Adını Sen Koy 105 Bölüm Analizi 10 şubat Yorumları

HER İNSAN ÖLECEK YAŞTA

Doğumla Başlayıp Ölümle Biten Bir Hayatı Yaşıyoruz Hepimiz
Doğmanın bedeli ölüm, gençliğin bedeli yaşlılık, sevginin bedeli fedakarlık, dostluğun bedeli paylaşmak.
Ölümü Beklemek

Ölüm beklenir mi? Her an ? Ömer istemeden de olsa kardeşi Ayşe’nin hastalığı yüzünden her an kardeşini kaybedecek olmanın korkusunu içinde yaşıyor. Yüreğinde, damarlarında dolaşan kanda iliklerine kadar hissediyor ve ona bir şey olmasından çok korkuyor, kaybetmek istemiyor ama elinden de bir şey gelmiyor. Çaresizce, umutsuzca, gelmesini hiç istemediği o güne adım adım yaklaşıyor.

Zor, anlatması da, yazması da, kelimelerle anlatılamayacak bir durum… Kendimden Kaçtığım ama her seferinde yüzleşmek zorunda olduğum bir durum…

Ölümün,  Azrail’in nefesini, her an ensende hissetmek, bir süre sonra alışmak, tam o nefesle yaşamaya alıştım dediğinde, o nefesi ensende çok soğuk bir şekilde yeniden hissetmek.

İşte Ömer’in yaşadığı duygu buydu, bunu ancak yaşayanlar bilir nasıl bir duygu olduğunu, anlatılmaz kelimelerle, kaldıramaz bunu her beden ağırdır ölümle yaşamak.

Ayşe ve Zehra bir kafede buluşmuşlardı, içeri geçip konuşacaklardı, Zehra içeri gidiyordu ancak Ayşe fenalaştı nefes alıp vermekte zorlandı ve bayıldı. Zehra hemen Ayşe’nin yanına koştu, korktu etraftan yardım istedi ama gelen olmadı yardıma. Ömer geldi o an oraya.

Ayşe abisine oraya gitmeden önce telefon açtığı için, Zehra’nın Ayşe ye boşanmak istediğini söyler düşüncesiyle bu konuşmaya engel olmak için oraya gelmişti ama Ömer, bir konuşmaya değil kardeşinin bayılmış yerde öylece yatan haline şahit oldu.

Korktu onu yerde öylece hareketsiz görünce hemen hastaneye gitmek için arabaya bindiler, yolda Ömer Zehra ya ne anlattın da o bu halde dedi. Zehra da bir şey anlatmadım birden oldu dedi. Daha öncede olmuştu deyince Ömer çok kızdı. Ayşe ile ilgili benden hiçbir şeyi saklama demiştim ben sana. Dedi.

Hastaneye geldiler hemen müdahalesi yapılmak üzere odaya alındı Ayşe. Ömer ise Zehra ya kızıyor ne anlattın da Ayşe bu halde? Diye. Zehra hiçbir şey anlatmadım iyiydi birden oldu dedi.

Nihat ise evde canı sıkkın Cevriye hala anladı çay bahane Nihat’ı n ağzından söz almak şahane, Alev’e ateş topu dedi. Ne o hala Ay parçan artık ateş topumu oldu? yenimi anladın ateş topu olduğunu Alev’in hala.

Ömer, Nihat’ı aradı Ayşe’nin hastanede olduğunu söyledi. Nihat bu haberi aldığında Cevriye hala yanındaydı. Ona kimseye bir şey söyleme dedi. Nihat, yanlış insana bu cümleyi kullandın o bir ayaklı gazete ağzında bakla ıslanmaz, cümle alem duydu Cevriye hala yüzünden.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Tuğba Tutuğ Kimdir (Adını Sen Koy Özge Kimdir)

Eh Cevriye hala Bir Ökkeş amca kadar olamadın.  Evdekiler hastaneye gitmek istedi Nihat aradı, halasına kızdı neden söyledin diye gelmiyorsunuz dedi. Gitmediler evdekiler.

Ömer, hastanede doktorun odasında Ayşe’nin durumu hakkında konuşuyorlardı. Dr. Ömer’e her şeye hazırlıklı olmalısınız dedi, Ömer olamaz dediği an Nihat geldi. Dr. Ömer den daha önceden aldığı talimatla Ayşe nin hastalığını kimse bilmeyecek sözüne istinaden o anki durumu ustalıkla kurtardı.

Ayşe bir gece hastanede yatacak serum alacak vs. işlemler için. Gece onunla birlikte kalacak kişi Zehra ve Ömer.  Ömer, Zehra ya vicdanını rahatlatmak için kalıyorsan yapma dedi. Zehra da, Ayşeyi sevdiğim için kalıyorum, insanlar ailelerinden başka birilerini de çok sevebilirler. Ayşe nasıl Zehra yı seviyorsa, Zehra da Ayşe yi çok seviyor.

Demir bir iş için Ömer’i aradı ve Ayşe’nin hastanede olduğunu öğrendi. Demir de Leyla’yı aradı ona haber verdi. Tayfun Leyla’yı aradı oda Ayşe’nin hastanede olduğunu söyledi. Zincirleme herkesin haberi oldu. Demir, Alev, Tayfun herkes geldi hastaneye geçmiş olsuna.

Ömer hastane koridorunda bir yere oturmuş beklerken,  Zehra; topla kendini, Ayşe seni böyle görmesin diyor, gözleri dolu dolu ağlamaklı olan Ömer’e..  Daha sonrada Demir geldi Ömer’in yanına ve bir köşeye çekip, senin güçlü durman lazım, Ayşe’nin en çok sana ihtiyacı var topla kendini hadi Ömer dedi. Tayfun geldi, sen nereden duydun dediğinde Ömer, Tayfun Leyla söyledi dedi. Demir bu durumdan rahatsız oldu.

Neden herkes Ömer’e sürekli güçlü ol diyor? Yalnızken içindeki acısını dışarı atmasına izin verin, hep içine at, hep içine at olmaz en nihayetinde insan Ömer. Robot değil, makine değil, duyguları var hissiz değil. Dışa vuramadıklarını hep içine atarsa bir gün dolar ve taşar.  Bari en azından en yakın arkadaşı olarak sen yapma Demir. Sen anla Ömer’i ağlamasına müsaade et içine akıttığı o gözyaşlarını artık içine değil dışına gözlerinden gözyaşı olarak aksın Demir, sen durdurma bari. Ömer’in içinde ne fırtınalar kopuyor kimse görmüyor. Göstermek istediğindeyse, göstermesine hep birileri engel oluyor.

Ayşe için, Asya için, Annen için, için için için… Güçlü olmalısın deniyor. Peki ya Ömer için. O ne olacak? onu hiç düşünen yok. O hep güçlü Ömer herkesin gözünde.  Bir gün gerçekten güçten, takatten düşüp bir yerlerde kalacak dev yakışıklımız Ömer’imiz.

Bakın Ömer ne diyor,

Herkes bana güçlü ol dedikçe, ben tuz basıp yaralarıma, ne kadar susulacaksa o kadar sustum. Bir çığlık kanıyor en derinimde yüreğimin. Açmadım kimselere yüreğimi. Hançeri sadece kendime sapladım ve sustum.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  ADINI SEN KOY 3. SEZON YENİ ÇOCUK OYUNCULARI

Ayşe, Zehra ile başbaşa kalınca abimin derdini öğren, onu yalnız bırakma olur mu? O derdini anlatmaz hiç kimselere dedi. Tanıyor abisini Ayşe.

Alev, Ayşe nerede bayılmış dedi ve yine ortalığı karıştıracak şekilde konuştu, Ayşe’nin hastalığını bilmiyormu? uğursuz deyince, Müzeyyen hanım O Ömer’in eşi dedi, Cevriye halada; vakit birlik olma vaktidir, aile nedir ? kralların bile giremeyeceği bir kaledir deyip Aleve ağzının payını verdiler.

Ömer, Zehra nın yememesi için bir şeyler almış yemesi için verdiğinde Zehra sadece kendisi için alındığını görünce, sen yemeyecek misin dedi? Ömer hayır anlamında başını sallayınca Zehra elindekini çantaya koydu. Sen yemeyeceksen ben nasıl yerim ki diyerek kendince… Ömer bunu görünce tamam ver acıktım dedi, Zehra çantayı Ömer’e uzattı.. Ömer, sen neden yemedin ? Beyaz peynirli sevmiyor musun? Zehra, canım istemedi dediğinde Ömer elindekini ikiye böldü ve Zehra ya uzattı. Zehra da aldı ama o an hemşire elinde ilaç tepsisiyle gelince Ömer bir an Ayşe ye bir şey oldu diye korktu. Elindekileri bıraktılar hiç bir şey yiyemediler.

Ayşe çağırmış onları içeri geçtiler, Ayşe; Zehra ya ben sana yenge demiyorum, sen benim arkadaşımsın dedi. Zehra da sende benim dedi. Ömer de onları o halde görünce içinden sensiz atlatamayız bunu senin gitmemen lazım dedi.

Demir aradı Ömer’i, Ayşeyi sordu, sen nasılsın dediğinde Demir, Ömer Demir’e telefonda, biraz sessiz kaldıktan sonra, kendimi hiç bu kadar çaresiz hissetmemiştim, elim kolum bağlı, ne Ayşe nin hastalığına çare olabiliyorum, nede Zehra ya söz geçirebiliyorum dedi.. Biraz konuştular ve Zehra odadan çıktığı an Ömer’in konuşmasını duydu, duyduğu ise, Ayşe şu süreci atlatana kadar, Zehra hiç bir şey öğrenmemeli.

Zehra, Ömer’e Demirle ne konuşuyordunuz? diye sorunca, Ömer içinden keşke anlatsam, bana kızmasan, anlamaya çalışsan dedi sessizce duymadı bu sözleri Zehra.

“Sükutun da sesi var ama onu anlayacak yürek lazım. “

Önemli değil işle ilgili dedi ve Zehra nın istediği suyu almaya gitti.

Bir gece daha bitmiş sabah olmuştu. Dr. Ayşe’nin taburcu olabileceğini söyledi.

Yasemin Zehra yı aradı. Zehra Ömer’e tekrar geçmiş olsun ben artık gideyim dedi ve gitti.

Zehra giderken Ömer de bir süre sessizce arkasından gitti Köşeyi dönene kadar arkasından baktı Ömer. Zehra durdu hissetmiş gibi Ömer’in bakışlarını arkasını döndü baktı kimse yoktu. Oysa Ömer o köşede duruyor elinden kayıp giden Zehra’nın yokluğunu şimdiden hissediyordu. Ayşe ye ne söyleyecekti şimdi Ömer? Bunu düşünüyordu.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Bir Zamanlar Çukurova 1. Sezon Tekrar Bölümleri Ne Zaman?

Ayşe taburcu olmuş Nihat onu eve getirmişti.

Ömer yine her zamanki sığındığı o limanındaydı. Derdini denizle, kuşlarla paylaştı. Geri dönmeyecek dedi Zehra dan için. Demir’in söylediklerini hatırladı.” Ne olursa olsun bunu saklayamazsın Ömer, öğrendiğinde ne kadar uzun zaman saklıyorsan, öfkesi de o kadar fazla olacaktır. “ demişti Demir.

Ömer biran gözlerini kapadı kendini denizin ve kuşların sesine bıraktı. Tam ayrılacaktı ki oradan, Ayşe’nin doktoru aradı Ömer’i. Hiç iyi şeyler söylemediği belliydi ve Ömer denize kuşlara sordu; ben buna nasıl dayanacağım? Ses vermedi ne deniz, nede kuşlar, sessiz dert ortağıydı onlar sadece dinlediler Ömer’i sessizce.

Zehra mahallede evinde, Ayşe nin durumunu merak ediyor nasıl haber alırım diye düşünürken Leyla aradı konuştular. Ömer Zehra’nın evine geldi. Her adımında çaresizlik vardı, Zehra kapıyı açtığında Ömer lütfen eve dön dedi. Ömer bunları söylerken limanda dert ortağı olduğu kuşlarda onunla gelmiş Zehra dan Ömer gibi eve dönmesini istiyordu.

Zehra’nın hayır cevabı karşısında , hem tabiat kuşlar sustu, hem de Ömer. Ömer gibi Ömer’in sırdaşları kuşlarda tabiat da üzgündü.

Zehra içeri girmek ve kapıyı kapatmak üzereyken Ömer, Ayşe ölüyor dedi:(

Şimdi beni iyi dinle Zehra

Dilsiz dudaksız sözler söyleyeceğim sana
Bir şeyler anlatacağım , bütün kulaklardan gizli
Ve herkesin orta yerinde konuşsam da..
Senden başka duyan olmayacak söylediklerimi

Ayşe ölüyor Zehra.

 

Bu evlilik, o sözleşme, hepsi, her şey Ayşe’yi mutlu etmek içindi. Ben sadece Ayşe mutlu olsun istedim. Bizimle kalsın istedim. Ayşe kardeşim gözlerimin önünde ölüyor. Dedi Ömer.

Bazen ihtiyacımız olan tek şey bir el ve bizi anlayan bir yürektir.

Ölüm bir an . . . Gelme olasılığı her an . . . Tam da bu yüzden şimdi söyle, şimdi sev, şimdi dök, şimdi yaşa . . . Her şeyin sonu her an gelebilecekken yarına güvenme . . .
—Can Yücel

 

Tekrarı yoktur bazı şeylerin..

Hayat gibi, Aşk gibi, Ömür gibi..

 

HER İNSAN ÖLECEK YAŞTA

Bir şey yap.
Güzel olsun.
Çok mu zor?
O vakit güzel bir şey söyle.
Dilin mi dönmüyor?
Güzel bir şey gör.
Veya, güzel bir şey yaz.
Beceremez misin?
Öyleyse güzel bir şeye başla.
Ama hep güzel olsun.
Çünkü her insan ölecek yaşta.
Geç kalmayasın…

Şems-i Tebrizi

 

Adını Sen Koy 105 Bölüm Analizi 10 şubat Yorumları (16 Yorum)

  1. Rabbim yardima muhtac insanlara yardm etsin ve hasta olan insanlara en kisa zamanda sifa versin.izledgm bu dizi gercekten bize degerlerimizi hatrlatyr.a.s.k ailesine tesekurler.

    • sinifci, amin güzel kardeşim amin. Evet bu dizi bizden, diğer dizilerden farklı, temiz ve saf bir dizi.. Çıplaklık yok, kimse kimsenin yengesine, eşine göz koymuyor. Aile kavramı var. Fedakarlık var, özveri var, büyüğe saygı var, evet arada Alev gibi, Yener gibi, Mehtap gibi kötülerde var. Ama inan gerçek hayatta onlar gibi, hatta onlardan daha beteri insanlar var.
      Allah iyi insanları, kötü insanlardan onların şerrinden, kötülük yapan insanların kötülüklerinden korusun, hem dizidekileri, hemde gerçek hayattakileri. Bizden bir dizi yani..
      Ayşe’nin hastalığı üzücü ama gerçek, acı bir gerçek içimizden birilerinin yaşadıklarını anlatıyor. Allah tüm hastalarımıza hasta yakınlarımıza yardım etsin. Amin.

  2. Aile hayatı için hassas bir dizi ailece yemek yiyorlar federkarlık var insanların unuttuğu TEMA’ları işliyorlar biraz daha adabı muaşeret kuralları kültürümüzle örtüştürebilseler daha güzel olacak lakin pozitif duygular ön plana çıksa toplum için daha hayırlı olacağı kanaatindeyim

    • Basri kardeşim dediğiniz gibi, unuttuğumuz, daha doğrusu diğer diziler yüzünden bize unutturulmaya çalışılan bir çok temayı yeniden bu dizide görmek güzel. O sebeple bu dizi farklı, inşallah sizinde dediğiniz gibi kendi kültürümüzü daha çok görürüz.

  3. Cok zor bisey….soz bulamiyor insan Allah kimseye yasatmasin bende buna benzer bisey yasiyorum olen biri yok ama gozumun onunde yasayarak icden olen biri var ve ben hic bisey yapamiyorum oylece seyir ediyorum

    • Amin Allah kimseye yaşatmasın, yaşayan herkesinde yardımcısı olsun. Tüm hastalarımıza Şafi ismi ile Rabbim şifa versin.
      a.s.k, sizde o sevdiğiniz kişi için dua edebilirsiniz ki eminim ediyorsunuzdur da, Allah yardımcınız olsun.
      Ben dizide Ömer’i dua ederken de görmek isterim.

      • Zaten elimden basqa bisey gelmiyo sadece dua ediyorum iyiki Allah dua etmek var cunki biliriz yuce allaha acilan elleri Allah geri cevirmez.ne demisler Duam belli duyan belli..Allah her kesin dualarini kabul etsin helede dua etmekden basqa caresi kalmayan insanlarin elini bos cevirmesin yuce rahman olan Allahim

  4. ÇİNARE diyer analiz sayfasında okdum. Sorularıma cevap yazmışsın. Canım benim ALLAH olunun ve kızının başı üzerinden seni ve babasını eksik etmesin. Sen de daima ailenle mutlu olursun:-) Çinare güzel kardeşim 27 yaşındaymışsın yani benden 9 yaş büyüksün. Canım benim benden büyük kardeşim yok o yüzden bu günden sen benim büyük kardeşim oldun. Aylini, Aslını, Vefanı sevdiyim gibi seni de çok sevdim. Tatlım bence seni bir gün görücem. Nasılsa Sabirabadlın.
    Hadi öpdüm:-)

  5. O kadar aqir bir durumki, gercekden insan ne solyeceqini bilmiyor icimden hic bir sey soylemek gelmiyor sadece aqlamakdan baska , dun anemde bende aqladik , sonra gordumki babaminda gozleri yasarmis . Ama beli etmiyor , bu gune kadar cok dizi filim izledik ama bu kadar aqir geleni kalbimi gercekden bu kadar cok acitani hic olmamisdi

    • Kelimeler yetersiz kalır anlatmaya, sen susarsın gözyaşların konuşur senin yerine..
      Kalbine bu kadar işlemiş olması hayatın ta kendisi gerçeği olduğu içindir.

      Tabi bunu en iyi şekilde ekrana yansıtan Erkan’ın o beden dilini kullanışını, sesinin tonu, oyunculuğunu da unutmamak gerek.Birde tabiatında buna eşlik etmiş olması bunun bir kurgu, bir hayal, bir masal, bir rüya olmadığının bir göstergesiydi.
      Herşey gerçekti. Hayat gibi, Hayatın içinde olan o ölüm gibi..
      Ömer’in yerinde olan o kadar çok insan var ki bu yeryüzünde onun ne yaşadığını, ne hissettiğini birebir bilen…
      Allah her hastanın, hasta yakının yardımcısı olsun. Kolay değil. hemde hiç kolay değil. Ama Allah öyle bir güç kuvvet veriyor ki ayakta duruyor insan Ömer gibi…
      Hayatın ta kendisi Ömer’in de Ayşe’nin de yaşadığı bir masal değil, bir rüya değil, bir hayal hiç değil.
      Ben Ömer’ide, Ayşe’yi de çok iyi anlıyorum..
      Dizi ekibine de, Erkan’a teşekkür ederim. Zor olan bir gerçeği ekrana yansıttıkları için.
      İnşallah Ayşe hastane sürecini iyi bir şekilde tedaviye olumlu yanıt vererek geçirir, Ayşe’nin zaman zaman atakları oldukça çok korkacaklar biliyorum.
      En çok da Ömer korkacak.

  6. Tatlı delim analizi okurken his etdim.
    Dizini izlerken de, analizi yazarken de çok üzülmüşsün. İnan ki ben de öyle oldum. Hele Ömer öyle üzgün görünce çok duyqulandım. Bir anlık düşündüm de Ömerin yerinde olsaydım ne yapardım diye, ama hiç de iyi sonuca varmadım. Gerçektende çok zor acı denizinde, dibe vurmamak, dik durmak.
    Çok zor!!!

    • Ömer’in yerinde olan o kadar çok insan var ki bu yeryüzünde onun ne yaşadığını, ne hissettiğini birebir bilen, Allah her hastanın, hasta yakının yardımcısı olsun. Kolay değil. hemde hiç kolay değil. Ama Allah öyle bir güç kuvvet veriyor ki ayakta duruyor insan Ömer gibi…
      Hayatın ta kendisi Ömer’in de Ayşe’nin de yaşadığı bir masal değil, bir rüya değil, bir hayal hiç değil. Ben Ömer’ide, Ayşe’yi de çok iyi anlıyorum..
      Dizi ekibine de, Erkan’a teşekkür ederim. Zor olan bir gerçeği ekrana yansıttıkları için.
      İnşallah Ayşe hastane sürecini iyi bir şekilde tedaviye olumlu yanıt vererek geçirir, Ayşe’nin zaman zaman atakları oldukça çok korkacaklar biliyorum.

  7. zehra zaten bİliyor neden uzatıyorsunuz sayın senaristler. ve oda yazıcıları ayşenin hastalığı zehranın annemde annem tiripleri . emin olun dizden soğutunuz . artık elimiz kumandaya varnıyor.32. bölümde ayşe zehra ile doktora gittiler doktor zehraya ayşenin hastalığıyla ilgili bilgiler verdi . ve zehra demekki kardeşinin hastalığı için benimle evlenmiş diye iç gecirmişti. ama siz iyice alıştının güzelgiden diziyi cumadan pazartesiye. tekrar tekrar diziyi başa sarmayın.lütfen hiç inandırıcı değil. sayın yönetmenim . halbuki elinizde o kadar güzel seneryo varkı. nedendizini konusuna dönmüyorsunuz.ve uzatmaları oynayıp izleyici diziden soğutup.tepkisine neden oluyorsunuz.oda yazıcıları neden ha bire ömerin üstüne zehrayı salıpta . dizinin başrol oyuncusunu . izleyicinin gözünden düşürüyorsunuz anlamış değilim saygılar sayın yönetmenim inşAAllah dizinin eski akıcı bölümlerine dönmesi temennisiyle.