arkasından da kapıyı kapattı sanki kendi çıkarmış gibi oysa Zehra kimse istemeden Leyla ile buluşmaya gidiyor. Bir de Ömer’e de haber vermedi.

Zehra çıkınca arkasından kapıyı kapatan Alev, bu arkandan kapıyı son kapatışım güle güle canım dedi. Ve Hilmi yi aradı kuş kafesten çıktı, Ömer evde hızlı hareket edin dedi.

Hilmi de adamlarına talimat verdi, kız evden çıktı çok temiz iş istiyorum dedi ve çok canın yanacak Ömer Kervancıoğlu diyerek söylendi.

Ömer de Zehra’nın konaktan çıktığını görünce arkasından gitti Alev Ömer’i durdurmak istese de başaramadı. Zehra konaktan çıkmış yolda yürürken ona doğru gelen bir adam vardı ya ona zarar vermek isteyen Hilmi nin adamlarından biri, yada yol adres sormak isteyen biri. Her kimse? Ömer gördü ve hayır diyebildi.

İki kez insan annesinden ayrılır:  Biri doğarken, Biri ölürken.

İki kez insan sevgiliye bağlanır: Biri başlarken, Biri biterken.

İki anlam yükler insan hayata: Biri ağlarken, Biri gülerken.

Ve insan sadece bir kez kıymet bilir: O da elindekini kaybederken.

Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

Etiketler: , ,
Eklenme Tarihi: 25 Nisan 2017

Konu hakkında yorumunuzu yazın

Adını Sen Koy 156. Bölüm Analizi 24 Nisan Özeti (14 Yorum)

  1. Aslicim analiz icin teşekkur ederim.
    Benim kafam o kadar karişdi ki artik belki Aylinde diger sitede okumuşdur, ir abide sinirden yazmiyor galiba. Sezon finali ile ilgile tuyolar yazilmaya başladi inanilir gibi degil yazildiklar, alev hamile oldugunu soylicekmiş zehra mahelleye donucekmiş ama bu dogru degil diyolar bazi arkadaslar ben yinede buna yakin bir olayin olucagini duşuniyorum. Cunki ekip bize aciklama yapdiklarinda ihanetde olucak demislerdi. Alev omer ile zehranin yaninda yaticakmiş umarim hec biri dogru cikmaz yoksa cok izleyci kaybeder bu dizi

    • Günaydın, hayırlı sabahlar Lalecim, insanlar bu dizi hakkında neler neler söyledi. Hala da söylemeye devam ediyorlar. Mert hakkında söylediklerinden sonra artık ben insanların ne söyledikleriyle ilgilenmiyorum. Çünkü, bir deli kuyuya bir taş atıyor, kırk akıllı da o taşı çıkarmaya çalışıyor. Sonuçta çıkarabiliyor mu? hayır. Kendisini strese sokmaktan, üzmekten başka bir işe yaramıyor bu. Hem bazı insanların bu türlü dedikoduları özellikle ortaya attıklarını düşünüyorum. Bir nevi dizi yi karalama psikolojisi etkili oluyor mu? evet bu tür söylemlerden canı sıkılan diziyi izlemeyi bıraktığını söyleyen nice insanlar var. Birileri amacına bu sayede ulaşmış gibi görünüyor. Birileri bu dizinin başarısını, oyuncuların başarısını kıskanıyor, çekemiyor gibi. Meyve veren ağaç taşlanırmış dizimizde güzel ilerliyor. dizimiz de bazı unutulan, atlanılan konular var, bazı çekim hataları var kabul ediyorum ama buna rağmen, 2. sezonda da devam edecek ne güzel.
      Lalecim, insanların Mert için söylediklerini hatırla. Mert’in yaptıkları orta da hiç uydu mu? uymadı. Zehra’nın Mert’e krem sürecek demelerini hatırla, nasıl kızılca kıyamet kopmuştu. Oldu mu bu sahneler? hayır. Bundan sonra da inşallah Mert adı gibi Mert olmaya devam eder. O sebeple anın, bugünün tadını çıkar Lalecim. O
      zamana daha vakit var. Hem Ömer Alev ile öyle bir şey yapmaz. Zehra ‘ya Ömer den için attığı ( Ömer duşta ) iftiradan sonra, aldığı bu kadar tepkiden sonra dizi ekibi bir 2.iftirayı Ömer’e atmaz herhalde?
      Ekip size dizide ihanet de olacak demiş. İhanet sadece akla gelen o Alev’in hamile olduğunu söylemesi olayı gibi sadece cinsellik olarak olmaz ki, Alev’in Ömer’e yaptıkları başlı başına bir ihanet zaten aynı evde, aynı şirkette yüzyüze bakarken Alev’in Ömer’in arkasından iş çevirmesinden ala ihanet mi olur. Birde en son yazdığın cümleyi kendin okuyunca sen buna inanıyor musun Lalecim?
      Alev Ömer ile Zehra’nın yanında yatacakmış. Bu cümlede başka bir şey var.

      • Iyi gunler canim. Ben 3 kişi olarak yaticaklarina inanmiyorum. Alevin odasini bocekler basiyormuş o da başka yaticak yer yokmuş gibi omerlerin yaninda yaticakmiş bu inanilicak gibide degil zaten.
        Omer yine alevin oyinlarina gelip Zehra ile arasinin acilmasina sebep olucak. Zehrada kusup mahalleye doner. Bu benim ihanete yakin bir şeyeler okucak diye duşundigim. Alevle aralarinda bir şey olur demiyorum

        • Lalecim, o böcek olayı fragmanda var zaten. Ömer ile Zehra’nın odasında böcek ve bunu gören Zehra fragmanda çok korkuyor, Ömer den yardım istiyor. eğlenceli olacak gibi fragman güzel. Fragmanı izlemeni tavsiye ederim.

    • Okudum Lalecim . Ama ben o kadar ihtimad etmedim .bence boyle bir sey olmaz .yani cok sacma Alevin Omerle Zehrayla bir odada kalmasi .Ayrica hamileyim demesi . Ilk basdan dizini izliyorsan ve yorumlari takib ediyorsan biliyorsundur ,insanlar bu diziyi diyer dizeler gibi olmadığı icin Ahlak disina ciklamadigi icin aileleriyle rahtlikla izliye bildikleri icin izliyorlar . Yani Alev boyle bir sey yaparsa bunun diyer dizilerden ne farki kaldiki ( gerci dus meseleside oyleydi ama insanlar sineye cekdi bi sekilde boyle ikinci bir seye tahamul edemezler ) eminim bunu diziyi yapanlarda senaryoyu yazanlarda biliyordur ( yani yorumlari okuyorlar ) ve boyle bir sey yapmazlar diye umud ediyorum. Öyle bir sey olursa izlenmiyecegini bilmeleri lazim

  2. Genel olarak bolum güzeldi. Kalqa yoxdu . En çok sevdiğim piknik sahnedeydi ( her kesin sevdiğine emin o sahne ) Omer oyun bahanesiyle Zehranin ellerine saclarina dokundu . Dudagina dokunacakdi qaliba ,Zehra engel oldu ( yoksa burnumuydu) Omer kayb etme korkusu yasiyinca kiskanigi filan unutdu . Zehrani yalniz onun korumasi gerekdigini biliyor ve cok rahatlikla Zehraya ailem diye biliyor . Ve tabiki KARIM OLDUĞUN için dedi .Omer için çok boyuk bir ireleyis .

    • Ömer Zehra yı kaybetmekten fazlasıyla korkuyor. Ona zarar gelmesin diyede hep peşinde. Aşkın tek sırrı olan kaybetme korkusundan sonra Ömer için artık son noktayı koyma zamanı geliyor yavaş yavaş. Nedir bu son nokta Zehra ya olan duygularının önce kendisinin farkına varmasına, sonrasında da Zehra ya açılmasına vesile olacak bu kaybetme korkusu.

  3. Lalecim ve Aylincim, yazdıklarınızla yüzümde tatlı bir tebessüm oluşturdunuz teşekkür ederim.
    Lale diyor ki; Alev, Ömer ile Zehra’nın yanında yatacak.
    Aylin de diyor ki; çok saçma Alev’in Ömer ve Zehra ile bir oda da kalması.

    Şimdi ben Alev, Zehra ve Ömer aynı odada kalacak desem, bu aslı ne diyor derler? 😀
    Hay Allah’ım ya, bakın güzel arkadaşlarım, insanların ilk aklına gelen, nedense benim aklıma gelmiyor.
    Alev, Zehra ve Ömer ile aynı odada kalabilirler? nasıl yani dediğinizi duyar gibiyim 🙂
    Bu bölümde Ömer ne yaptı? Ökkeş amcaya konağın bütün kapılarının kilitlerini kontrol ettirdi. Yani kapı kilitlerinde bir sıkıntı var. Ve Ökkeş amca bir odanın kilidine bakmayı unutmuş olabilir. Ve Ömer ile Zehra ve Alev, kapı üzerlerine kilitli kalınca el mahkum içeride kalınca, kapıda açılamayınca, aynı oda da kalabilirler. 🙂
    bakın bir cümleden siz ne anlamlar çıkardınız. Ben ne anlam çıkardım. Bakış açısı.
    Birde, bir takım insanlar, insanlar üzerinde farklı bir algı oluşturmaya çalışınca, insanlar yanına ek cümleler ekleyip bunu olmadık noktaya getirmeye, seyircinin kafasını karıştırmaya çalışıyorlar.
    Laleciğimin kafasını karıştırmışlar, başarılı olmuşlar demek ki, istedikleri de bu zaten kafa karıştırmak.
    Ama hem diziye, hem oyunculara, hemde seyirciye zarar veriyor bu türlü söylemler. İstedikleri de bu zaten. İnsanları diziden soğutmak, dizinin başarısını, oyuncuların başarısını çekemeyenlerin yaptıkları bir oyun bu bence. Ben kimseye istediğini vermeyeceğim. Aylinim de zaten inanmamış o tür bir şey olacağına, sende inanma olur mu Lalecim. Dizimizin şu son bir kaç haftasının tadını çıkaralım.

    • Allah korusun. Olmasin oyle sey . Ama zaten kalsalarda Omer yine Zehrayla yan yana uyur Alevde Zehranin yanına sıkışır . Hem oyle olsa bile Omer Zehrayla daha çok ilgilenir . Ay ben neler söylüyor . Tamam başka bir seye odaklaniyimda bu kötü düşünce aklimdan çıksın .ahhhh buldum . Ya Hilminin Ofisi varmış ya . Hemde güzelmiş .adamın cani çıktı karda kisda sahilde, ormanda yazda ofis açtılar Hilmiye . Ama yinede gule gule kulansin ofisini pis işler yapmasın güzelim ofiste desenmde yapacak zaten . Neyse ben çok konuştum hadi bayy bugün bende guzel bir piknik yapacagim çocuklarla .içimden geldi çocuklara bir surpiriz yapiyim

      • Evet canım Hilmi nin bir ofisi varmış. Kendisi kötü de olsa ofisi güzeldi beğendim ben ofisi. Ömer’in ki onun yanında biraz sönük kaldı sanki. Önemli olan ofisin güzelliği değil, önemli olan içerisindeki kişinin yaptıkları güzel olsun. Ömer Hilmi den çok çok daha iyi.
        Maşallah Asya gibi sende tadını çıkar eğlenin çocuklarla bir güzel çok sevindim hem senin adına hemde çocuklar adına iyi eğlenceler, iyi piknikler size:)