Adını Sen Koy 346. Bölüm Analizi (“ASLI”) 14 Mayıs 2018 Pazartesi

27 yorum
625

Ömer, şirketin dış ticaret müdürü Hikmet beyin hastanelik olması sebebi ile Defne ile yurt dışına iş gezisine gidecekti, Defne bunun için çok mutluydu. Ömer ile başbaşa zaman geçirecekti ama Zehra Ömer’in Defne ile gitmesini istemiyordu. Canan da destek veriyor. Arkadaşları ile ne yapıp edip Defne’nin bu geziye gitmesine engel olmak için ellerinden geleni yapıyorlardı. Ama olmadı başaramadılar. Canan Zehra’nın Defne’nin niyetini anlamasını sağlamıştı ve Zehra kaza tutanağının değiştirildiğini gördükten sonra Canan’ın söylediklerinde haklı olduğunu anladı.

 

Defne yurt dışı gezisinde balayı bile düşünüyordu ama Ömer bunu Defne ye evlendiğinde düğün hediyesi olarak verecekti. Zehra bunu eksik duydu madem öyle sen gidiyorsan bende baba evine giderim dedi. Ömer den habersiz mahalleye gitti Zehra.

Ömer de uçak kalkmadan önce son saatleri Zehra ile geçirmek isterken, konakta yoktu Zehra ve Ömer telefon açtığında Zehra’nın mahallede olduğunu öğrendi. Telefonda konuştular anlaşamadılar. Zehra telefonu Ömer’in suratına kapattı. Ömer de buna kızdı. Mahalleye gitti. Zehra yı kucağına aldığı gibi zorla arabaya bindirdi. Ve doğrucana bir otele götürdü. Yolda da Defne yi arayarak gelmeyeceğini söyledi. Zehra çok mutlu oldu. Defne ise çıldırdı. Asıl sürpriz ise otel de Zehra yı beklemekteydi.

 

Başına geleceklerden habersiz ayağında terlikler, üzerinde ev kıyafetleri, Ömer’in iş arkadaşı ile konuşacağını düşünüp rezil olacağım, rezil olacaksın, ben gelmiyorum derken, Ömer Zehra yı zorla arabadan indirdi. Otel kapısından içeri girdiler. Ömer Zehra’nın kolundan neredeyse sürükleyerek götürüyordu. Ömer otel odasının kapısını açtı, sürprizzzz. Kalplerle, mumlarla, çiçeklerle, balonlarla süslenmiş bir balayı odası Ömer ve Zehra yı bekliyordu.

Zehra çok şaşırdı. Ömer Zehra yı kucağına aldığı gibi odadan içeri girdi ve kapıyı kapattı.

Kırmızı güller ile kırmızı kalpli balonlarla, mumlarla süslenmiş odanın içerisinde, Zehra Ömer’in kucağında yatağa doğru gidiyorlar ve Ömer Zehra yı yatağa hafifçe bıraktı, gözlerine baktı, eli ile çok narince yüzüne dokundu, saçlarını okşadı. Sonra da bir eş olarak birbirlerinin ateşi ile yandılar. Eş olarak asli görevlerini yerine getirdiler. Resmiyette evli idiler, şimdi artık gerçekte de karı koca oldular. Bir mum gibi yandılar eridiler.

 

Zehra da sabah olduğunda Ömer’in onun için aldığı kıyafetleri giyip Ömer beğenecek mi diye düşünürken, dün gece yaşadıkları geldi aklına ve utandığı için yüzü kıpkırmızı oldu. Kendisi de farkında bunun. Önce pudra sürmek geldi aklına, sonra otelde olduğu için bunu yapamayacağını hatırladı. Sonra da kendi kendine sakin ol Zehra diye diye telkin verdi kendine.

O esnada da Ömer geldi odaya, her ikisinin de yüzü gülüyor, mutlular. Önce kahvaltılarını yapacaklar, sonra da yürüyüşe çıkacaklar. Gerçek evli bir çift olarak ilk kahvaltıları ve ilk yürüyüşleri olacak.

Salim amca, atölyeye Canan’ı ve onun takım arkadaşlarını toplamış, günlerdir çevirdikleri dolabın ne olduğunu soruyor. Canan, İpek, Selin, Koray ve Çetin asker gibi sıraya durmuşlar. Kimsenin ağzını bıçak açmıyor. Herkes topu Canan’a attı. Canan da kem küm, ede ede zaman kazandı. Sonra da ortaya bir yalan attı, Zehra dan, kazadan, Defne den bahsetmeden olayı kurtarmayı başardı.

Peki neydi bu yalan? Hem de Salim amcanın çok hoşuna giden, cebinden para çıkarıp Canan’a verecek kadar mutlu eden bu yalan neydi? Bir insan yalandan mutlu olur ve cebinden para çıkarıp verir mi? söz konusu Canan ise, ustaca atılmış bir yalan da olursa Salim amca cebinden para çıkarıp verir.

İşte Canan’ın bir yuvayı kurtarmak için ortaya attığı yalan, gelecek olan Ramazan ayı için mahalledeki yardıma ihtiyacı olan insanlara nasıl yardım ederiz onu konuşuyorduk dedi. Salim amca da iyi de bunu benden neden sakladınız deyince, Canan ne diyeceğini bilemedi. İpek yarımına yetişti. Ve çünkü iyilik gizli yapılır diyerek durumu kurtardı.

 

Evet fikir güzel. Niyet güzel ama ortada böyle bir gerçek yok. Ta ki Salim amca cebinden bir miktar para çıkarıp Canan’a verene kadar ortada olmayan bir olay artık var oldu. Ramazan için erzak kolisi hazırlayacaklar. Arkadaşlar Kerem’in evinde tekrardan toplandılar ve kendi aralarında herkes gönlünden geçen, cebinde olan bir miktar parayı Canan’a verdi. Böylece yalan gerçek olmuş oldu. Hem de çok güzel bir hayra vesile oldular. Bir taş ile iki kuş vurmuş oldular.

Birincisi, yıkılmak üzere olan yuvayı, Ömer’i Defne ye kaptırmadılar. Her ne kadar Zehra’nın inadı daha başarılı oldu ise de, olsun Canan ve ekibi çok çabaladılar Defne ile Ömer birlikte yurt dışına gitmesin diye.

İkinci de, bu erzak kolisi çok iyi oldu. Örnek bir davranış takdir ettim bu davranışlarını afferim. Canan, Aysel hanımdan 15 kişilik mahallede yaşayan insanların isimlerini aldı hazırlıklara başladı. Aysel hanımda tatlılarını yapacakmış. İyi iş çıkacak ortaya.

 

Ömer ve Zehra, mükemmel bir sabaha uyanmanın mutluluğu içerisinde, mükemmel bir sabah kahvaltısı yapacaklar. Servisi Ömer yaptı. Bir de Zehra ya hediyesi vardı onu verdi. Bir çift küpe. Ve Ömer çok kibar, narin bir şekilde bu küpeleri Zehra’nın kulağına kendi elleri ile taktı. Sonra da seni seviyorum dedi. Zehra da teşekkür ederim kocacığım diyerek teşekkür etti.

Ömer kendi elleri ile Zehra ya kahvaltı yaptırdı. Zehra da Ömer’e birbirlerine yemek yedirdiler. Keyifleri yerindeydi, çok mutlu bir şekilde kahvaltılarını yaptılar. Zehra hala inanamıyordu ve Ömer’e sordu biz şimdi gerçekten dedi kaldı. Ömer anlamıştı ve Zehra’nın ellerini tutarak evet biz şimdi gerçekten karı koca olduk. Ben dünyanın en şanslı erkeğiyim dedi.

Sonra da birlikte deniz kenarına yürüyüşe çıktılar. Ömer orada Zehra ya gerçek duygularını anlatabilmek için kelimeler ile arasının iyi olmasını istediğini söylediğinde, Zehra’nın aklına Murtaza ve onun söyledikleri geldi güldü. Ömer de neden güldüğünü sordu. Zehra da aklına Murtaza nın geldiğini söyledi. Ömer biraz bozulsa da bu duruma, Zehra o bir hayal sen ise benim gerçeğimsin diyerek gönlünü almayı başardı.

Ömer de yerde çimenlerin arasında büyüyen papatyadan bir tane koparıp Zehra’nın saçına taktı. Ömer’e yakıştı mı diye sorunca Zehra, Ömer de Ülya ya ne kadar yakıştı ise sana da o kadar yakıştı dedi. Zehra biraz kıskandı. Ömer de Zehra’nın cümlelerinden kopya çekerek, Zehra’nın gönlünü almayı başardı. Birbirlerine sarıldılar. Hayallerdeki kahramanlardan bile birbirlerini kıskanan iki aşık eş bunlar Ömer ve Zehra.

 

Of of of, Defne karalara bağlamış, arabanın içinde hüngür hüngür ağlıyor. Zehra dan önce kendisi Ömer’e sevdiğini söyleyebilseymiş, bugün Ömer Defne’nin yanında olurmuş. Ama yanına yaklaştırmadığını söyledi. Zorba Ömer’in yanına yaklaşmak ve onu sevdiğini söyleyecek cesareti yokmuş Defne’nin.

Zehra sayesinde zorba Ömer, aşık Ömer’e dönüştü. Aşık Ömer’e daha da aşık olan Defne Ömer’in eşi olamadığı için çok üzgün deli gibi ağlıyor.

Tamam eşi olamadın, bari Ömer’in dostluğunu, arkadaşlığını kaybetme akıl yok ki Defne de. Olmayacak duaya amin diyor.

Ömer ve Zehra, Deniz kenarında bir banka oturarak denizi seyrettiler. Defne aradı. Zehra bakmasını söyledi ama Ömer bugün senin dışında her şeye kapalıyım diyerek arayan Defneye bakmadı.

Sonra da Ömer ve Zehra bir çınarın altında uzanarak gökyüzünü seyrettiler. Zehra konağın bahçesine bu ağaçtan dikelim mi diye sordu. Ömer de nedenini sordu. Hatta Çınar ağacına filozof ağacı dedikleri, antik çağda filozoflar çınar ağacı altında ders verirmiş ondan diğer adı filozof ağacıymış. Ömer birde çınar ağacının ateşinin kendinden olduğunu söyledi. Bunun nedeni de kendi kendine tutuştuğu içinmiş.

Zehra da çınar ağacını Ömer’e benzetiyormuş. Yaprakları, Ömer’in elleri gibi kocaman kocamanmış. Dalları kolları gibiymiş. Gövdesi bedeni gibiymiş, sırtını her daim yaslayabildiği bedeni gibiymiş.

Ağaç da Ömer gibiymiş. Ağır başlı, olgun ve güçlüymüş. İlahi Zehra. Ömer’i bir çınar ağacı, Çınar ağacını da bir Ömer yaptın ya helal olsun sana. Ama hakikaten de çınar gibi bir adam Ömer.

Çınardan sonra birlikte bisiklete bindiler. Bisikleti Ömer kullanıyor Zehra da Ömer’in önünde oturuyordu. Çok mutluydular. Sahilde balık tuttular. Ömer’in oltasına balık yerine çorap geldi. Zehra’nın oltasına ise balık ama Zehra Ömer den rica etti balığı tekrar suya bıraktılar. Öldürmediler. Sonra da konağa döndüler.

 

Defne onlardan önce konağa geldi. Ayşe ile annesinin salonda yaptıkları konuşmayı duydu morali iyice bozuldu. Bebek konuşuluyordu. Defne Bahşende ile konuşacaktı ki Ömer ve Zehra el ele geldiler. Herkes onlarda olan farklılığı fark etmişlerdi. Zehra da Jülide ye anne dedi. Jülide çok mutlu oldu. Bahşende ve Defne hariç herkes mutlu orada.

Zehra odaya geçmek istedi Ömer izin vermedi. Ömer bir işler çeviriyor Hediye abla ile  bakalım ne çıkacak bu gizli işin ardından.

Defne de Bahşende ile konuşuyor ve Bahşende hala Defneye Ömer ile birlikte olabileceği yönde fikirler veriyor, sözler söylüyor. Defne yi bu hale getiren biraz da Bahşende hanım. Defne yi doldurdukça doldurdu. Ömer’i Defne hak ediyormuş, Zehra hak etmiyormuş. Ne alaka? hiç de bile en çok Zehra hak ediyor Ömer’i hemde yanına yakışıyor. Ömer Zehra dura dura Defne ile birlikte olmaz. Her ikisi de bunu anlamıyorlar. Anlıyorlar da işlerine gelmiyor.

Hediye abla işini bitirince, Ömer Zehra yı aldığı gibi odaya götürdü. Kucağına alarak kapıdan Zehra’nın gözleri kapalı olarak içeri girdiler. Büyük sürpriz bu oldu. çünkü odanın o kasvetli koyu, karanlık rengi gitmiş. Yerine aydınlık, ferah açık renk ve yeni eşyalar gelmiş. Oda şimdi oda oldu, hele şükür. O zaman da koyu renk olduğunda rengini değiştirmelerini çok istediğimi yazmıştım sonunda bu isteğimde oldu hele şükür. Oh be içim açıldı dünya varmış.

 Zehra da odayı çok sevdi. Ömer birde Zehra ya bir paket dolusu elma şekeri almış. Zehra sen beni 100 kilo olmamı mı istiyorsun? Deyince, Ömer de sen kaç kilo olursan ol ben seni seveceğim dedi.

Zehra ve Ömer yatakta uzanmış konuşuyorlar. Zehra ne zaman böyle mutlu olsam sonunda kötü bir şey olacakmış gibi hissediyorum dedi, olmaz inşallah.

Kerem de Sabah’ın yanına giderek diziden ayrılıyor.

 

 Ömer ve Zehra birlikte salona geldiler. Jülide tek başına oturuyordu. Ömer zorda olsa annesine anne diyerek anneler gününü kutladı. Hediye almış onu verdi. Jülide çok mutlu oldu ağladı oğluna sarıldı. Hediyeyi açtı Jülide çok şaşırdı. Hediye olarak Ömer babasının evlilik yüzüğünü annesine hediye etmiş. Ağlayarak sarıldı oğluna Ömer Zehra yı da aldı yanına, hem annesine, hemde eşine sarıldı.

Defne de sokakta Ömer diye ağlarken Ömer’in can düşmanı Ercan Keser Defnenin yanına gelerek neden telefonlarımı açmıyorsun? diye sordu.

SONSUZA KADAR

Sen sevgimin ölümsüz sahibi
Sen aşkların en güzel tarifi
Uzanıp yıldızlara
Doğmadan güneş daha
Sarılıp kalsam sana ve söylesem haykırarak

Kalbimin can güvenliğisin
Sen kurduğum en güzel cümlesin
Öyle masum öyle içten
Bilemezsin, bilemezsin

Kalbimin can güvenliğisin
Sen ruhumun vazgeçilmezisin
Sonsuza kadar izin vermem
Gidemezsin gidemezsin

Gökhan TEPE

 

Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+


Eklenme Tarihi: 23 Temmuz 2018

Konu hakkında yorumunuzu yazın

Adını Sen Koy 346. Bölüm Analizi (“ASLI”) 14 Mayıs 2018 Pazartesi (27 Yorum)

  1. betulum hos geldin sefalar getirdin cok ozledim seni biz iyiz sen nasilsin canimin ici gunun nasil geciyor seni cokkkk seviyorum cok optum ailenen gunun mutlu neseli gecsin

  2. radam hos geldin nasilsin kiz cok ozledim seni her seferinde gulduruyon beni gunun nasil geciyor hava su gibimi evet haklisin hava su hatda ilac gibi geliyor seni cokkkk seviyorum ailenen gunun mutlu neseli gecsin 🙂

  3. aslim birtanem canim arkadasim hayatim benim bu ne guzel sozler beni cok mutlu etdi gercekten senin arkadasin oldugun icin cok sansliyim iyiki tanimisim seni ve evet bu bolum guzeldi evin odasi diyisince dedim aslim nasil mutlu olmustur diye bende mutlu oldum eski ruhsuz odaadan kurtulduk seni cokkkk seviyorum allaha emanet ol

  4. Selam nasılsınız arkadaşlar umarım iyisiniz dir uzun süredir yoktum çünkü bilgisayarım bozulmuştu o yüzden siteye giremedim eline sağlık asli kendinize iyi bakın görüşmek üzere

    • Hoş geldin Zehmer, biz iyiyiz sen nasılsın? Arayı çok uzatma gel. Bir zamanlar olan arkadaşlar kayıplara karıştılar. Nerdeler acaba?
      nesrin yok, Ayşec. yok, fati yok, Hanım ablamız gelecek onu biliyoruz, Ir abimiz, doktor zehramız, Ayselimiz, daha bir çok arkadaş yok. iyidirler umarım. Ayan bir göründü, kayboldu.

  5. Merhaba arkadaşım, Edebiyat ve şiir sever.
    Erkan kardeşim için yazdıklarımı okumana sevindim. Beğenmişsin de teşekkür ederim. Benden daha iyilerini yazanlar olacaktır elbet, ben naçizane yüreğimden geçenleri yazdım. O sayfada bir de resim olsaydı da nur cemalini görseydik 🙂
    İlahi arkadaşım güldürdün beni, sen Erkan’ımı kıskandın? asıl o seni kıskansın. Sen benimle burada yazılı olarak konuşuyorsun, yazdıklarımı okuyorsun, onun böyle bir şansı yok. O sebeple o seni kıskanmalı..
    Tamam olur yazarım arkadaşım için ama ben senin doğum gününü bilmiyorum ki? yazarmısın doğum gününü. Ve seni biraz daha yakından tanımam için biraz kendinden bahsetmelisin.

    • Teşekkü ederim evet ben yazdıklarını okuyorum seninle haberleşebiliyorum Erkandan sanslıyım o çok şey kaybediyor doğum günüm yaklaştığında haber veririm sağol teşekkür ederim

      • Rica ederim ne demek. Belli mi olur, bir gün Erkan’ın da buradan haberi olur. Ah ah olsa ne güzel olur.

  6. Selam nasilsiniz? Aslim herkes bu analizin ilac gibi geldigini soyluyor ama ben hava su gibi iyi geldi diyorum eline saglik muhtesemin otesi olmus. Izleyemedigim sahneleri sayende izler gibi oldum. Tesekkur ederim. Zehra hakli omer agaca benziyor o yuzden odun iste. Ben simdi kaciyorum firsat bulunca siz tarafa da gelicem benden selam soyle herkese.

    • Selam Radacım hoş geldin canım arkadaşım. Herkes ilaç gibi geldi derken sen de hava ve su gibi iyi geldi diyorsun. Maşallah diyelim o zaman insan hava ve su olmadan yaşayamaz. Benim biran önce diğer analizleri yazmam lazım ki sizleri, sevenlerimi havasız, susuz vede ilaçsız bırkamayayım. Sizler benim en değerli kıymetli arkadaşlarımsınız sizlere bir şey olsun istemem.
      Yaaa Sende ne yapıyor ediyor Ömerciğime benim paşama her fırsatını bulduğunda odun diyorsun. Ir abi olsa gülerdi halimize. hakikaten nerelerdesin Ir abi?
      Ayrıca odun iyidir, soba da yanar ısıtır insanı. Bak senin yüzünden paşamı yaktım. Alem kızsın vesselam 🙂
      seni seviyorum Radacım.

  7. Iyi gunler arkadaşlar Aslim cok cok cok teşekkur ederim analiz muhteşem ne desek az sag ol var olallah her şeyi guce gonlune gore versin canym.bu bolum cok guzeldi .

    • Amin inşallah canım benim. teşekkür ederim. Evet bu bölümü bende beğendim. Hele hele odanın renginin değişmesine daha çok sevindim. Kaç kere yazmıştım odanın rengi değişsin kasvetli diye sonunda oldu odanın rengi değişti çok şükür. gözüm gönlüm açıldı dünya varmış oh be, kurtulduk o kasvetli renkten.

  8. gunaydin aslim canimin ici sag ol var ol senin analizinde yazdiklarin benim icin kiymetli ve insana ilac gibi hatda huzur buluyorum resmen ne yapsan senin hakkini odeyemem siyir sever arkadasimiz hakli ben senin gibi asla yazamam sen birtanesin canim arkadasim yuzun hep gulsun seni cokkkk seviyorum cok optum allaha emanet ol 🙂

    • Teşekkür ederim xanım,
      sana da Günaydın. yazdığınız güzel sözlere yazacak kelime bulamıyorum yanımda olduğunuz yazdıklarımı okuduğunuz değer verdiğiniz için hepinize sana, edebiyat ve şiir sever arkadaşıma okuyan, yazan herkese çok teşekkür ederim iyi ki varsınız.

  9. Vayyyy çok güzel ve uzun bir özet olmuş eline yüreğine sağlık arkadaşım tek doz ilacımızı alıp haftaya moralli başladık sağolasın

    • İyi akşamlar arkadaşım, ilahi sende mi ilaç niyetine aldın analizi 🙂
      Biraz eczacı, biraz doktor gibi hissettim kendimi 🙂 sağ olasın yüzümü gülümsettin.
      Galiba sen Erkan Meriç’in doğum günü için yazdığım yazıyı okumadın. bundan önce açılan konu. İyi ki doğdun Erkan Meriç doğum günün kutlu olsun 26 temmuz 1986 başlık bu. Oku ne diyeceksin tamamı bana ait. aslı başta yazmasa da sonda yazıyor. içindeki şiirde bana ait ama bundan Erkan Meriç’in haberi yok. Haberinin olmasını çok isterdim. sende sağ ol görüşürüz.

      • İyi akşamlar okudum çok güzel yazmışsın şiirde mükemmel bravo sana başkalarıda kutlayabilir birşeyler yazabilir ama seninki kadar güzel ifade edebileceklerini sanmıyorum hatta kıskanmadım desem yalan olur 🙂 benim doğum günumde de iki satır birşey yazarsan bu garip arkadaşını çok mutlu edersin 🙂

  10. merhaba aslim kiymetlim canim arkadasim nasilsin analiz gercekten cokkkk guzel olmus eline yureyine saglik analizi cok keyfle okudum ilac gibi geldi bana resmen sarki secimide harika canim bu bolum gercekten hosuma gitmisti omer ve ve zehra balik tutanda omer corap cikaranda bi koptum gulmekten o neydi ya cok komikti ya canim rabbim yuzunu hep guldursun bu defnede hala akillanmiyor omer asla onu sevmiycek onun gul gibi karisi varken her kotu gununde mutlulukunda ne olursa olsun zorbada olsa zehram hep yanindaydi sen kimsin bide balayi diyor sinirlerimnen oynuyor bu kiz bu bahsende cadisina ben ne diyeyim sen nasil babaannesin bide aile buyuyu olucaksin elbette bi gun yaptiklarinin cezasini cekeceksin defne de aynin senin gibi o cekecek rabbim boyle insanlardan hep korusun bizleri canim arkadasim kendine cok iyi bak ailenen gunun hayirli ugurlu bol bereketli mutlu gecer insallah

    • Merhaba xanım, bugün mesaj yazdım ama çıkmadı bende akşam olmasını bekledim tekrar yazmak için umarım bu kez çıkar.
      Teşekkür ederim. Demek ilaç gibi şifa olsun o zaman 🙂
      şarkıları dizinin içinde geçen bazı cümlelerden anımsıyorum öyle ekliyorum beğenmene sevindim canım.
      Amin inşallah Rabbim Defne gibi insanları bizlerden uzak etsin. sende kendine iyi bak görüşürüz canım.